Ekrem Demir: 12 Eylül bizim için kara bir Eylül
Demir, arkadaşlarının tutuklandığını, işkence gördüğünü ve bazı ülküdaşlarının idam edildiğini söyledi.

Haberin özü
5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı
Edirne’de yaşayan 12 Eylül 1980 darbesi mağduru Ekrem Demir, çok sayıda arkadaşının tutuklandığını, cezaevlerine gönderildiğini ve ağır işkencelere maruz kaldığını söyledi.
Edirne’de yaşayan 12 Eylül 1980 darbesinin mağdurlarından Ekrem Demir, darbe döneminde yaşadıklarını anlattı. Demir, 12 Eylül sürecinde çok sayıda arkadaşının tutuklandığını, cezaevlerine gönderildiğini ve ağır işkencelere maruz kaldığını belirterek, yaşanan dönemin unutulmaması gerektiğini söyledi.
Darbelere karşı olduklarını belirten Demir, Alparslan Türkeş’in “En kötü demokrasi, en iyi örfi idareden daha iyidir” sözünü benimsediklerini aktardı.
Darbelere her zaman karşı olduklarını vurgulayan Demir, "12 Eylül’ü yaşayan Türk milliyetçileri, ülkücüler, devlete hizmet etme noktasında siyaset yapan ülküdaşlarımızdı. Darbelere her zaman karşı olmuşuz. Bu konuda rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in çok güzel bir sözü var. ‘En kötü demokrasi, en iyi örfi idareden daha iyidir’ şeklinde. Biz bunu kendimize şiar edindik. Yani Türk milliyetçileri, ülkücüler darbelere her zaman karşı olmuştur" dedi.
Yaklaşık 46 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül döneminde yaşananların unutulmadığını belirten Demir, mağdurların önemli bölümünün hayatını kaybettiğini söyledi.
Aradan geçen yıllara rağmen 12 Eylül döneminde yaşananların unutulmadığını ifade eden Demir, "Türk siyaset tarihinde baktığımız zaman da maalesef ülkemizde birçok darbe ve darbe girişimleri yaşandı. 12 Eylül de bunlardan bir tanesi. Biz de 12 Eylül’ü yaşadık, 12 Eylül’ü gördük. Dolayısıyla aradan 46 sene gibi bir zaman geçti ama öfkemiz, kinimiz, nefretimiz bir gün bile unutmuş değiliz, azalmış değil. Aynı kin ve nefretle iktidarları nefretle kınıyoruz. Türk milliyetçileri vatanını çok fazla sevdi, bayrağını çok fazla sevdi, milletini çok fazla sevdi. Eğer bu suçsa biz bu suçu dün de işledik, bugün de işlemeye devam edeceğiz. Dolayısıyla o dönemin mağdurlarının büyük bir bölümü bu dünyadan göç etmiş insanlar. Geride onların çocukları kalmış. Bizim gibi dünyada olanlar var. Bu konuda müteessiriz. Dolayısıyla 12 Eylül’de Türk milliyetçileri vatanı ve devleti için vardı. Bugün de onun için var olacak, yarın da aynı şekilde var olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Dönemde arkadaşlarını yalnız bırakmadığını anlatan Demir, annesini üzdüğü için ondan hakkını helal etmesini diledi.
12 Eylül döneminde ağır işkenceler ve baskılar yaşandığını belirten Demir, "Aklınıza ne kadar kötü bir şey gelirse o Türk milliyetçilerine ve ülkücülere uygulandı. Yani en ağır işkenceden tutun da en ağır sorgu, hakarete varıncaya kadar hepsi yapıldı. Bir gün ilçede, bulunmuş olduğum ilçede ortam çok gergindi. Rahmetli anneciğim de beni o ortamdan alıp çıkmak istiyor. Beni götürmek istiyor. Ben de ısrarla arkadaşlarımla kalmak istiyorum. Annem zorluyor beni götürmek için. Ben gitmek istemiyorum. En son baktım ki annem beni bırakmayacak. Anneme şunu söyledim: ‘Ya anacığım, senin kaç tane oğlun var?’ Dedi, ‘Oğlum beş.’ Dedim, ‘Ana, birini sayma. Ben yokum.’ Ve annem ağlaya ağlaya o gün köye gitti. Diyeceğim şu: Yani biz o dönem arkadaşlarımızı satmadık. Annemi yalnız bıraktım. Annemin yalnız olarak köye gitmesine gönlüm razı geldi ama arkadaşlarımı yalnız bırakmaya gönlüm razı gelmedi. Biz arkadaşlarımızı, davamızı satmadık. Böyle davamıza ve arkadaşlarımıza sahip çıktık. Annemi o dönemde çok üzdüğüm için hakkını umarım helal etmiştir" ifadelerini kullandı.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
12 Eylül bizim için kara bir Eylül.
Bağlam
Demir, 12 Eylül döneminde Türk milliyetçileri ve ülkücülerin ağır bedeller ödediğini, darbelere karşı olduklarını ve yaşananların hafızalardaki yerini koruduğunu belirtti.
Nerede
Haberdeki sayılar
Görseller
Haberde geçenler
Kişiler 2
- Ekrem Demir
12 Eylül 1980 darbesi mağduru olarak Edirne’de yaşıyor.
- Alparslan Türkeş · kamu görevlisi
Dönemin MHP Genel Başkanı olarak anılıyor.
Kaynağın kendi cümleleriyle
10 paragraflık kaynak metnin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1Edirne’de yaşayan 12 Eylül 1980 darbesinin mağdurlarından Ekrem Demir, darbe döneminde yaşadıklarını anlattı. Demir, 12 Eylül sürecinde çok sayıda arkadaşının tutuklandığını, cezaevlerine gönderildiğini ve ağır işkencelere maruz kaldığını belirterek, yaşanan dönemin unutulmaması gerektiğini söyledi.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
212 Eylül döneminde Türk milliyetçileri ve ülkücülerin ağır bedeller ödediğini ifade eden 12 Eylül 1980 darbesinin mağdurlarından Ekrem Demir, arkadaşlarının yıllarca cezaevlerinde kaldığını, bazı ülküdaşlarının ise idam edildiğini dile getirdi. Darbelere karşı olduklarını vurgulayan Demir, dönemin MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in demokrasiye ilişkin sözünü kendilerine şiar edindiklerini belirtti. Demir, aradan geçen yıllara rağmen 12 Eylül döneminde yaşananların hafızalardaki yerini koruduğunu ifade ederek, o döneme ilişkin bir anısını da paylaştı. Konuşmasının sonunda annesini o dönemde üzdüğü için hakkını helal etmesini dileyen Demir, arkadaşlarına ve davasına sahip çıkmaya devam ettiğini ifade etti.
3"12 Eylül bizim için kara bir Eylül"
412 Eylül döneminin Türk milliyetçileri açısından ağır sonuçları olduğunu belirten Ekrem Demir, çok sayıda arkadaşının tutuklandığını ve uzun yıllar cezaevlerinde kaldığını ifade ederek, "Biz evet, 12 Eylül’ü yaşadık. Hem de acı bir şekilde yaşadık. Bizim arkadaşlarımız 12 Eylül’den bahsederken ‘Kara Eylül’ olarak adlandırırlar. 12 Eylül bizim için kara bir Eylül. Türk milliyetçileri tutuklandı, zindanlara atıldı. Büyük bir bölümü 14 sene, 15 sene cezaevlerinde kaldı. İdam sehpalarına giden arkadaşlarımız oldu, ülküdaşlarımız oldu. Uzun zaman cezaevlerinde kalan, sürgünde kalan arkadaşlarımız oldu. Evet, 12 Eylül’ü, kara Eylül’ü çok acı bir şekilde yaşadık" dedi.dayananlar: alıntı↩ Geldiğin yere dön
5"En kötü demokrasi, en iyi örfi idareden daha iyidir"
6Darbelere her zaman karşı olduklarını vurgulayan Demir, "12 Eylül’ü yaşayan Türk milliyetçileri, ülkücüler, devlete hizmet etme noktasında siyaset yapan ülküdaşlarımızdı. Darbelere her zaman karşı olmuşuz. Bu konuda rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in çok güzel bir sözü var. ‘En kötü demokrasi, en iyi örfi idareden daha iyidir’ şeklinde. Biz bunu kendimize şiar edindik. Yani Türk milliyetçileri, ülkücüler darbelere her zaman karşı olmuştur" dedi.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
7"Öfkemiz, kinimiz, nefretimiz bir gün bile azalmadı"
8Aradan geçen yıllara rağmen 12 Eylül döneminde yaşananların unutulmadığını ifade eden Demir, "Türk siyaset tarihinde baktığımız zaman da maalesef ülkemizde birçok darbe ve darbe girişimleri yaşandı. 12 Eylül de bunlardan bir tanesi. Biz de 12 Eylül’ü yaşadık, 12 Eylül’ü gördük. Dolayısıyla aradan 46 sene gibi bir zaman geçti ama öfkemiz, kinimiz, nefretimiz bir gün bile unutmuş değiliz, azalmış değil. Aynı kin ve nefretle iktidarları nefretle kınıyoruz. Türk milliyetçileri vatanını çok fazla sevdi, bayrağını çok fazla sevdi, milletini çok fazla sevdi. Eğer bu suçsa biz bu suçu dün de işledik, bugün de işlemeye devam edeceğiz. Dolayısıyla o dönemin mağdurlarının büyük bir bölümü bu dünyadan göç etmiş insanlar. Geride onların çocukları kalmış. Bizim gibi dünyada olanlar var. Bu konuda müteessiriz. Dolayısıyla 12 Eylül’de Türk milliyetçileri vatanı ve devleti için vardı. Bugün de onun için var olacak, yarın da aynı şekilde var olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
9"Arkadaşlarımızı, davamızı satmadık"
1012 Eylül döneminde ağır işkenceler ve baskılar yaşandığını belirten Demir, "Aklınıza ne kadar kötü bir şey gelirse o Türk milliyetçilerine ve ülkücülere uygulandı. Yani en ağır işkenceden tutun da en ağır sorgu, hakarete varıncaya kadar hepsi yapıldı. Bir gün ilçede, bulunmuş olduğum ilçede ortam çok gergindi. Rahmetli anneciğim de beni o ortamdan alıp çıkmak istiyor. Beni götürmek istiyor. Ben de ısrarla arkadaşlarımla kalmak istiyorum. Annem zorluyor beni götürmek için. Ben gitmek istemiyorum. En son baktım ki annem beni bırakmayacak. Anneme şunu söyledim: ‘Ya anacığım, senin kaç tane oğlun var?’ Dedi, ‘Oğlum beş.’ Dedim, ‘Ana, birini sayma. Ben yokum.’ Ve annem ağlaya ağlaya o gün köye gitti. Diyeceğim şu: Yani biz o dönem arkadaşlarımızı satmadık. Annemi yalnız bıraktım. Annemin yalnız olarak köye gitmesine gönlüm razı geldi ama arkadaşlarımı yalnız bırakmaya gönlüm razı gelmedi. Biz arkadaşlarımızı, davamızı satmadık. Böyle davamıza ve arkadaşlarımıza sahip çıktık. Annemi o dönemde çok üzdüğüm için hakkını umarım helal etmiştir" ifadelerini kullandı.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
Ajans damgası12 Eylül 16:12YayınMetinPeykhane derlemesi


