SiyasetİHA

Muhittin İlhan, Mamak Cezaevi'ndeki işkenceyi anlattı

İlhan, cezaevine 65 kilo girdiğini, 105 gün sonra 41 kiloya düştüğünü söyledi.

Okur ne soruyor?
KAHRAMANMARAŞ'TA 12 EYLÜL MAĞDURU MUHİTTİN İLHAN
İHA
~50 sn

Haberin özü

6 iddianın 6 tanesi kaynağa bağlı

  • 12 Eylül mağduru Muhittin İlhan, Mamak Cezaevi'nde 105 gün içinde işkence nedeniyle 65 kilodan 41 kiloya düştüğünü söyledi.S2'de eklendi

    Mamak Cezaevi günlerini de anlatan İlhan, "Cezaevinde Kahramanmaraş’ta birkaç ay kaldıktan sonra güvenlik gerekçesiyle, güvenliğimizi sağlayamadıkları gerekçesiyle Ankara’ya sevk ettiler bizi. Ankara Cebeci Cezaevi’ne koydular. Orada kaldığımız süre zarfında sanki Kahramanmaraş’ta yeni olaylara katılıyormuşuz gibi Aydınlık Gazetesinden sürekli haberler yapıldı. Tekziplerimiz yayınlanmadı. Cumhuriyet savcılarından, savcılık kanalıyla gönderdiğimiz tekzipler, ’kimse Aydınlık Gazetesini tekzip edemez’ ifadesiyle dilekçelerimizi gözümüzün önünde yırttı, çöpe attı. Akabinde Maraş olaylarının peşi sıra ilan edilen sıkıyönetimle birlikte Mamak Cezaevi’ne ilk giren mahkumlardan biri olduk. Mamak Cezaevi’ne geldiğimizde daha bir hoş geldin faslı, kuvvetli bir işkence başladı. Sonrasında 16 ülkücü, 16 solcu olmak kaydıyla ’karıştır, barıştır’ gibi bir ifadeyle otuzar kişilik koğuşlara sağ-sol birlikte koydular bizi. Duvarda bir A4 kağıdında 21 madde talimatlar yazılıydı. Şunu yaparsan 10 cop yersin, bunu yaparsan 20 cop diye. Cezaevinde işkenceler devam etti. Özellikle Mamak Cezaevi’nde üç öğün yemek verdilerse en az altı öğün dayak attılar. Mamak Cezaevi’nde bulunduğumuz zaman içerisinde Ankara Cezaevi’nde Maraş olaylarını planlayıp yönettiğimiz gerekçesiyle Maraş olayıyla birleştirdiler. Uçakla Adana’ya nakil ettiler bizi. Mamak Cezaevi’ne girdiğimde 65 kiloydum. O nakil işlemi olana kadar ki 105 gün içinde işkence nedeniyle 41 kiloya düşmüştüm " diye konuştu.

    kaynağın metninde gör →

    Arka planİlhan, Mamak Cezaevi'nde ülkücü ve solcu mahkumların aynı koğuşlara konulduğunu, koğuşlarda cop cezalarını içeren 21 maddelik talimat bulunduğunu söyledi.
  • Kahramanmaraş dönüşünde gözaltına alındığını anlatan İlhan, yaklaşık 10 gün süren sorgunun ardından serbest bırakılmasına rağmen yeniden tutuklandığını belirtti.S2'de eklendi

    Darbe dönemi cezaevine girmesini anlatan İlhan, "O dönemde gözaltı süresi, yanılmıyorsam, üç gündü. İki defa da uzatma aldılar. Yaklaşık on güne yakın işkenceyi ağır bir şekilde devam ettirdiler. On günün sonunda sorgu hakiminden sulh hakimine götürürlerken sağlık müdürünü getirdiler. ‘Polis karakolunda işkence görmemiştir’ diye rapor verdirdiler. O raporlarla bizi adliyeye sevk ettiler. Adliyeye gittiğimizde ilk sorgumuzu yapan savcı, tüm suçlamalara rağmen bizi serbest bıraktı. Gördüğümüz işkence karşısında hakimin karşısında kendi gücümüzle ayakta duramıyorduk. Polislerin desteğiyle ancak ayakta ifade verebildik. Sonrasında hakim de oturarak ifade almayı uygun gördü. O şekilde ifade aldı. ’İşkence gördüğünüz aşikar’ dedi. ’Bir rapora falan da gerek yok, serbest bırakayım’ dedi. Toplum polisi bizi bırakmadı. Hakim, başkomiserle tartıştı, ’Benim serbest bıraktığımı nasıl kelepçe vurursun’ diye. Onlar da ’Biz bir üst mahkemeye itirazda bulunacağız, tekrar tutuklanma talep edeceğiz’ dediler. Öyle de oldu. Tutuklandık, cezaevine gönderildik" diye konuştu.

    kaynağın metninde gör →

  • Adana'da Hasan Hüseyin Akbaş'ın 21 şiş darbesiyle öldüğünü, Abdurrahman Kılıç'ın da aynı olayda hayatını kaybettiğini aktardı.S2'de eklendi

    Arkadaşının 21 şiş darbesiyle hayatını kaybettiğini söyleyen İlhan, "Adana’ya geldiğimizde de bitmedi. 120 kişi, 220 kişi ülkücü mahkumun karşısında yaklaşık binin üzerinde bir sol siyasi vardı. Onların cezaevi idaresiyle birlikte elde ettikleri şişlerle, bıçaklarla sık sık baskınlar yiyorduk. Cezaevi işkencesinin, cezaevi yönetiminin baskısı ve işkencesinin yanı sıra bir de öyle bir hayati tehlikemiz oldu. Onların bir baskınında bizim Kahramanmaraş’ta birlikte tutuklandığımız Hasan Hüseyin Akbaş, 21 şiş darbesiyle kucağımızda vefat etti. 45 dakika kendisine şehadet kelimesi getirtmek için mücadele ettik. 45 dakikanın sonunda şehadet kelimesi getirerek can verdi. Onunla birlikte yine Gaziantep’ten Abdurrahman Kılıç isimli ülküdaşımız aynı olayda şehadet şerbetini içti. 12 Eylül darbesi biz cezaevindeyken gerçekleşti. Tabii 12 Eylül’ün planlayıcıları, 12 Eylül’e Türkiye’yi hazırlamak maksadıyla dışarıda bir takım suçları da onlar organize ettiler, yaptırdılar. Kimini sağın, kimini solun üzerine atarak kendi işledikleri suçları da Türkiye’yi 12 Eylül darbesine hazırlamak maksadıyla bizimle ilişkilendirmeye çalıştılar" şeklinde konuştu.

    kaynağın metninde gör →

  • İlhan, cezaevine girişinden altı yıl sonra hakkındaki suçlamalardan beraat ettiğini, cezaevi içinde işlenen suçlar nedeniyle verilen iki buçuk yıllık cezayı ise yatmış sayıldığını söyledi.S2'de eklendi

    İlhan, darbenin ardından 6. Kolordu’ya nakledildiklerini oradan da Gaziantep 5. Zırhlı Tugay’a konuşlandırıldıklarını anlatarak, "Gaziantep 5. Zırhlı Tugay’da da benzer işkenceler gün aşırı devam etti. Onlar da Mamak’tan aldıkları eğitimle aynı işkenceleri devam ettirmeye gayret ettiler. Cezaevine girişimden altı yıl sonra, girdiğim tüm suçlardan beraat etmiş olarak çıktım ama cezaevinin içinde işlenen suçlardan toplamda iki buçuk yıl ceza almıştım. İki buçuk yıla karşılık zaten altı yıl yatmışlığım olduğu için serbest bırakıldım" dedi.

    kaynağın metninde gör →

Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.

Kim ne söyledi

Mamak Cezaevi’ne girdiğimde 65 kiloydum. O nakil işlemi olana kadar ki 105 gün içinde işkence nedeniyle 41 kiloya düşmüştüm
Muhittin İlhan, 12 Eylül mağduru S2'de eklendi
İşkence gördüğünüz aşikar
Muhittin İlhan, 12 Eylül mağduru S2'de eklendi

Bağlam

İlhan, 1977-1978 arasında Kahramanmaraş Ülkü Ocakları İl Başkanlığı yaptığını ve 15 Nisan 1978'deki MHP yürüyüşünün ardından gözaltına alındığını söyledi.

Nerede

~71 kmGAZİANTEPOSMANİYEKAHRAMANMARAŞ
Şematik gösterim — ölçekli değil · Kahramanmaraş–Gaziantep arası ~71 km

Haberdeki sayılar

  • 65kilo

    Mamak Cezaevi'ne girişteki kilo

  • 41kilo

    105 gün sonraki kilo

  • 105gün

    İşkence süresi

  • altıyıl

    Cezaevinde kalma süresi

  • iki buçukyıl

    Cezaevi içinde işlenen suçlar nedeniyle verilen ceza

değerler kaynak metindeki biçimiyle aktarılır

Haberde geçenler

Kişiler 3

Kaynağın kendi cümleleriyle

23 paragraflık 2 kaynak belgesinin 4 paragrafı bu haberde kullanıldı.

Kaynağın tamamını göster

1Kahramanmaraş’ta yaşayan 12 Eylül mağduru Muhittin İlhan, o süreçte yaşadıklarını anlattı. İlhan, "Mamak Cezaevi’nde 3 öğün yemek verdilerse 6 öğün dayak attılar. Cezaevine girdiğimde 65 kiloydum 105 gün içinde işkence nedeniyle 41 kiloya düştüm" dedi.

2Kahramanmaraş’ta 1977 Haziran ile 1978 Nisan arasında Ülkü Ocakları İl Başkanlığı yapan Muhittin İlhan, 12 Eylül 1980 darbesine giden süreçte yaşadıklarını anlattı. Gençlik yıllarında ülkenin milli meseleleriyle ilgilendiğini belirten İlhan, 15 Nisan 1978’de Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ankara’da düzenlediği Büyük Yürüyüş’te görev aldığını, yürüyüşün ardından mehter başı olarak görev yaptığını ve Kahramanmaraş’a dönüşünde gözaltına alındığını söyledi.

3"Çok ağır bir işkence temposuna başladılar"

412 Eylül mağduru İlhan, 1978 yılı 15 Nisan’da Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ankara’da Kurtuluş’tan Tandoğan’a gerçekleştirdiği büyük yürüyüşte görev aldığını söyleyerek, "Orada mehter başı olarak görev yaptım. Akabinde Maraş’a dönüşte gözaltına alındık. Daha sonra dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı, biz daha gözaltında ve sorguda bulunduğumuz sırada Türkiye’ye bir şekilde televizyondan, radyodan Kahramanmaraş Ocak Başkanı ve arkadaşlarının o güne kadar faili meçhul olan tüm suçları sayarak bunları kabul ettikleri, tutuklandıkları ve cezaevine konuldukları şeklinde haber yaptı. Bunun üzerine gözaltında bulunduğumuz yere dönemin Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı yardımcıları, vali ve emniyet müdürü geldi. ’İçişleri bakanımız sizin tutuklandığınız bilgisini Türkiye’ye haber olarak verdi. Sayın Bakanımızı yalancı çıkaracak değiliz; ya kabul edeceksiniz ya kabul edeceksiniz’ şeklinde bir ifadeyle çok ağır bir işkence temposuna başladılar" dedi.

5"Gördüğümüz işkence karşısında hakimin karşısında kendi gücümüzle ayakta duramıyorduk"

6Darbe dönemi cezaevine girmesini anlatan İlhan, "O dönemde gözaltı süresi, yanılmıyorsam, üç gündü. İki defa da uzatma aldılar. Yaklaşık on güne yakın işkenceyi ağır bir şekilde devam ettirdiler. On günün sonunda sorgu hakiminden sulh hakimine götürürlerken sağlık müdürünü getirdiler. ‘Polis karakolunda işkence görmemiştir’ diye rapor verdirdiler. O raporlarla bizi adliyeye sevk ettiler. Adliyeye gittiğimizde ilk sorgumuzu yapan savcı, tüm suçlamalara rağmen bizi serbest bıraktı. Gördüğümüz işkence karşısında hakimin karşısında kendi gücümüzle ayakta duramıyorduk. Polislerin desteğiyle ancak ayakta ifade verebildik. Sonrasında hakim de oturarak ifade almayı uygun gördü. O şekilde ifade aldı. ’İşkence gördüğünüz aşikar’ dedi. ’Bir rapora falan da gerek yok, serbest bırakayım’ dedi. Toplum polisi bizi bırakmadı. Hakim, başkomiserle tartıştı, ’Benim serbest bıraktığımı nasıl kelepçe vurursun’ diye. Onlar da ’Biz bir üst mahkemeye itirazda bulunacağız, tekrar tutuklanma talep edeceğiz’ dediler. Öyle de oldu. Tutuklandık, cezaevine gönderildik" diye konuştu.dayananlar: özün 2. maddesi · 2. alıntı↩ Geldiğin yere dön

7"Mamak Cezaevi’ne girdiğimde 65 kiloydum 105 gün içinde işkence nedeniyle 41 kiloya düşmüştüm"

8Mamak Cezaevi günlerini de anlatan İlhan, "Cezaevinde Kahramanmaraş’ta birkaç ay kaldıktan sonra güvenlik gerekçesiyle, güvenliğimizi sağlayamadıkları gerekçesiyle Ankara’ya sevk ettiler bizi. Ankara Cebeci Cezaevi’ne koydular. Orada kaldığımız süre zarfında sanki Kahramanmaraş’ta yeni olaylara katılıyormuşuz gibi Aydınlık Gazetesinden sürekli haberler yapıldı. Tekziplerimiz yayınlanmadı. Cumhuriyet savcılarından, savcılık kanalıyla gönderdiğimiz tekzipler, ’kimse Aydınlık Gazetesini tekzip edemez’ ifadesiyle dilekçelerimizi gözümüzün önünde yırttı, çöpe attı. Akabinde Maraş olaylarının peşi sıra ilan edilen sıkıyönetimle birlikte Mamak Cezaevi’ne ilk giren mahkumlardan biri olduk. Mamak Cezaevi’ne geldiğimizde daha bir hoş geldin faslı, kuvvetli bir işkence başladı. Sonrasında 16 ülkücü, 16 solcu olmak kaydıyla ’karıştır, barıştır’ gibi bir ifadeyle otuzar kişilik koğuşlara sağ-sol birlikte koydular bizi. Duvarda bir A4 kağıdında 21 madde talimatlar yazılıydı. Şunu yaparsan 10 cop yersin, bunu yaparsan 20 cop diye. Cezaevinde işkenceler devam etti. Özellikle Mamak Cezaevi’nde üç öğün yemek verdilerse en az altı öğün dayak attılar. Mamak Cezaevi’nde bulunduğumuz zaman içerisinde Ankara Cezaevi’nde Maraş olaylarını planlayıp yönettiğimiz gerekçesiyle Maraş olayıyla birleştirdiler. Uçakla Adana’ya nakil ettiler bizi. Mamak Cezaevi’ne girdiğimde 65 kiloydum. O nakil işlemi olana kadar ki 105 gün içinde işkence nedeniyle 41 kiloya düşmüştüm " diye konuştu.dayananlar: özün 1. maddesi · 1. alıntı↩ Geldiğin yere dön

9"Cezaevinde şişlerle, bıçaklarla sık sık baskınlar yiyorduk"

10Arkadaşının 21 şiş darbesiyle hayatını kaybettiğini söyleyen İlhan, "Adana’ya geldiğimizde de bitmedi. 120 kişi, 220 kişi ülkücü mahkumun karşısında yaklaşık binin üzerinde bir sol siyasi vardı. Onların cezaevi idaresiyle birlikte elde ettikleri şişlerle, bıçaklarla sık sık baskınlar yiyorduk. Cezaevi işkencesinin, cezaevi yönetiminin baskısı ve işkencesinin yanı sıra bir de öyle bir hayati tehlikemiz oldu. Onların bir baskınında bizim Kahramanmaraş’ta birlikte tutuklandığımız Hasan Hüseyin Akbaş, 21 şiş darbesiyle kucağımızda vefat etti. 45 dakika kendisine şehadet kelimesi getirtmek için mücadele ettik. 45 dakikanın sonunda şehadet kelimesi getirerek can verdi. Onunla birlikte yine Gaziantep’ten Abdurrahman Kılıç isimli ülküdaşımız aynı olayda şehadet şerbetini içti. 12 Eylül darbesi biz cezaevindeyken gerçekleşti. Tabii 12 Eylül’ün planlayıcıları, 12 Eylül’e Türkiye’yi hazırlamak maksadıyla dışarıda bir takım suçları da onlar organize ettiler, yaptırdılar. Kimini sağın, kimini solun üzerine atarak kendi işledikleri suçları da Türkiye’yi 12 Eylül darbesine hazırlamak maksadıyla bizimle ilişkilendirmeye çalıştılar" şeklinde konuştu.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön

11İlhan, darbenin ardından 6. Kolordu’ya nakledildiklerini oradan da Gaziantep 5. Zırhlı Tugay’a konuşlandırıldıklarını anlatarak, "Gaziantep 5. Zırhlı Tugay’da da benzer işkenceler gün aşırı devam etti. Onlar da Mamak’tan aldıkları eğitimle aynı işkenceleri devam ettirmeye gayret ettiler. Cezaevine girişimden altı yıl sonra, girdiğim tüm suçlardan beraat etmiş olarak çıktım ama cezaevinin içinde işlenen suçlardan toplamda iki buçuk yıl ceza almıştım. İki buçuk yıla karşılık zaten altı yıl yatmışlığım olduğu için serbest bırakıldım" dedi.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön

12Kahramanmaraş’ta yaşayan 12 Eylül mağduru Muhittin İlhan, o süreçte yaşadıklarını anlattı. İlhan, "Mamak Cezaevi’nde 3 öğün yemek verdilerse 6 öğün dayak attılar. Cezaevine girdiğimde 65 kiloydum 105 gün içinde işkence nedeniyle 41 kiloya düştüm" dedi.

13Kahramanmaraş’ta 1977 Haziran ile 1978 Nisan arasında Ülkü Ocakları İl Başkanlığı yapan Muhittin İlhan, 12 Eylül 1980 darbesine giden süreçte yaşadıklarını anlattı. Gençlik yıllarında ülkenin milli meseleleriyle ilgilendiğini belirten İlhan, 15 Nisan 1978’de Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ankara’da düzenlediği Büyük Yürüyüş’te görev aldığını, yürüyüşün ardından mehter başı olarak görev yaptığını ve Kahramanmaraş’a dönüşünde gözaltına alındığını söyledi.

14"Çok ağır bir işkence temposuna başladılar"

1512 Eylül mağduru İlhan, 1978 yılı 15 Nisan’da Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ankara’da Kurtuluş’tan Tandoğan’a gerçekleştirdiği büyük yürüyüşte görev aldığını söyleyerek, "Orada mehter başı olarak görev yaptım. Akabinde Maraş’a dönüşte gözaltına alındık. Daha sonra dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı, biz daha gözaltında ve sorguda bulunduğumuz sırada Türkiye’ye bir şekilde televizyondan, radyodan Kahramanmaraş Ocak Başkanı ve arkadaşlarının o güne kadar faili meçhul olan tüm suçları sayarak bunları kabul ettikleri, tutuklandıkları ve cezaevine konuldukları şeklinde haber yaptı. Bunun üzerine gözaltında bulunduğumuz yere dönemin Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı yardımcıları, vali ve emniyet müdürü geldi. ’İçişleri bakanımız sizin tutuklandığınız bilgisini Türkiye’ye haber olarak verdi. Sayın Bakanımızı yalancı çıkaracak değiliz; ya kabul edeceksiniz ya kabul edeceksiniz’ şeklinde bir ifadeyle çok ağır bir işkence temposuna başladılar" dedi.

16"Gördüğümüz işkence karşısında hakimin karşısında kendi gücümüzle ayakta duramıyorduk"

17Darbe dönemi cezaevine girmesini anlatan İlhan, "O dönemde gözaltı süresi, yanılmıyorsam, üç gündü. İki defa da uzatma aldılar. Yaklaşık on güne yakın işkenceyi ağır bir şekilde devam ettirdiler. On günün sonunda sorgu hakiminden sulh hakimine götürürlerken sağlık müdürünü getirdiler. ‘Polis karakolunda işkence görmemiştir’ diye rapor verdirdiler. O raporlarla bizi adliyeye sevk ettiler. Adliyeye gittiğimizde ilk sorgumuzu yapan savcı, tüm suçlamalara rağmen bizi serbest bıraktı. Gördüğümüz işkence karşısında hakimin karşısında kendi gücümüzle ayakta duramıyorduk. Polislerin desteğiyle ancak ayakta ifade verebildik. Sonrasında hakim de oturarak ifade almayı uygun gördü. O şekilde ifade aldı. ’İşkence gördüğünüz aşikar’ dedi. ’Bir rapora falan da gerek yok, serbest bırakayım’ dedi. Toplum polisi bizi bırakmadı. Hakim, başkomiserle tartıştı, ’Benim serbest bıraktığımı nasıl kelepçe vurursun?’ diye. Onlar da ’Biz bir üst mahkemeye itirazda bulunacağız, tekrar tutuklanma talep edeceğiz’ dediler. Öyle de oldu. Tutuklandık, cezaevine gönderildik" diye konuştu.

18"Mamak Cezaevi’ne girdiğimde 65 kiloydum 105 gün içinde işkence nedeniyle 41 kiloya düşmüştüm"

19Mamak Cezaevi günlerini de anlatan İlhan, "Cezaevinde Kahramanmaraş’ta birkaç ay kaldıktan sonra güvenlik gerekçesiyle, güvenliğimizi sağlayamadıkları gerekçesiyle Ankara’ya sevk ettiler bizi. Ankara Cebeci Cezaevi’ne koydular. Orada kaldığımız süre zarfında sanki Kahramanmaraş’ta yeni olaylara katılıyormuşuz gibi Aydınlık Gazetesinden sürekli haberler yapıldı. Tekziplerimiz yayınlanmadı. Cumhuriyet savcılarından, savcılık kanalıyla gönderdiğimiz tekzipler, ’kimse Aydınlık Gazetesini tekzip edemez’ ifadesiyle dilekçelerimizi gözümüzün önünde yırttı, çöpe attı. Akabinde Maraş olaylarının peşi sıra ilan edilen sıkıyönetimle birlikte Mamak Cezaevi’ne ilk giren mahkumlardan biri olduk. Mamak Cezaevi’ne geldiğimizde daha bir hoş geldin faslı, kuvvetli bir işkence başladı. Sonrasında 16 ülkücü, 16 solcu olmak kaydıyla ’karıştır, barıştır’ gibi bir ifadeyle otuzar kişilik koğuşlara sağ-sol birlikte koydular bizi. Duvarda bir A4 kağıdında 21 madde talimatlar yazılıydı. Şunu yaparsan 10 cop yersin, bunu yaparsan 20 cop diye. Cezaevinde işkenceler devam etti. Özellikle Mamak Cezaevi’nde üç öğün yemek verdilerse en az altı öğün dayak attılar. Mamak Cezaevi’nde bulunduğumuz zaman içerisinde Ankara Cezaevi’nde Maraş olaylarını planlayıp yönettiğimiz gerekçesiyle Maraş olayıyla birleştirdiler. Uçakla Adana’ya nakil ettiler bizi. Mamak Cezaevi’ne girdiğimde 65 kiloydum. O nakil işlemi olana kadar ki 105 gün içinde işkence nedeniyle 41 kiloya düşmüştüm " diye konuştu.

20"Cezaevinde şişlerle, bıçaklarla sık sık baskınlar yiyorduk"

21Arkadaşının 21 şiş darbesiyle hayatını kaybettiğini söyleyen İlhan, "Adana’ya geldiğimizde de bitmedi. 120 kişi, 220 kişi ülkücü mahkumun karşısında yaklaşık binin üzerinde bir sol siyasi vardı. Onların cezaevi idaresiyle birlikte elde ettikleri şişlerle, bıçaklarla sık sık baskınlar yiyorduk. Cezaevi işkencesinin, cezaevi yönetiminin baskısı ve işkencesinin yanı sıra bir de öyle bir hayati tehlikemiz oldu. Onların bir baskınında bizim Kahramanmaraş’ta birlikte tutuklandığımız Hasan Hüseyin Akbaş, 21 şiş darbesiyle kucağımızda vefat etti. 45 dakika kendisine şehadet kelimesi getirtmek için mücadele ettik. 45 dakikanın sonunda şehadet kelimesi getirerek can verdi. Onunla birlikte yine Gaziantep’ten Abdurrahman Kılıç isimli ülküdaşımız aynı olayda şehadet şerbetini içti. 12 Eylül darbesi biz cezaevindeyken gerçekleşti. Tabii 12 Eylül’ün planlayıcıları, 12 Eylül’e Türkiye’yi hazırlamak maksadıyla dışarıda bir takım suçları da onlar organize ettiler, yaptırdılar. Kimini sağın, kimini solun üzerine atarak kendi işledikleri suçları da Türkiye’yi 12 Eylül darbesine hazırlamak maksadıyla bizimle ilişkilendirmeye çalıştılar" şeklinde konuştu.

22İlhan, darbenin ardından 6. Kolordu’ya nakledildiklerini oradan da Gaziantep 5. Zırhlı Tugay’a konuşlandırıldıklarını anlatarak, "Gaziantep 5. Zırhlı Tugay’da da benzer işkenceler gün aşırı devam etti. Onlar da Mamak’tan aldıkları eğitimle aynı işkenceleri devam ettirmeye gayret ettiler. Cezaevine girişimden altı yıl sonra, girdiğim tüm suçlardan beraat etmiş olarak çıktım ama cezaevinin içinde işlenen suçlardan toplamda iki buçuk yıl ceza almıştım. İki buçuk yıla karşılık zaten altı yıl yatmışlığım olduğu için serbest bırakıldım" dedi.

23(HLL-ELF-

Ajans damgası11 Eylül 12:11YayınMetinPeykhane derlemesi

Haber seyir defteri

  1. İHA kaydı

    12 Eylül mağduru o dönemi anlattı: "Mamak Cezaevi’nde 3 öğün yemek verdilerse 6 öğün dayak attılar"

  2. İHA kaydı

    12 Eylül mağduru o dönemi anlattı:

  3. Derleme

    Metin kaynağından derlendi.

  4. Denetim

    Kaynağına karşı denetlendi.

  5. Peykhane yayını

    İlk yayın — ajans kaydından 13 dk sonra.

  6. 2. sürüm

    Metnimiz güncellendi.

    ne değiştişu an buradasın

Çok okunanlar

Son 2 günün en çok okunan haberleri.

  1. Scott Bessent'in Kongre konuşması protestolarla bölündü

    Dünya
  2. Besni'de 12 yaşındaki çocuk tüfekle yaralandı

    Gündem
  3. Manavgat'ta otomobil tankere çarptı: Sürücü öldü

    Gündem
  4. Aydo Yazılım operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

    Gündem
  5. Elazığ'da pikap-otomobil kazası: 2 ölü, 4 ağır yaralı

    Gündem
  6. Hakan Fidan: Suriye için en yüksek tehdit İsrail

    Dünya
  7. İki otomobilin çarpıştığı kazada Niğde'de 5 kişi yaralandı

    Gündem
  8. Şanlıurfa'da 1,5 milyar liralık hareket: 7 şüpheli yakalandı

    Gündem
  9. Yasa dışı bahis operasyonunda 50 şüpheli gözaltına alındı

    Gündem
  10. Avcılar'da servis midibüsü kaza yaptı

    Gündem