SiyasetİHA

12 Eylül tanıkları gözaltı ve cezaevi işkencelerini anlattı

Kırıkkale’de yaşayan üç tanık, gözaltı ve cezaevi döneminde yaşadıkları işkence ve baskıyı anlattı.

Okur ne soruyor?
KIRIKKALE'DE İKAMET EDEN İZZET YILDIZ (SAĞ), MUSTAFA HULUSİ ULUSAN (SOL) VE İRFAN TOPTAŞ (ORTA), 12 EYLÜL DÖNEMİNDE YAŞADIKLARI İŞKENCE, BASKI VE AĞIR CEZAEVİ ŞARTLARINI ANLATTI
İHA
~1 dk

Haberin özü

7 iddianın 7 tanesi kaynağa bağlı

  • 12 Eylül dönemi tanığı İzzet Yıldız, Ankara’daki C5’te yaklaşık 10 gün işkence gördüğünü ve ifade verme sırasının 24 ay sonra geldiğini söyledi. Yıldız, ifade verdiği gün tahliye edildiğini ve daha sonra beraat ettiğini belirtti.

    2 çocuk babası İzzet Yıldız (68), 13 Ekim’de gözaltına alındığını, önce askeri alaya, ardından emniyete götürüldüğünü ifade etti. Emniyette sorgulandığını ve işkence gördüklerini belirten Yıldız, daha sonra Ankara’daki C5’e götürüldüklerini anlatarak, "İnsanın aklının, hayalinin almayacağı işkenceler yaşadık. 16 metrekarelik bir odada 30 kişi betonun üzerinde yatıp kalkıyorduk. Yaklaşık 10 gün C5’te işkence gördük" dedi. C5’teki sorgunun ardından tutuklandığını belirten Yıldız, ifade verme sırasının kendisine 24 ay sonra geldiğini söyledi. İfadesini verdiği gün tahliye edildiğini, daha sonra ise beraat ettiğini ifade eden Yıldız, "İfade verme sırası bana 24 gün sonra gelseydi belki 24 gün yatacaktım ama 24 ay sonra geldiği için 24 ay cezaevinde kaldım" dedi.

    kaynağın metninde gör →

  • Filistin askısı, elektrik verme ve gözlerin bağlanması gibi uygulamalara maruz kaldıklarını belirten Yıldız, cezaevinde sabah 06.00’dan itibaren çeşitli uygulamalara tabi tutulduklarını anlattı.

    Gözaltı sürecinde maruz kaldıkları işkence yöntemlerini anlatan Yıldız, "İşkencelerden biri ’Filistin askısı’ydı. Omuzlarından bağlayıp askıya alıyorlardı. Belden aşağısı çıplak halde elektrik veriyorlardı. Gözlerimiz sürekli bağlıydı. İnsanlara ilgisi olmayan suçlamalar yöneltiliyordu. İşkenceye dayanamayan insan, önüne konulan her şeyi kabul edebilecek hale geliyordu. Cezaevine gidince de başka bir eziyet başlıyordu. Sabah saat 06.00’da kalkıyor, gün boyunca eğitim adı altında çeşitli uygulamalara maruz kalıyorduk" diye konuştu.

    kaynağın metninde gör →

  • Mustafa Hulusi Ulusan, C5 denilen yerde işkence gören arkadaşlarının çığlıklarını dinlemek zorunda bırakıldıklarını söyledi.

    13 Ekim’de gözaltına alındığını ve daha sonra C5 olarak adlandırılan yere götürüldüğünü anlatan Ulusan, burada arkadaşlarının işkenceye maruz kaldığını söyledi. Kendisine doğrudan elektrik verilmediğini belirten Ulusan, işkence gören arkadaşlarının çığlıklarını dinlemek zorunda kalmanın da başlı başına bir işkence olduğunu ifade etti. Ulusan, "13 Ekim’de gözaltına alındım. Daha sonra C5 denilen yere götürüldük. Orada arkadaşlarımız işkenceye tabi tutuluyordu. Bana doğrudan elektrik verilmedi ama işkence gören arkadaşlarımızın seslerini dışarıdan dinliyorduk. Onların çığlıklarını duymak da başlı başına bir işkenceydi" ifadelerini kullandı.

    kaynağın metninde gör →

  • Ulusan, ifadelerin beğenilmemesi halinde yeniden yazdırıldığını, ardından “kafes” denilen yere götürüldüklerini ve mahkemeye çıkarıldıklarını anlattı.

    Havanın soğuk olduğu dönemde dışarıda tutulduklarını anlatan Ulusan, işkence yapılacak kişinin içeri alındığını, kendilerinin ise avluda yüzüstü yatırılarak içeriden gelen sesleri dinlemek zorunda bırakıldığını söyledi. Alınan ifadelerin beğenilmemesi halinde yeniden yazdırıldığını anlatan Ulusan, daha sonra "kafes" olarak adlandırdıkları bölüme götürüldüklerini ve buradan mahkemeye çıkarıldıklarını söyledi. Ulusan, "Hava soğuktu, dışarıda yatıyorduk. İşkence yapılacak kişiyi içeri alıyorlardı. Biz avluda yüzüstü yatarken içeriden gelen sesleri dinliyorduk. İfadeler alındıktan sonra beğenilmeyen ifadeler geri gönderiliyordu. ’Yeniden yaz’ deniliyor, ifadelerin istenilen şekilde düzenlenmesi isteniyordu. Daha sonra ’kafes’ denilen yere götürüldük. Aslan kafesi gibi bir yer. Her tarafı demir parmaklıklarla çevriliydi. Ardından mahkemeye çıkarıldık" dedi.

    kaynağın metninde gör →

  • İrfan Toptaş, MHP davasında yargılandıklarını, Mamak Askeri Cezaevi’nde 6 yıl kaldığını ve hem Kırıkkale’de hem de Mamak’ta işkenceye maruz kaldıklarını söyledi.

    2 çocuk babası İrfan Toptaş (68) da 12 Eylül döneminde Mamak Askeri Cezaevi’nde 6 yıl kaldığını söyledi. MHP davasında yargılandıklarını belirten Toptaş, 22 Eylül 1980’de gözaltına alındığını ve gözaltı sürecinin ardından Ankara Mamak Cezaevi’ne götürüldüklerini dile getirerek, "12 Eylül döneminde Mamak Askeri Cezaevi’nde 6 yıl kaldım. MHP davasında yargılandık. 22 Eylül 1980’de gözaltına alındım. Gözaltı sürecinin ardından Ankara Mamak Cezaevi’ne götürüldük. C5’te yaklaşık bir hafta kaldık. Hem Kırıkkale’de hem de orada işkenceye maruz kaldık" dedi.

    kaynağın metninde gör →

Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.

Kim ne söyledi

İnsanın aklının, hayalinin almayacağı işkenceler yaşadık.
İzzet Yıldız, 12 Eylül dönemi tanığı
12 Eylül döneminde Mamak Askeri Cezaevi’nde 6 yıl kaldım. MHP davasında yargılandık. 22 Eylül 1980’de gözaltına alındım. Gözaltı sürecinin ardından Ankara Mamak Cezaevi’ne götürüldük. C5’te yaklaşık bir hafta kaldık. Hem Kırıkkale’de hem de orada işkenceye maruz kaldık.
İrfan Toptaş, 12 Eylül dönemi tanığı

Bağlam

12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçerken, Kırıkkale’de yaşayan İzzet Yıldız, Mustafa Hulusi Ulusan ve İrfan Toptaş dönemde yaşadıkları işkence, baskı ve cezaevi koşullarını anlattı.

Haberdeki sayılar

  • 46yıl

    Darbenin üzerinden geçen süre

  • 6yıl

    İrfan Toptaş’ın Mamak Askeri Cezaevi’nde kaldığı süre

  • 10gün

    İzzet Yıldız’ın C5’te kaldığı süre

  • 24ay

    İzzet Yıldız’ın ifade sırasını beklediği süre

  • 18ay

    Mustafa Hulusi Ulusan’ın cezaevinde kaldığı süre

değerler kaynak metindeki biçimiyle aktarılır

Sözlük

Filistin askısı
Kişinin elleri arkadan bağlanarak tavana asıldığı bir işkence yöntemi.
C5
Tanıkların 12 Eylül dönemindeki sorgu ve işkence yeri olarak andığı bölümdür.
Tecrit
Kişinin diğer tutuklu veya hükümlülerden ayrı tutulmasıdır.

Görseller

2 ÇOCUK BABASI İZZET YILDIZ (68), 13 EKİM'DE GÖZALTINA ALINDIĞINI, ÖNCE ASKERİ ALAYA, ARDINDAN EMNİYETE GÖTÜRÜLDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ
İHA
2 ÇOCUK BABASI EMEKLİ ÖĞRETMEN MUSTAFA HULUSİ ULUSAN (70) DA 12 EYLÜL DÖNEMİNDE CEZAEVİNDE KALDIĞINI BELİRTEREK, O GÜNLERİ ARADAN GEÇEN YILLARA RAĞMEN UNUTAMADIĞINI SÖYLEDİ
İHA
2 ÇOCUK BABASI İRFAN TOPTAŞ (68) İSE 12 EYLÜL DÖNEMİNDE MAMAK ASKERİ CEZAEVİ'NDE 6 YIL KALDIĞINI SÖYLEDİ.
İHA
2 ÇOCUK BABASI İZZET YILDIZ (68), 13 EKİM'DE GÖZALTINA ALINDIĞINI, ÖNCE ASKERİ ALAYA, ARDINDAN EMNİYETE GÖTÜRÜLDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ
01 / 032 ÇOCUK BABASI İZZET YILDIZ (68), 13 EKİM'DE GÖZALTINA ALINDIĞINI, ÖNCE ASKERİ ALAYA, ARDINDAN EMNİYETE GÖTÜRÜLDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ · İHA

Haberde geçenler

Kişiler 3

Kurumlar 1

Kaynağın kendi cümleleriyle

17 paragraflık kaynak metnin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.

Kaynağın tamamını göster

112 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçerken, millet iradesinin askıya alındığı o dönemin izleri hafızalardaki yerini koruyor. Kırıkkale’de yaşayan 3 darbe dönemi tanığı ise Filistin askısından elektrik işkencesine kadar maruz kaldıkları insanlık dışı uygulamaları unutamadıklarını söyledi.

2Türkiye’nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Kırıkkale’de yaşayan İzzet Yıldız, Mustafa Hulusi Ulusan ve İrfan Toptaş, 12 Eylül döneminde yaşadıkları işkence, baskı ve ağır cezaevi şartlarını anlattı.

3"İnsanın aklının, hayalinin almayacağı işkenceler yaşadık"

42 çocuk babası İzzet Yıldız (68), 13 Ekim’de gözaltına alındığını, önce askeri alaya, ardından emniyete götürüldüğünü ifade etti. Emniyette sorgulandığını ve işkence gördüklerini belirten Yıldız, daha sonra Ankara’daki C5’e götürüldüklerini anlatarak, "İnsanın aklının, hayalinin almayacağı işkenceler yaşadık. 16 metrekarelik bir odada 30 kişi betonun üzerinde yatıp kalkıyorduk. Yaklaşık 10 gün C5’te işkence gördük" dedi. C5’teki sorgunun ardından tutuklandığını belirten Yıldız, ifade verme sırasının kendisine 24 ay sonra geldiğini söyledi. İfadesini verdiği gün tahliye edildiğini, daha sonra ise beraat ettiğini ifade eden Yıldız, "İfade verme sırası bana 24 gün sonra gelseydi belki 24 gün yatacaktım ama 24 ay sonra geldiği için 24 ay cezaevinde kaldım" dedi.dayananlar: özün 1. maddesi · 1. alıntı↩ Geldiğin yere dön

5"Cezaevine gidince de başka bir eziyet başlıyordu"

6Gözaltı sürecinde maruz kaldıkları işkence yöntemlerini anlatan Yıldız, "İşkencelerden biri ’Filistin askısı’ydı. Omuzlarından bağlayıp askıya alıyorlardı. Belden aşağısı çıplak halde elektrik veriyorlardı. Gözlerimiz sürekli bağlıydı. İnsanlara ilgisi olmayan suçlamalar yöneltiliyordu. İşkenceye dayanamayan insan, önüne konulan her şeyi kabul edebilecek hale geliyordu. Cezaevine gidince de başka bir eziyet başlıyordu. Sabah saat 06.00’da kalkıyor, gün boyunca eğitim adı altında çeşitli uygulamalara maruz kalıyorduk" diye konuştu.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön

7"Bazı şeyler vardır; yaşanır ama anlatılamaz. Mamak da bizim için öyleydi"

82 çocuk babası emekli öğretmen Mustafa Hulusi Ulusan (70) da 12 Eylül döneminde cezaevinde kaldığını belirterek, o günleri aradan geçen yıllara rağmen unutamadığını söyledi. Mamak Askeri Cezaevi’ni kendi aralarında "taş medreseler" olarak adlandırdıklarını anlatan Ulusan, yaşadıklarının tarif edilmesinin güç olduğunu ifade etti. Ulusan, "O günlerin hiçbirini unutamadım. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen unutmak mümkün değil. Mamak çok farklı bir yerdi. Bazı şeyler vardır; yaşanır ama anlatılamaz. Mamak da bizim için öyleydi" şeklinde konuştu.

9"Onların çığlıklarını duymak da başlı başına bir işkenceydi"

1013 Ekim’de gözaltına alındığını ve daha sonra C5 olarak adlandırılan yere götürüldüğünü anlatan Ulusan, burada arkadaşlarının işkenceye maruz kaldığını söyledi. Kendisine doğrudan elektrik verilmediğini belirten Ulusan, işkence gören arkadaşlarının çığlıklarını dinlemek zorunda kalmanın da başlı başına bir işkence olduğunu ifade etti. Ulusan, "13 Ekim’de gözaltına alındım. Daha sonra C5 denilen yere götürüldük. Orada arkadaşlarımız işkenceye tabi tutuluyordu. Bana doğrudan elektrik verilmedi ama işkence gören arkadaşlarımızın seslerini dışarıdan dinliyorduk. Onların çığlıklarını duymak da başlı başına bir işkenceydi" ifadelerini kullandı.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön

11"Biz avluda yüzüstü yatarken içeriden gelen sesleri dinliyorduk"

12Havanın soğuk olduğu dönemde dışarıda tutulduklarını anlatan Ulusan, işkence yapılacak kişinin içeri alındığını, kendilerinin ise avluda yüzüstü yatırılarak içeriden gelen sesleri dinlemek zorunda bırakıldığını söyledi. Alınan ifadelerin beğenilmemesi halinde yeniden yazdırıldığını anlatan Ulusan, daha sonra "kafes" olarak adlandırdıkları bölüme götürüldüklerini ve buradan mahkemeye çıkarıldıklarını söyledi. Ulusan, "Hava soğuktu, dışarıda yatıyorduk. İşkence yapılacak kişiyi içeri alıyorlardı. Biz avluda yüzüstü yatarken içeriden gelen sesleri dinliyorduk. İfadeler alındıktan sonra beğenilmeyen ifadeler geri gönderiliyordu. ’Yeniden yaz’ deniliyor, ifadelerin istenilen şekilde düzenlenmesi isteniyordu. Daha sonra ’kafes’ denilen yere götürüldük. Aslan kafesi gibi bir yer. Her tarafı demir parmaklıklarla çevriliydi. Ardından mahkemeye çıkarıldık" dedi.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön

13"Düşündüğümde tüylerim diken diken oluyor"

1418 ay cezaevinde kaldığını belirten Ulusan, koğuşlarda zaman zaman yaklaşık 85 kişinin kaldığını ve bir yatakta 3 kişinin yattığı dönemlerin olduğunu aktardı. Kış aylarında ısınmanın büyük problem olduğunu ifade eden Ulusan, verilen kömürün yetersiz kalması nedeniyle eski elbiseleri, postalları, ayakkabıları ve bulabildikleri diğer eşyaları yakarak ısınmaya çalıştıklarını dile getirdi. Ulusan, "24 yaşındaydım. Çok zor günlerdi. Unutmak mümkün değil. Aradan yıllar geçti ama bugün bile düşündüğümde tüylerim diken diken oluyor. Çok şey yaşadık ve hala o günlerin etkisini taşıyoruz" diye konuştu.

15"İşkenceye maruz kaldık"

162 çocuk babası İrfan Toptaş (68) da 12 Eylül döneminde Mamak Askeri Cezaevi’nde 6 yıl kaldığını söyledi. MHP davasında yargılandıklarını belirten Toptaş, 22 Eylül 1980’de gözaltına alındığını ve gözaltı sürecinin ardından Ankara Mamak Cezaevi’ne götürüldüklerini dile getirerek, "12 Eylül döneminde Mamak Askeri Cezaevi’nde 6 yıl kaldım. MHP davasında yargılandık. 22 Eylül 1980’de gözaltına alındım. Gözaltı sürecinin ardından Ankara Mamak Cezaevi’ne götürüldük. C5’te yaklaşık bir hafta kaldık. Hem Kırıkkale’de hem de orada işkenceye maruz kaldık" dedi.dayananlar: özün 5. maddesi · 2. alıntı↩ Geldiğin yere dön

17Gözaltı sürecinin Kurban Bayramı’na denk geldiğini ifade eden Toptaş, bazı zamanlarda köpeklerin üzerlerine salındığını söyledi. Toplu namaz kılmanın yasak olduğunu belirten Toptaş, oruç tuttukları dönemlerde ise sabah verilen yiyecekleri iftar için akşam verilenleri de sahur için sakladıklarını anlattı. İddianamenin açıklanmasıyla idamla yargılandıklarını öğrendiklerini belirten Toptaş, daha sonra A1’e götürüldüklerini ve cezaevinde farklı koğuşlarda kaldıklarını söyledi. Son 3 yılın önemli bölümünü tecritte geçirdiklerini anlatan Toptaş, cezaevindeki baskının sürekli olduğunu ve 6 yılın sonunda tahliye edildiklerini ifade etti.

Ajans damgası11 Eylül 09:03YayınMetinPeykhane derlemesi

Haber seyir defteri

  1. İHA kaydı

    12 Eylül’ün karanlık yüzünü yaşadılar: İnsanlık dışı uygulamalar yıllar geçse de hafızalarda

  2. Derleme

    Metin kaynağından derlendi.

  3. Denetim

    Kaynağına karşı denetlendi.

  4. Peykhane yayını

    İlk yayın — ajans kaydından 21 dk sonra.

    şu an buradasın

Çok okunanlar

Son 2 günün en çok okunan haberleri.

  1. Scott Bessent'in Kongre konuşması protestolarla bölündü

    Dünya
  2. Besni'de 12 yaşındaki çocuk tüfekle yaralandı

    Gündem
  3. Manavgat'ta otomobil tankere çarptı: Sürücü öldü

    Gündem
  4. Aydo Yazılım operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

    Gündem
  5. Elazığ'da pikap-otomobil kazası: 2 ölü, 4 ağır yaralı

    Gündem
  6. Hakan Fidan: Suriye için en yüksek tehdit İsrail

    Dünya
  7. İki otomobilin çarpıştığı kazada Niğde'de 5 kişi yaralandı

    Gündem
  8. Şanlıurfa'da 1,5 milyar liralık hareket: 7 şüpheli yakalandı

    Gündem
  9. Yasa dışı bahis operasyonunda 50 şüpheli gözaltına alındı

    Gündem
  10. Avcılar'da servis midibüsü kaza yaptı

    Gündem