SiyasetANKA

Tuncer Bakırhan: Barış fırsatı herkesin sorumluluğu

Bakırhan, 40 yıldır süren çatışmalı dönemin siyasi ve hukuki zemine taşınması için fırsat doğduğunu söyledi.

Okur ne soruyor?
Tuncer Bakırhan: Barış fırsatı herkesin sorumluluğu
ANKA
~50 sn

Haberin özü

5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı

  • DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye'de çatışma ve şiddet zemininden siyasi ve hukuki zemine geçiş için fırsat doğduğunu belirtti.

    (İSTANBUL) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında İstanbul'da düzenlenen yürüyüşte yaptığı konuşmada, Türkiye'de çatışma ve şiddet zemininden siyasi ve hukuki zemine geçiş için bir fırsat doğduğunu belirterek, "Bu barış imkanını çok iyi değerlendirmek ve sonucuna ulaştırmak sadece Kürtlerin görevi değil, Türkiye’deki bütün kentlerin ve 86 milyonun sorumluluğundadır" dedi.

    kaynağın metninde gör →

  • Bu fırsatın Kürt meselesinin çözümü veya demokratik hak ve özgürlüklerin sonucu olmadığını söyleyen Bakırhan, sürecin demokrasiye evrilmesini mücadeleye bağladı.

    "Savaşlar emekçilerin, yoksulların, halkların ve ezilenlerin aleyhine bir eylemdir. Emekçiler ve ezilenler her daim barıştan yana olurlar. Emperyalist ve hegemonik güçler, çıkarları ve menfaatleri için savaşı örgütlerler. Onlar savaşın sonuçlarından yararlanır. Biz emekçiler, ezilenler, halklar ve inançlar da savaşın sonuçlarından zarar görürüz. Yaşamlarını yitirenler emekçilerdir, yoksullardır. Savaşın rantını yiyenler ise silah tüccarları, hegemonik ve emperyalist güçlerdir. Onun için barış her zaman emekçilerin, ezilenlerin lehine bir eylemdir. Onun için barışın iyisi ve kötüsü yoktur. En kötü barış, en iyi savaştan daha iyidir. Bugün Türkiye’de de barış için bir imkân, bir fırsat zemini doğmuştur. 40 yıllık savaşın, şiddet ve çatışma zemininden siyasi ve hukuki zemine taşınmasının imkânı çıkmıştır. Evet, bir imkân var ama o imkân Kürt meselesinin çözümü değildir. O imkân şimdilik demokratik hak ve özgürlüklerimizin sonucu değildir. O imkânı demokrasiye evriltmek, o imkânı Kürtlerin 40 yıldır uğruna mücadele ettiği, bedel ödediği, yaşamını yitirdiği, ömrünü cezaevinde geçirdiği taleplerin karşılanmasının sonucuna çevirmek biraz bugün burada olan biz devrimcilerin, Kürtlerin ve ezilenlerin mücadelesine bağlıdır. Bu imkân iyi değerlendirilirse Türkiye’de 40 yıldır süren bu savaşın sonuçlarının yaratmış olduğu olumsuzluklardan kurtulabiliriz.

    kaynağın metninde gör →

  • Türkiye bütçesinden 40 yılda 3 trilyon dolara yakın para harcandığını belirten Bakırhan, bu 3 trilyonun onurlu bir barış sürecinde emekçiye ve Türkiye halklarına gideceğini söyledi.

    Bu çatışma ve savaş ortamına 40 yılda Türkiye’nin bütçesinden 3 trilyon dolara yakın para harcandı. Bu 3 trilyon, onurlu bir barış sürecinde emekçiye, emekliye, kadına, kepengini kapatan, yaşamını idame ettiremeyen Türkiye halklarına gidecektir. Bu süreci eğer olumlu bir şekilde evriltebilirsek ne Şırnaklının ne Samsunlunun evladı yaşamını kaybedecektir. Bu süreci doğru bir şekilde sahiplenir, Kürtleri bu süreçte yalnız bırakmazsak emin olun demokrasiyi de getiririz, insan haklarını da getiririz. AİHM kararlarının uygulanmasını da sağlayabiliriz. Selahattin Demirtaşları, Figen Yüksekdağları, Leyla Güvenleri, Can Atalayları, Osman Kavalaları ve onlar gibi yüzlerce, binlerce cezaevindeki tutsağı özgürleştirebiliriz. Bu süreçte hep birlikte bugün İstanbul’daki bu barış alanında barışı savunabilirsek emin olun ne düşüncelerimizden dolayı zindanlara gireriz ne eziliriz ne sömürülürüz ne de evlatlarımızı yitiririz. Onun için bu barış imkânını çok iyi değerlendirmek ve sonucuna ulaştırmak sadece Kürtlerin görevi değil, sadece Siirtlilerin görevi değil; Edirnelilerin, Trabzonluların, Türkiye’deki bütün kentlerin ve 86 milyonun sorumluluğundadır. Bu ülkede çok kan aktı. Bu ülkede neredeyse her sokağa, her karışa acı düştü. Bu ülke yıllarca acı biriktirdi. Artık bu ülke barışı büyütmek ve barışın sonuçlarından yararlanmak istiyor.

    kaynağın metninde gör →

  • Türkiye'deki demokratik örgütlere ve siyasi partilere barışı destekleme çağrısı yapan Bakırhan, aksi halde Türkiye halklarının kaos, çatışma ve şiddet ortamını yeniden yaşamak durumunda kalacağını söyledi.

    İşte Sayın Öcalan da bir daha bu ülkede kan akmaması için, bir daha Türk ve Kürt gençleri yaşamlarını yitirmesin diye, bir daha Türk ve Kürt anneleri gözyaşı dökmesin diye büyük bir sorumluluk aldı. Büyük bir risk aldı. Bugün Türkiye’deki bütün demokratik örgütlere, siyasi partilere çağrı yapıyoruz: Lütfen bu ülkenin demokratik bir zemine kavuşması için barışı destekleyin. Barışın yanında olun. Emin olun, barış hepimizin hayatını kolaylaştıracaktır. Emin olun, barış zemininde daha güçlü mücadele edeceğiz. Daha güçlü örgütleneceğiz. Emekçilerin, ezilenlerin taleplerini daha güçlü bir şekilde savunup başarıya ulaştıracağız. Aksi hâlde tekrar Türkiye’nin yaşamış olduğu o kaos, çatışma ve şiddet ortamını Türkiye halkları yaşamak durumunda kalacak.

    kaynağın metninde gör →

Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.

Kim ne söyledi

Bu barış imkanını çok iyi değerlendirmek ve sonucuna ulaştırmak sadece Kürtlerin görevi değil, Türkiye’deki bütün kentlerin ve 86 milyonun sorumluluğundadır
Tuncer Bakırhan, DEM Parti Eş Genel Başkanı

Bağlam

Konuşma, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen yürüyüşte yapıldı.

Nerede

~48 kmYALOVAKOCAELİİSTANBUL
Şematik gösterim — ölçekli değil · İstanbul–Yalova arası ~48 km

Haberdeki sayılar

  • 40yıl

    çatışmalı dönemin süresi

  • 3trilyon dolar

    yaklaşık harcama

  • 86milyon

    sorumlu tutulan nüfus

değerler kaynak metindeki biçimiyle aktarılır

Haberde geçenler

Kaynağın kendi cümleleriyle

8 paragraflık kaynak metnin 4 paragrafı bu haberde kullanıldı.

Kaynağın tamamını göster

1(İSTANBUL) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında İstanbul'da düzenlenen yürüyüşte yaptığı konuşmada, Türkiye'de çatışma ve şiddet zemininden siyasi ve hukuki zemine geçiş için bir fırsat doğduğunu belirterek, "Bu barış imkanını çok iyi değerlendirmek ve sonucuna ulaştırmak sadece Kürtlerin görevi değil, Türkiye’deki bütün kentlerin ve 86 milyonun sorumluluğundadır" dedi.dayananlar: özün 1. maddesi · alıntı↩ Geldiğin yere dön

21 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, yaptığı konuşmada, Türkiye'de 40 yıldır süren çatışmalı dönemin siyasi ve hukuki zemine taşınması için bir imkan ortaya çıktığını belirterek, şunları söyledi:

3"Savaşlar emekçilerin, yoksulların, halkların ve ezilenlerin aleyhine bir eylemdir. Emekçiler ve ezilenler her daim barıştan yana olurlar. Emperyalist ve hegemonik güçler, çıkarları ve menfaatleri için savaşı örgütlerler. Onlar savaşın sonuçlarından yararlanır. Biz emekçiler, ezilenler, halklar ve inançlar da savaşın sonuçlarından zarar görürüz. Yaşamlarını yitirenler emekçilerdir, yoksullardır. Savaşın rantını yiyenler ise silah tüccarları, hegemonik ve emperyalist güçlerdir. Onun için barış her zaman emekçilerin, ezilenlerin lehine bir eylemdir. Onun için barışın iyisi ve kötüsü yoktur. En kötü barış, en iyi savaştan daha iyidir. Bugün Türkiye’de de barış için bir imkân, bir fırsat zemini doğmuştur. 40 yıllık savaşın, şiddet ve çatışma zemininden siyasi ve hukuki zemine taşınmasının imkânı çıkmıştır. Evet, bir imkân var ama o imkân Kürt meselesinin çözümü değildir. O imkân şimdilik demokratik hak ve özgürlüklerimizin sonucu değildir. O imkânı demokrasiye evriltmek, o imkânı Kürtlerin 40 yıldır uğruna mücadele ettiği, bedel ödediği, yaşamını yitirdiği, ömrünü cezaevinde geçirdiği taleplerin karşılanmasının sonucuna çevirmek biraz bugün burada olan biz devrimcilerin, Kürtlerin ve ezilenlerin mücadelesine bağlıdır. Bu imkân iyi değerlendirilirse Türkiye’de 40 yıldır süren bu savaşın sonuçlarının yaratmış olduğu olumsuzluklardan kurtulabiliriz.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön

4Daha dün Amed’deydim. Türkiye’nin dört bir yanında bu savaş ve çatışmadan dolayı yaşamını yitiren binlerce gencimizin taziyesi kuruldu. O taziyelerin birinde bir Barış Annesi aynen şunu söyledi: 'Biz Kürtler bu çatışma ve savaşın acılarını çok yaşadık. Bugün gönlüm diyor ki biz yaşadık ama Türkiye’de hiçbir anne bu acıyı yaşamasın.' İşte barış isteyenler, yaşamını yitiren çocukların ardından diyor ki başka anneler çocuklarını yitirmesin. Ama bugün burada, biraz önce hepinizin gördüğü gibi, savaşın en uzağında duran, savaşın olumsuzluklarını yaşamayan, savaşın derdini ve belasını çekmeyenler savaşı kutsuyor. İstiyor ki Türk ve Kürt halkının gençleri savaşsın, kan üzerinden kendilerine bir saltanat, kan üzerinden bir rant yaratsınlar. Biz de haykırıyoruz. Diyoruz ki savaşın derdini, belasını, cefasını çekenler 'barış' diyorsa Türkiye halklarına, emekçilerine düşen o barış sürecini desteklemektir. Emin olun, bu ülkede eğer onurlu bir barışı beraber örebilirsek sadece evlatlarımızın geleceğini ve yaşamını kurtarmayacağız. Emekçilerin yaşamış olduğu bu ekonomik darboğazı da ortadan kaldıracağız.

5"BARIŞ ZEMİNİNDE DAHA GÜÇLÜ MÜCADELE EDECEĞİZ"

6Bu çatışma ve savaş ortamına 40 yılda Türkiye’nin bütçesinden 3 trilyon dolara yakın para harcandı. Bu 3 trilyon, onurlu bir barış sürecinde emekçiye, emekliye, kadına, kepengini kapatan, yaşamını idame ettiremeyen Türkiye halklarına gidecektir. Bu süreci eğer olumlu bir şekilde evriltebilirsek ne Şırnaklının ne Samsunlunun evladı yaşamını kaybedecektir. Bu süreci doğru bir şekilde sahiplenir, Kürtleri bu süreçte yalnız bırakmazsak emin olun demokrasiyi de getiririz, insan haklarını da getiririz. AİHM kararlarının uygulanmasını da sağlayabiliriz. Selahattin Demirtaşları, Figen Yüksekdağları, Leyla Güvenleri, Can Atalayları, Osman Kavalaları ve onlar gibi yüzlerce, binlerce cezaevindeki tutsağı özgürleştirebiliriz. Bu süreçte hep birlikte bugün İstanbul’daki bu barış alanında barışı savunabilirsek emin olun ne düşüncelerimizden dolayı zindanlara gireriz ne eziliriz ne sömürülürüz ne de evlatlarımızı yitiririz. Onun için bu barış imkânını çok iyi değerlendirmek ve sonucuna ulaştırmak sadece Kürtlerin görevi değil, sadece Siirtlilerin görevi değil; Edirnelilerin, Trabzonluların, Türkiye’deki bütün kentlerin ve 86 milyonun sorumluluğundadır. Bu ülkede çok kan aktı. Bu ülkede neredeyse her sokağa, her karışa acı düştü. Bu ülke yıllarca acı biriktirdi. Artık bu ülke barışı büyütmek ve barışın sonuçlarından yararlanmak istiyor.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön

7İşte Sayın Öcalan da bir daha bu ülkede kan akmaması için, bir daha Türk ve Kürt gençleri yaşamlarını yitirmesin diye, bir daha Türk ve Kürt anneleri gözyaşı dökmesin diye büyük bir sorumluluk aldı. Büyük bir risk aldı. Bugün Türkiye’deki bütün demokratik örgütlere, siyasi partilere çağrı yapıyoruz: Lütfen bu ülkenin demokratik bir zemine kavuşması için barışı destekleyin. Barışın yanında olun. Emin olun, barış hepimizin hayatını kolaylaştıracaktır. Emin olun, barış zemininde daha güçlü mücadele edeceğiz. Daha güçlü örgütleneceğiz. Emekçilerin, ezilenlerin taleplerini daha güçlü bir şekilde savunup başarıya ulaştıracağız. Aksi hâlde tekrar Türkiye’nin yaşamış olduğu o kaos, çatışma ve şiddet ortamını Türkiye halkları yaşamak durumunda kalacak.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön

8Barış, haklarımızdan vazgeçmek değildir. Barış, kimliğimizden vazgeçmek değildir. Barış, taleplerimizi artık savunmayacağımız anlamına gelmemelidir. Aksine taleplerimizi, dilimizi, kimliğimizi, onurumuzu, haklarımızı daha güçlü yaşamamızın zeminini oluşturuyor. Bu zemini büyüteceğimize olan inançla bugün burada bulunan kadınları, emekçileri, işçileri, gençleri, Türkiye’nin bütün halklarını ve inançlarını saygıyla selamlıyor; bu barış sürecini başarıya ulaştırarak demokratik bir Türkiye yaratacağımıza olan inançla hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Ajans damgası1 Eylül 22:02YayınMetinPeykhane derlemesi

Haber seyir defteri

  1. ANKA kaydı

    Bakırhan: "Barış imkanını demokrasiye evriltmek hepimizin sorumluluğu"

  2. Derleme

    Metin kaynağından derlendi.

  3. Denetim

    Kaynağına karşı denetlendi.

  4. Peykhane yayını

    İlk yayın — ajans kaydından 22 dk sonra.

    şu an buradasın

Çok okunanlar

Son 2 günün en çok okunan haberleri.

  1. Elazığ'da pikap-otomobil kazası: 2 ölü, 4 ağır yaralı

    Gündem
  2. Scott Bessent'in Kongre konuşması protestolarla bölündü

    Dünya
  3. Besni'de 12 yaşındaki çocuk tüfekle yaralandı

    Gündem
  4. Manavgat'ta otomobil tankere çarptı: Sürücü öldü

    Gündem
  5. Aydo Yazılım operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

    Gündem
  6. Hakan Fidan: Suriye için en yüksek tehdit İsrail

    Dünya
  7. İki otomobilin çarpıştığı kazada Niğde'de 5 kişi yaralandı

    Gündem
  8. Şanlıurfa'da 1,5 milyar liralık hareket: 7 şüpheli yakalandı

    Gündem
  9. Yasa dışı bahis operasyonunda 50 şüpheli gözaltına alındı

    Gündem
  10. Avcılar'da servis midibüsü kaza yaptı

    Gündem