Hüseyin Baş: Fon soruşturması iktidar içi çatışma sonucu olabilir
BTP Genel Başkanı Baş, soruşturmada 800 milyar liranın üzerinde para ve 500 bine yakın mağdurdan söz etti.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, fon soruşturmasının iktidar içindeki bir çatırdama ve kavganın sonucu olabileceğini söyledi.
(ANKARA) - Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, fon soruşturmasının iktidar içerisindeki tartışmalarla bağlantılı olabileceğini ifade ederek, "Bu süreci iktidarın içindeki bir çatırdama, bir kavganın sonucu olarak gözlemliyorum. Yoksa Cumhurbaşkanı neden çıkıp da 'yorulan kenara çekilsin' diyor? Fon kriziyle yorgunluğun ne ilgisi var? Demek ki içeride bazı kimseler bazı kimselerin olmasını istemiyor veya egale edilmesini istiyor" dedi.
Baş, 800 milyar liranın üzerinde para ile 500 bine yakın yatırımcıdan ve mağdurdan söz edildiğini belirtti; meselenin Türk piyasası ve ekonomisine belki de 100 milyar dolarlık maliyeti olabileceğini söyledi.
"100 yıllık vurgun deseniz yeri olabilecek bir şey. Şu ana kadar konuşulan piyasa dolandırıcılıkları arasında hiçbiri bu rakamlara yaklaşmadı bile. 800 milyar liranın üzerinde bir paradan bahsediliyor. 20 milyar dolardan fazla bir paraya denk geliyor. 500 bine yakın yatırımcıdan bahsediliyor, mağdurdan bahsediliyor, dolayısıyla gerçekten asrın vurgunu. Türkiye yüzyılına 100 yıllık bir vurgunla girmiş gibi duruyoruz. AK Partili birçok ismin işin içinde olduğu ortaya çıkıyor ki nitekim vaktinde bakanlık yapmış bir hanımefendinin de işin içinde olduğu görülüyor. Dolayısıyla güveni aşırı derecede zedeleyen, sadece 20 milyar dolarla kalmayıp sadece mağdurların yitirilen paralarıyla kalmayıp, üzerine piyasayı dalga dalga etkileyip, belki de Türk piyasasına, ekonomisine belki de 100 milyar dolarlık bir maliyeti olabilecek bir meseleden bahsediyoruz.
Baş, YENİ Parti milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın fon soruşturmasını AKP içindeki bir gruba karşı yine AKP içindeki bir tepki olarak yorumladığını aktardı; işin içinde başka işlerin de muhtemelen olduğunu söyledi.
Ortaya saçılan isimler için gereken yapılsın. Ortaya saçılmayan isimler kimler? Bu tip finansal piyasalarda yüzde 90 kaybeder, yüzde 10 kazanır. Hep bu söylenir. Kim bu kazananlar? Nasıl kazanmışlar? Nereden kazanmışlar? Ne işlemler yapmışlar? Dolayısıyla burada işin içinde başka işler de muhtemelen var. Neden bunu söylüyorum? Şimdi bu fon krizi ortaya çıktığında buna ilişkin çok enteresan bir bakış açısını YENİ Parti milletvekili Sayın Deniz Yavuzyılmaz ortaya koydu ve 'Bu fon soruşturması AKP içinde Kozinoğlu soruşturmasını yapan bir gruba karşın yine AKP içinde buna tepki olarak konulmuş bir şey' diye bir yorum yaptı.
Baş, gazeteci Ali Çağatay'ın beraat ettiğini, Fatih Ergin'in ise tutuklu olduğunu belirterek gazetecilere yönelik adli süreçleri eleştirdi.
Gazeteci Ali Çağatay beraat etti. Sizin aynı ekranları paylaştığınız Fatih Ergin bugün tutuklu. Bir haber yaptı, titri yanlışmış! Yani buraya mı kaldık? Bu mu halkı yanıltıcı bilgi? Yani şimdi ben çıkıp, 'Su 99 derecede kaynar' diye bir tweet atsam, halkı yanıltıcı bilgiden soruşturma mı açılacak bana? Bu kadar olabilir mi? Halkı yanıltıcı bilgi, halkı kin ve düşmanlığa tahrik! Neyin tahriği? Kaç kişi bu bilgiden ötürü tahrik olup bir eyleme geçmiş? Ben 11,5 ay adli kontrolle gezdim, yurt dışına çıkmam yasak edildi. Sonunda beraat ettim. Fatih Ergin de beraat edecek. Bu ülkede hukuk her zaman var ama mahkemede, iddianamelerde değil! O da beraat edecek ve sonra ne olacak? İşin altından şu çıkacak: Pardon! Bu sürecin altından koca bir pardon çıkar, başka hiçbir şey çıkmaz.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Bu süreci iktidarın içindeki bir çatırdama, bir kavganın sonucu olarak gözlemliyorum.
Bağlam
Baş, değerlendirmelerini Meltem TV'de “Parantez” programında yaptı; fon soruşturması, soruşturma kapsamında gündeme gelen isimler, gazetecilere yönelik adli süreçler ve Türkiye'deki hukuk uygulamalarını ele aldı.
Bunları henüz bilmiyoruz
- Kaynak metin, fon soruşturmasının hangi dosya veya kurum tarafından yürütüldüğünü belirtmiyor.
Bu başlıklar cevaplandıkça haber güncellenir; cevap hangi sürümde geldiyse burada işaretlenir.
Haberdeki sayılar
Haberde geçenler
Kişiler 4
- Hüseyin Baş · kamu görevlisi
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanıdır.
- Deniz Yavuzyılmaz · kamu görevlisi
Yeni Parti milletvekilidir.
- Ali Çağatay
- Fatih Ergin
Kaynağın kendi cümleleriyle
13 paragraflık kaynak metnin 4 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(ANKARA) - Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, fon soruşturmasının iktidar içerisindeki tartışmalarla bağlantılı olabileceğini ifade ederek, "Bu süreci iktidarın içindeki bir çatırdama, bir kavganın sonucu olarak gözlemliyorum. Yoksa Cumhurbaşkanı neden çıkıp da 'yorulan kenara çekilsin' diyor? Fon kriziyle yorgunluğun ne ilgisi var? Demek ki içeride bazı kimseler bazı kimselerin olmasını istemiyor veya egale edilmesini istiyor" dedi.dayananlar: özün 1. maddesi · alıntı↩ Geldiğin yere dön
2BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Meltem TV'de "Parantez" programında fon soruşturması, soruşturma kapsamında gündeme gelen isimler, gazetecilere yönelik adli süreçler ve Türkiye'deki hukuk uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baş, şunları söyledi:
3"100 yıllık vurgun deseniz yeri olabilecek bir şey. Şu ana kadar konuşulan piyasa dolandırıcılıkları arasında hiçbiri bu rakamlara yaklaşmadı bile. 800 milyar liranın üzerinde bir paradan bahsediliyor. 20 milyar dolardan fazla bir paraya denk geliyor. 500 bine yakın yatırımcıdan bahsediliyor, mağdurdan bahsediliyor, dolayısıyla gerçekten asrın vurgunu. Türkiye yüzyılına 100 yıllık bir vurgunla girmiş gibi duruyoruz. AK Partili birçok ismin işin içinde olduğu ortaya çıkıyor ki nitekim vaktinde bakanlık yapmış bir hanımefendinin de işin içinde olduğu görülüyor. Dolayısıyla güveni aşırı derecede zedeleyen, sadece 20 milyar dolarla kalmayıp sadece mağdurların yitirilen paralarıyla kalmayıp, üzerine piyasayı dalga dalga etkileyip, belki de Türk piyasasına, ekonomisine belki de 100 milyar dolarlık bir maliyeti olabilecek bir meseleden bahsediyoruz.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
4"İŞİN İÇİNDE FATMA BETÜL SAYAN OLMASAYDI"
5Hükümete yakın kanalları izlediğimiz zaman yorumcuların sürekli bir iç muhasebe ve millete yalvarır derecede, 'Bize güvenin, içimizde çürükler olabilir ama bizde bir problem yok' serzenişleri var. 25 yıllık iktidarın neticesinde bu noktaya geldiyseniz bu gözlemlenmesi gülünç bir durum. Hükümete yakın bir kanalda birkaç yorumcuyu izliyorum. 'Fatma Betül Sayan Kaya işin içinde olmasaydı biz burada böyle mi konuşacaktık? Hayır, daha farklı konuşacaktık ama bak, diyor, işin içinde o da var bazı şeyleri söyleyemez olduk' diyor. Bir yandan da kızıyor. Aslında bu bir çelişkinin itirafı. Bir AKP'li işin içinde olunca sizi bazı şeyleri söylemekten alıkoyan ne ki?
6Ortaya saçılan isimler için gereken yapılsın. Ortaya saçılmayan isimler kimler? Bu tip finansal piyasalarda yüzde 90 kaybeder, yüzde 10 kazanır. Hep bu söylenir. Kim bu kazananlar? Nasıl kazanmışlar? Nereden kazanmışlar? Ne işlemler yapmışlar? Dolayısıyla burada işin içinde başka işler de muhtemelen var. Neden bunu söylüyorum? Şimdi bu fon krizi ortaya çıktığında buna ilişkin çok enteresan bir bakış açısını YENİ Parti milletvekili Sayın Deniz Yavuzyılmaz ortaya koydu ve 'Bu fon soruşturması AKP içinde Kozinoğlu soruşturmasını yapan bir gruba karşın yine AKP içinde buna tepki olarak konulmuş bir şey' diye bir yorum yaptı.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
7"ALİ ÇAĞATAY BERAAT ETTİ PEKİ NEDEN TUTUKLANDI?"
8Gazeteci Ali Çağatay beraat etti. Sizin aynı ekranları paylaştığınız Fatih Ergin bugün tutuklu. Bir haber yaptı, titri yanlışmış! Yani buraya mı kaldık? Bu mu halkı yanıltıcı bilgi? Yani şimdi ben çıkıp, 'Su 99 derecede kaynar' diye bir tweet atsam, halkı yanıltıcı bilgiden soruşturma mı açılacak bana? Bu kadar olabilir mi? Halkı yanıltıcı bilgi, halkı kin ve düşmanlığa tahrik! Neyin tahriği? Kaç kişi bu bilgiden ötürü tahrik olup bir eyleme geçmiş? Ben 11,5 ay adli kontrolle gezdim, yurt dışına çıkmam yasak edildi. Sonunda beraat ettim. Fatih Ergin de beraat edecek. Bu ülkede hukuk her zaman var ama mahkemede, iddianamelerde değil! O da beraat edecek ve sonra ne olacak? İşin altından şu çıkacak: Pardon! Bu sürecin altından koca bir pardon çıkar, başka hiçbir şey çıkmaz.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
9"FATİH ERGİN NE YAPTI, KOZİNOĞLU NEDEN CEZAEVİNDEYDİ?"
10Meclis açılışında gündem ağırlıklı olarak yeni anayasaydı. Halkı yanıltıcı bilgi adı altında insanları tutuklamaya gerekçe oluşturur gibi yeni bir anayasa yapıp demokrasiyi daha da zedeleyecekseniz bu olmaz. Neden söylüyorum bunu? Sayın Cumhurbaşkanı Meclis'te konuşurken, 'mevcut anayasa kuvvetler ayrılığı ilkesini vesayetlere bağlıyor. Bu yüzden sivil bir anayasaya ihtiyacımız var' diye bir ifade kullandı. Tamam da kuvvetler ayrılığı ilkesini tek bir organa toplayan en son 2017 anayasa değişikliği. Dert kuvvetler ayrılığı idiyse 2017'de yapsaydık. Ben mahkemelerde hukuksuzluk olacağına hiçbir zaman inanmıyorum ama bu iddianameleri daha dikkatli yazmak gerekiyor ve insanların hakkına riayet etmek gerekiyor. Sonuçta bunun adı ne? İddianame.
11Bir iddiada bulunuyorsunuz. İddiada bulunduğunuz kişiyi sulh cezaya gönderiyorsunuz ve 'Tutuklansın' diyorsunuz. Tutuklandıktan sonra 3 ay zaman geçiyor. Yargılamaya geçiliyor. Mahkeme beraat veriyor. E ne oldu? Pardon. Böyle olur mu? Fatih Ergin ne yaptı? Adli tıp doktoru değil de cezaevi doktoru demiş. Bunun aslında halkı yanıltıcı bilgiyi değil benim canımı sıkan bilgiyi alenen yayma suçlaması. Süleyman Soylu İçişleri Bakanı'yken, 'Sen binaya gir, hukuk arkadan gelir' demişti. Bak hukuka bak! Sizin insanlığınız mı yok ya? Hukuka uymamanın hangi hümanist, insani, İslami, dini bir yorumu olabilir? Herkes şunu bugün tartışıyor; Kozinoğlu kim tarafından öldürüldü? Nasıl öldürüldü? Kaçta öldürüldü? İşte adli tıp ne yaptı? Yanındakiler ne yaptı? Kimse şunu konuşmuyor şu an Türkiye'de; Kozinoğlu'nun içeride ne işi vardı? Sorulması gereken soru bu. Türkiye'nin artık hukuk zeminine oturması lazım.
12"FON KRİZİYLE YORGUNLUĞUN NE İŞİ VAR?"
13Dünyada fon krizi olur, milletin evi gider, arabası gider. Bizimkinin geleceğinin hayalleri gidiyor. Bankaya borçlanmış, o para batıyor. Annesinin bileziğini almış, eşinin küpesini bozmuş, o para gidiyor. Millet birikimini batırırken biz yarınımızı bugünden satıp bir hayalimizi batırıyoruz. Bu soruyu sorduğumuz zaman fon krizinin üstesinden gelecek Türkiye. Böyle gündelik, palyatif çözümlerle bugünü kurtaralım, yarın bakarız mantığıyla hareket edersek ne iktidarın faydasına iş çıkar, ne muhalefetin, ne milletin. Dolayısıyla ben bütün bu süreci hem futbolda yaşanan, hem hukukta yaşanan hem işte farklı farklı gördüğümüz bütün alanlarda yaşanan meselenin iktidarın içindeki bir çatırdama, bir kavganın sonucu olarak gözlemliyorum. Yoksa fon krizi olduğunda Sayın Cumhurbaşkanı neden çıkıp da 'yorulan kenara çekilsin' diyor? Fon kriziyle yorgunluğun ne ilgisi var? Demek ki içeride bazı kimseler bazı kimselerin olmasını istemiyor veya egale edilmesini istiyor. Olacağı da budur zaten. Bunları da zamanla izleyip göreceğiz. Umarım Türkiye bu süreçten çok yara almadan çıkar. Önümüzdeki süreçte birçok şeyin değişeceğini, dünyanın değişeceğini gözlemliyoruz. İnşallah Türkiye değişmez."
Ajans damgası2 Ekim 17:21YayınMetinPeykhane derlemesi