Bülent Arınç, Süleymancılar soruşturmasında gizlilik istedi
Arınç, gizlilik ve masumiyet karinesine uyulmasını istedi; Ceza Muhakemesi Kanunu'na aykırı uygulamalar bulunduğunu savundu.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Süleymancılar Cemaati soruşturmasında gizlilik kuralına ve masumiyet karinesine titizlikle uyulması çağrısında bulundu.
(ANKARA) - Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen Süleymancılar Cemaati ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin, soruşturmanın gizliliği ve masumiyet karinesine dikkat edilmesi çağrısında bulundu. Arınç, "Savcılarımız, kolluk kuvvetlerimiz, hakimlerimiz ne olur soruşturmanın gizliliği konusunda çok titiz davransınlar. Hukukun gereğini yapsınlar ve sonucunu hepimiz alkışlarla karşılayalım" dedi.
Arınç, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın soruşturmanın herhangi bir cemaat veya tarikata değil, kişilerin işlediği iddia edilen adi suçlara yönelik olduğu yönündeki açıklamalarına itibar ettiğini belirtti.
Arınç, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın soruşturmanın herhangi bir cemaat veya tarikata yönelik olmadığı, kişiler tarafından işlendiği iddia edilen adi suçlar nedeniyle yürütüldüğü yönündeki açıklamalarına itibar ettiğini belirtti. Bakanların bu ifadelerinde samimi olduklarına ve özen gösterdiklerine inandığını söyleyen Arınç, devam eden soruşturma sürecinde Ceza Muhakemesi Kanunu'na açıkça aykırı uygulamalar bulunduğunu savundu.
Arka planArınç, Süleymancılar ile AK Parti arasındaki mesafenin bir milletvekilliği tercihiyle açıldığını, ardından kuzenler arası mal ve mülkiyet anlaşmazlığına dönüştüğünü belirtti.Soruşturmalarda delilden hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Arınç, suçlama yapılarak delil aranmasının yanlış olduğunu ifade etti.
Soruşturmalarda delilden hareket edilmesi gerektiğini belirten Arınç, "Bugün delilden hareket ederek kişiye yönelmek ne kadar doğruysa, birtakım suçlamalar yaparak onlara göre delil aramak fevkalade yanlıştır" dedi.
Süleymancılar üzerinden cemaat ve tarikatların kapatılması çağrılarını eleştiren Arınç, bu yapıların Türkiye'de uzun yıllardır var olan sosyolojik yapılar olduğunu söyledi.
Süleymancılar üzerinden "cemaat ve tarikatlar kapatılsın" şeklinde yapılan çağrıları da eleştiren Arınç, cemaat ve tarikatların sosyolojik yapılar olduğunu söyledi. Türkiye'de bu yapıların uzun yıllardır var olduğunu belirten Arınç, 12 Eylül sonrasında yargılanan cemaatin lideri Kemal Kaçar'ın avukatlığını yapan eski Türk hukukçu ve siyasetçi Muammer Aksoy'un sözlerini de hatırlattı.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Bugün delilden hareket ederek kişiye yönelmek ne kadar doğruysa, birtakım suçlamalar yaparak onlara göre delil aramak fevkalade yanlıştır
Bağlam
Arınç, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın soruşturmanın herhangi bir cemaat veya tarikata yönelik olmadığı, kişiler tarafından işlendiği iddia edilen adi suçlar nedeniyle yürütüldüğü yönündeki açıklamalarına itibar ettiğini belirtti.
Sözlük
- Masumiyet karinesi
- Bir kimsenin suçluluğu mahkeme kararıyla kesinleşene kadar masum kabul edilmesini öngören temel ceza hukuku ilkesi.
Haberde geçenler
Kişiler 1
- Bülent Arınç · kamu görevlisi
Eski TBMM Başkanı ve siyasetçi.
Kurumlar 1
Kaynağın kendi cümleleriyle
17 paragraflık kaynak metnin 4 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(ANKARA) - Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen Süleymancılar Cemaati ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin, soruşturmanın gizliliği ve masumiyet karinesine dikkat edilmesi çağrısında bulundu. Arınç, "Savcılarımız, kolluk kuvvetlerimiz, hakimlerimiz ne olur soruşturmanın gizliliği konusunda çok titiz davransınlar. Hukukun gereğini yapsınlar ve sonucunu hepimiz alkışlarla karşılayalım" dedi.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
2Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yazılı açıklama yaptı.
3Arınç, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın soruşturmanın herhangi bir cemaat veya tarikata yönelik olmadığı, kişiler tarafından işlendiği iddia edilen adi suçlar nedeniyle yürütüldüğü yönündeki açıklamalarına itibar ettiğini belirtti. Bakanların bu ifadelerinde samimi olduklarına ve özen gösterdiklerine inandığını söyleyen Arınç, devam eden soruşturma sürecinde Ceza Muhakemesi Kanunu'na açıkça aykırı uygulamalar bulunduğunu savundu.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
4Soruşturmanın gizliliğinin esas olduğunu vurgulayan Arınç, iddianame düzenlenip mahkemece kabul edilmeden önce kişilerin masumiyet karinesinin korunması gerektiğini ifade etti. Arınç, "Bu süreç neticesinde maalesef sosyal medyada kişiler infaz edilmektedir. Yazılı ve görsel basında da konuyla ilgisi ve bilgisi olmayan insanlar hüküm vermekte" diye konuştu.
5Arınç, bazı görseller üzerinden kişilerin mal varlıkları veya yaptıkları işler hakkında "çarpık ifadeler" kullanıldığını belirterek, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının yanında adil soruşturma ve adil yargılama hakkının da temel bir hak olduğunu kaydetti.
6"SUÇLAMA YAPARAK DELİL ARAMAK FEVKALADE YANLIŞ"
7Soruşturmalarda delilden hareket edilmesi gerektiğini belirten Arınç, "Bugün delilden hareket ederek kişiye yönelmek ne kadar doğruysa, birtakım suçlamalar yaparak onlara göre delil aramak fevkalade yanlıştır" dedi.dayananlar: özün 3. maddesi · alıntı↩ Geldiğin yere dön
8Süleymancılar üzerinden "cemaat ve tarikatlar kapatılsın" şeklinde yapılan çağrıları da eleştiren Arınç, cemaat ve tarikatların sosyolojik yapılar olduğunu söyledi. Türkiye'de bu yapıların uzun yıllardır var olduğunu belirten Arınç, 12 Eylül sonrasında yargılanan cemaatin lideri Kemal Kaçar'ın avukatlığını yapan eski Türk hukukçu ve siyasetçi Muammer Aksoy'un sözlerini de hatırlattı.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
9Arınç, Aksoy'un cemaatin yurtlarını ve Kur'an kurslarını ziyaret ettiğini, burada Kur'an'ın öğretilmesi dışında bir faaliyet görmediğini söylediğini aktardı.
10"CEMAAT MENSUBU OLMADIM"
11Kendisinin de söz konusu oluşumu geçmişten beri tanıdığını belirten Arınç, Kemal Kaçar'la hukuk fakültesinde öğrenciyken tanıştığını ancak cemaat mensubu olmadığını söyledi. Arınç şu ifadeleri kullandı:
12"Ben bu oluşumu eskiden beri tanırım. Kemal Kaçar'la Hukuk Fakültesinde okuduğum yıllarda tanışmışlığım da oldu. Fakat cemaat mensubu olmadım. Bunların Silistreli Süleyman Hilmi Tunahan liderliğinde, Kur'an okumanın ve öğretmenin yasak olduğu dönemlerden başlayarak Türkiye'de Kur'an kursları adıyla Kur'an eğitimi ve öğretimi yaptırdığını biliyorum ve onlara inanıyorum. Bulunduğum şehirlerin hepsinde ve gittiğim her yerde onlarla dostane ilişkiler içinde oldum. Çünkü onlar, hakikaten Kur'an hizmetkârı birer insandılar. İmam hatip düşmanlıklarının da zaman içerisinde köreldiğini biliyorum. Rahmetli Ahmet Arif Denizolgun'la da aynı yıl milletvekili oldum. Alanya'daki dostluklarımızı da zaman zaman dile getirdiğimiz olurdu ama bunu ayrıca belki bir canlı yayında açıklamak isterim. 2011 seçimleri sırasında Genel Başkanımızın da bilgisi dâhilinde kendisiyle üç dört defa özel görüşmelerim olmuştu. Kendisinden AK Parti'ye bir destek sağlayamadım ama pek çok konuyu ortaya koyarak konuşma imkânımız olmuştu."
13Arınç, Süleymancılarla AK Parti arasındaki mesafenin zaman içerisinde açıldığını belirterek, bu sürecin iki kardeşten birinin AK Parti'den milletvekili olması ve diğerinin buna karşı çıkmasıyla başladığını, yıllar sonra ise kuzenler arasındaki mal ve mülkiyet anlaşmazlığına dönüştüğünü söyledi.
14Arınç, "Biz, bunlarda taraf olamayız. Ama hukuka, kanuna açıkça aykırı eylemleri varsa şüphesiz hâkimlerimiz, savcılarımız davalarını açarlar, kişiler yargılanırlar. Ancak bu soruşturma içerisinde ismi geçen o kadar temiz ve mükemmel insanlar var ki, onların bir şekilde isimlerinin geçmesini bile ben kendileri açısından mahzurlu buluyorum. O zaman ısrar ediyorum, lütfen savcılarımız, kolluk kuvvetlerimiz, hâkimlerimiz ne olur soruşturmanın gizliliği konusunda çok titiz davransınlar. Hukukun gereğini yapsınlar ve sonucunu hepimiz alkışlarla karşılayalım" dedi.
15"AK PARTİ'Yİ DESTEKLESEYDİLER OPERASYON OLUR MUYDU?"
16Arınç, kendisine "Bu cemaat AK Parti'yi destekleseydi başlarına böyle bir iş gelir miydi? Böyle bir operasyon olur muydu?" sorusunun yöneltildiğini de belirtti ve şu ifadeleri kullandı:
17"Ben onlara rahatlıkla şunu söyleyebilmeliyim: 'Hayır, bizim şu veya bu cemaate, şu veya bu tarikata peşin hükümlü bir düşmanlığımız yok. AK Parti'yi desteklesin veya desteklemesin. Kendi işlerine iyi baksınlar, kendi işlerinde iyi olsunlar, ülkeye, millete faydalı hizmetler yapsınlar. Ama bunlardan hangisi olursa olsun eğer kanuna göre açıkça suç teşkil eden işler yapıyorlarsa biz bunların üzerine gideriz, gitmeye mecburuz.' diyebilmeliyim. Adalet Bakanımızdan ve İçişleri Bakanımızdan bu hassasiyeti bekleme hakkını kendimde görüyorum."
Ajans damgası27 Ağustos 18:19YayınMetinPeykhane derlemesi