CHP, kurultay davasında temyizden feragat etti
CHP, temyiz incelemesinin kurultay takvimini geciktirebileceğini belirtti; Murat Emir kararı eleştirdi.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
6 iddianın 6 tanesi kaynağa bağlı
CHP, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kurultay davasındaki kararına yönelik temyiz başvurusundan feragat etti.S4'de eklendi
(ANKARA) - CHP, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kurultay davasına ilişkin kararına yönelik yapılan temyiz başvurusundan feragat etti. Dilekçede, davacıların da temyiz başvurularından feragat ettiği belirtilerek, “hukuken geçerli temyiz başvurusu kalmadığı” ve “Kurultay sürecini geciktirebileceği” gerekçeleriyle tüm temyiz istemlerinin reddi ve kararın kesinleştirilmesi talep edildi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, temyiz incelemesinin uzun sürmesinin olağan kurultay sürecini geciktirebileceğini söyledi.S4'de eklendi
Temyiz incelemesinin uzun sürmesinin kurultay sürecini geciktirebileceği değerlendirilerek alınan bu karar doğrultusunda, CHP adına yapılmış temyiz başvurusundan feragat edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi, bundan sonraki süreçte de örgütün iradesi ve partinin demokratik işleyişi doğrultusunda, kurultay sürecinin en kısa sürede ve sağlıklı biçimde tamamlanması için çalışmalarını sürdürecektir."
14 Eylül 2026 tarihli dilekçede, CHP’nin temyizden feragat ettiği Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne bildirildi.S4'de eklendi
CHP vekili Avukat Kadri Gökhan Sultan tarafından Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi aracılığıyla sunulan 14 Eylül 2026 tarihli dilekçede, CHP’nin daha önce yaptığı temyiz başvurusundan feragat ettiği bildirildi.
Davacıların da temyiz başvurularından feragat ettiği belirtilerek tüm temyiz istemlerinin reddedilmesi ve kararın kesinleştirilmesi talep edildi.S4'de eklendi
Dilekçede, davacılar Kamile Bahar Önal, Yılmaz Özkanat, Hatip Karaaslan ve Levent Çelik’in de temyiz başvurularından feragat ettikleri belirtildi. Bu nedenle davaların kabul edilen bölümleri bakımından hukuken geçerli bir temyiz başvurusu kalmadığı savunularak, tüm temyiz istemlerinin reddedilmesi ve dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’ne gönderilerek kararın kesinleştirilmesi talep edildi.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP’nin temyiz başvurusundan feragat etmesini “yargıdan kaçmak” olarak nitelendirdi.S4'de eklendi
Temyiz başvurusunun geri çekilmesini "yargıdan kaçmak" olarak nitelendiren Emir, dosyanın esastan reddedileceği endişesiyle hareket edildiğini savundu. Emir, "Bugün de sanki çok önemli bir şey yapmış gibi temyiz ile ilgili esas başvuruyu geri çektiklerini söylüyorlar. Bir defa şunu siyaseten söylemek lazım: Bu bizim gözümüzde değersiz bir geri çekiştir. Bu yargıdan kaçmaktır. Bu dosyayı Yargıtayın önünden kaçırma çabasıdır. Bu kararın çok büyük bir ihtimalle hem tedbirin kaldırılması hem de dosyanın esastan reddedilmesi sonucunu bildikleri için bu kez dosyayı kaçırmak, yargıdan kaçmak telaşına düşmüşlerdir. Bu, korkunun, paniğin ve çaresizliğin ifadesidir" diye konuştu.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Bu yargıdan kaçmaktır.
Bağlam
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 4-5 Kasım 2023’teki CHP 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” ile sakatlandığına ve iptaline hükmetmişti.
Nerede
Sözlük
- Mutlak butlan
- Bir hukuki işlemin kurucu unsurlarındaki ya da kanunun emredici hükümlerindeki aykırılık nedeniyle baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması durumu.
Görseller
Haberde geçenler
Kişiler 2
- Müslim Sarı · kamu görevlisi
CHP Sözcüsü.
- Murat Emir · kamu görevlisi
YENİ Parti Grup Başkanvekili.
Kaynağın kendi cümleleriyle
48 paragraflık 4 kaynak belgesinin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1. kaynak belgesi
1Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Müslim Sarı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne daha önce yapılmış olan temyiz başvurusuna ilişkin, "CHP adına yapılmış temyiz başvurusundan feragat edilmiştir" dedi.
2CHP Sözcüsü Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:
3"Partimiz, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı ilamına yönelik daha önce yapılmış olan temyiz başvurusundan feragat etme kararı almıştır. 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu toplantısında açıklanan olağan kongre takvimi doğrultusunda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir an önce meşru ve sağlıklı bir kurultay sürecini tamamlaması hedeflenmektedir. Temyize taraf olan Özgür Özel ve arkadaşlarının partimizden istifa ederek yeni bir parti kurmuş olmaları, söz konusu kişilerin taraf olma durumunu ortadan kaldırmıştır. Ayrıca partimizin olağan kurultay takviminin işlemeye başlamış olması nedeniyle davanın bir an önce karara bağlanması gereği ortaya çıkmıştır. Temyiz incelemesinin uzun sürmesinin kurultay sürecini geciktirebileceği değerlendirilerek alınan bu karar doğrultusunda, CHP adına yapılmış temyiz başvurusundan feragat edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi, bundan sonraki süreçte de örgütün iradesi ve partinin demokratik işleyişi doğrultusunda, kurultay sürecinin en kısa sürede ve sağlıklı biçimde tamamlanması için çalışmalarını sürdürecektir."
2. kaynak belgesi
4(ANKARA) - CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin, CHP kurultay davasında verdiği "mutlak butlan" kararına, CHP adına yapılmış temyiz başvurusundan feragat edildiğini belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi, bundan sonraki süreçte de örgütün iradesi ve partinin demokratik işleyişi doğrultusunda, kurultay sürecinin en kısa sürede ve sağlıklı biçimde tamamlanması için çalışmalarını sürdürecektir" dedi.
5CHP Sözcüsü Müslim Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:
6"Partimiz, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı ilamına yönelik daha önce yapılmış olan temyiz başvurusundan feragat etme kararı almıştır. 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu toplantısında açıklanan olağan kongre takvimi doğrultusunda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir an önce meşru ve sağlıklı bir kurultay sürecini tamamlaması hedeflenmektedir.
7Temyize taraf olan Özgür Özel ve arkadaşlarının partimizden istifa ederek yeni bir parti kurmuş olmaları, söz konusu kişilerin taraf olma durumunu ortadan kaldırmıştır. Ayrıca partimizin olağan kurultay takviminin işlemeye başlamış olması nedeniyle davanın bir an önce karara bağlanması gereği ortaya çıkmıştır.
8Temyiz incelemesinin uzun sürmesinin kurultay sürecini geciktirebileceği değerlendirilerek alınan bu karar doğrultusunda, CHP adına yapılmış temyiz başvurusundan feragat edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi, bundan sonraki süreçte de örgütün iradesi ve partinin demokratik işleyişi doğrultusunda, kurultay sürecinin en kısa sürede ve sağlıklı biçimde tamamlanması için çalışmalarını sürdürecektir."dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
3. kaynak belgesi
9(ANKARA) - CHP, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kurultay davasına ilişkin kararına yönelik yapılan temyiz başvurusundan feragat etti. Dilekçede, davacıların da temyiz başvurularından feragat ettiği belirtilerek, “hukuken geçerli temyiz başvurusu kalmadığı” ve “Kurultay sürecini geciktirebileceği” gerekçeleriyle tüm temyiz istemlerinin reddi ve kararın kesinleştirilmesi talep edildi.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
10CHP vekili Avukat Kadri Gökhan Sultan tarafından Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi aracılığıyla sunulan 14 Eylül 2026 tarihli dilekçede, CHP’nin daha önce yaptığı temyiz başvurusundan feragat ettiği bildirildi.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
11Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne gönderilmek üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’ne sunulan 14 Eylül 2026 tarihli dilekçede, davacılar Kamile Bahar Önal, Yılmaz Özkanat, Hatip Karaaslan ve Levent Çelik tarafından açılan davaların kabulüne karar verildiği belirtildi.
12Dilekçede, CHP’nin daha önceki temyiz başvurusunun “Özgür Özel’in talebiyle” ve dönemin CHP avukatlarınca yapıldığı ifade edildi. Özgür Özel’in karar tarihinde görevden ayrılmış olması nedeniyle yetkisinin bulunmadığı savunulan dilekçede, dönemin avukatları tarafından CHP adına temyiz başvurusu yapıldığı aktarıldı.
13Feragat dilekçesinde, şunlar kaydedildi:
14“Anılan Mahkeme kararı ile Partinin yönetiminden uzaklaştırılmış ve dolayısıyla yetkisi bitmiş Sayın Özgür Özel’in hukuka uygun düşmeyen (yetkisiz) talimatı ile temyiz yapılmış olmasına karşın; yapılmış temyiz başvuru ve iradesine saygı gösterilmiş ve bugüne değin temyiz başvurusu geri çekilmemiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin kararının, dosya kapsamına, somut gerçekliklere ve Adalete uygun nitelikte bir karar olduğu konusunda tarafımızda bir şüphe olmamakla beraber; bu kararın temyiz incelemesinden geçmesi yoluyla Sayın Özgür Özel ve yönetiminde de aynı inanç ve kabullerin oluşabilmesi, kamuoyunda yaratılmış haksız algıların ortadan kaldırılması adına bugüne kadar temyiz başvurusundan feragat edilmemiştir.”
15Dilekçede, Özgür Özel ve yönetiminin CHP üyeliğinden istifa ederek başka bir parti kurduğu belirtilerek, meşru bir kurultayın hızlı şekilde gerçekleştirilmesi için önceki kararın değiştirilmesi ihtiyacının ortaya çıktığı ifade edildi.
16"KURULTAY SÜRECİ GECİKEBİLİR"
17Dilekçede, 10 Eylül 2026 tarihli CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında olağan kurultay takviminin açıklandığı ve kurultayın hızlı şekilde gerçekleştirilmesi yönündeki iradenin ortaya konulduğu belirtildi. Temyiz incelemesinin uzun sürebileceği ve bu durumun kurultay sürecini geciktirebileceği ifade edilen dilekçede, bu nedenle CHP’nin temyiz başvurusundan feragat etme kararı aldığı bildirildi.
18DAVACILAR DA TEMYİZDEN FERAGAT ETTİ
19Dilekçede, davacılar Kamile Bahar Önal, Yılmaz Özkanat, Hatip Karaaslan ve Levent Çelik’in de temyiz başvurularından feragat ettikleri belirtildi. Bu nedenle davaların kabul edilen bölümleri bakımından hukuken geçerli bir temyiz başvurusu kalmadığı savunularak, tüm temyiz istemlerinin reddedilmesi ve dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’ne gönderilerek kararın kesinleştirilmesi talep edildi.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
20“FER’İ MÜDAHİLLERİN TEMYİZLERİ DE HUKUKEN GEÇERLİ DEĞİL”
21CHP’nin feragat dilekçesinde, CHP yanında davaya katılan fer’i müdahiller tarafından yapılan temyiz başvurularının da hukuken geçerli olmadığı savunuldu. Dilekçede, bu kapsamda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 66, 68/1 ve 69/1’inci maddelerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 8 Kasım 2017 tarihli kararına ve Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. kararına atıf yapıldı.
22FAHRİ TAŞDELEN’İN BAŞVURUSUNA DA İTİRAZ
23Dilekçede, kendisini “asli müdahil” olarak nitelendiren Fahri Taşdelen’in de geçerli bir temyiz başvurusunun bulunmadığı ileri sürülerek, Taşdelen’in müdahillik talebinin Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 15 Eylül 2025 tarihli duruşmada tefrik edildiği ve mahkemece müdahilliğinin kabul edilmediği belirtildi. Dilekçede ayrıca Taşdelen’in hiçbir zaman kurultay delegesi olmadığı ve kurultaylarda oy kullanma hakkının bulunmadığı ifade edilerek, temyiz başvurusunun hukuken geçerli olmadığı öne sürüldü.
24CHP, tüm temyiz istemlerinin feragat nedeniyle reddedilmesini ve dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’ne gönderilerek kararın kesinleştirilmesini talep etti.
25NE OLMUŞTU?
26Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs tarihli kararında, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” ile sakatlandığına ve iptaline hükmetti.
27Mahkeme ayrıca, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesinde görevde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin “karar kesinleşinceye kadar” tedbiren görev üstlenmelerine/göreve iade edilmelerine karar verdi.
28Kararın temyiz edilmesinin ardından dosya, 20 Temmuz Pazartesi günü başlayan adli tatil öncesinde, 17 Temmuz Cuma günü temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne gönderildi.
4. kaynak belgesi
29(TBMM) - YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP yönetiminin "mutlak butlan" kararına ilişkin Yargıtay'a yapılan temyiz başvurusunu geri çekmesini "yargıdan kaçmak" olarak nitelendirerek, "Bu, korkunun, paniğin ve çaresizliğin ifadesidir. Dosyayı Yargıtay görecek de esastan bozacak diye panikleyince alelacele Yargıtay'ın önünden kaçırmaya çalışıyorlar" dedi.
30YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM düzenlediği basın toplantısında CHP yönetiminin mutlak butlan için Yargıtay’a yapılan temyiz başvurusunu geri çekmesi ve Üsküdar Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
31CHP'ye yönelik mutlak butlan kararını hatırlatan Emir, "Cumhuriyet Halk Partisinin başına bir butlan yönetimi atandı. Bu butlan yönetimi ilk geldiği günden itibaren bizim tedbir başvurusuna itirazımızı geri çekti. 'Tedbir devam etsin' dedi. Ama aynı Yargıtayın o dosyayı görmesi için sebeplerden birisi olan itiraz dilekçesini çekmedi" dedi.
32Emir, sürecin bir siyasi mühendislik olduğunu öne sürerek, "Her defasında biz bu butlan kararının siyasi mühendislik amacıyla yapıldığını, Cumhuriyet Halk Partisi'nin o günkü partinin iktidara yürüyüşünden korktukları için durduramayacaklarını anladıkları için eskiden kolayca yendikleri o yönetimi getirip bir kargaşa yaratmak üzere yapıldığını söylemiştik. Öylesine bir siyasi mühendislik vardı ki tedbir kararını Genel Merkez için veriyorlar. Genel Başkan için tedbir kararı veriyorlar. Ama İstanbul'da zaten arzu ettikleri, zaten sözde tedbirle gelen bir il başkanı olduğu için her nasılsa İstanbul'a tedbir koymuyorlar. Böylesine siyasi bir karar" dedi.
33"BU BİZİM GÖZÜMÜZDE DEĞERSİZ BİR GERİ ÇEKİŞTİR"
34Temyiz başvurusunun geri çekilmesini "yargıdan kaçmak" olarak nitelendiren Emir, dosyanın esastan reddedileceği endişesiyle hareket edildiğini savundu. Emir, "Bugün de sanki çok önemli bir şey yapmış gibi temyiz ile ilgili esas başvuruyu geri çektiklerini söylüyorlar. Bir defa şunu siyaseten söylemek lazım: Bu bizim gözümüzde değersiz bir geri çekiştir. Bu yargıdan kaçmaktır. Bu dosyayı Yargıtayın önünden kaçırma çabasıdır. Bu kararın çok büyük bir ihtimalle hem tedbirin kaldırılması hem de dosyanın esastan reddedilmesi sonucunu bildikleri için bu kez dosyayı kaçırmak, yargıdan kaçmak telaşına düşmüşlerdir. Bu, korkunun, paniğin ve çaresizliğin ifadesidir" diye konuştu.dayananlar: özün 5. maddesi · alıntı↩ Geldiğin yere dön
35Daha önce kurultay çağrısında bulunduklarını ancak mahkeme bahanesiyle bunun reddedildiğini belirten Emir, konuşmasına şöyle devam etti:
36"Daha önce defalarca 'Kurultaya gidin' dedik. 'Hayır, gidemeyiz' dediler. Niye? 'Çünkü tedbir kararı var, mahkemenin kararı var, Yargıtayda dosya var. Dosya oradayken kurultaya gidemeyiz' dediler. 'Çekin' dedik. 'Çekemeyiz' dediler. Türkiye'de saygın ne kadar hukukçu var bu konuda kitap yazmış, kalem oynatmış, ulusal ve uluslararası seviyede ne kadar hukukçu varsa hepsi dediler ki bu asla bir gerekçe olamaz. Bu temyiz kararı dosyasının orada olması kurultaya engel değildir. Kurultay yapılabilir Ama yapmadılar. Çünkü o gün o koltukta oturmak için, partinin bütün maddi olanaklarını ve siyasi birikimini yağmalamak için ne gerekiyorsa onu yapıyorlardı.
37Dosya Bölge Adliye Mahkemesinde, İstinaf Mahkemesinde 58 gün bekletildi. Yargıtay görmesin diye ve adli tatilin başlayacağı gün düğmeye basıldı ve 58 gün sonra o dosya Yargıtaya gidebildi. İşler yolundayken Yargıtaya gitmesin diye her şeyi yapın, kurultay olmasın diye her türlü bahaneyi söyleyin ama dosyayı Yargıtay görecek de esastan bozacak diye panikleyince de alelacele o dosyayı Yargıtayın önünden kaçırmaya çalışın. Bu asla bizim kabul edebileceğimiz bir şey olmadığı gibi Türkiye demokrasisi için yepyeni bir yanlışa daha işaret etmektedir."
38"YARGITAY BU DOSYAYI GÖRMELİDİR, GÖRECEKTİR"
39Dilekçenin geri çekilmesinin hukuken bir hükmü bulunmadığını belirten Emir, 4 ayrı gerekçe sıraladı. Emir, şu ifadeleri kullandı:
40"Bir defa bunların bu dosyaları, bu temyiz ve tedbire dönük itirazları geri çekme olanakları yok. Çünkü bu bir hakkın kötüye kullanımıdır. Hukuk bir hakkın kötüye kullanımını asla kabul etmez. Diğer yandan davalı sıfatı ile davacı sıfatı o saçma sapan tedbir kararı ile örtüşmüş durumda. Dolayısıyla bir dosyanın hem davalısı hem davacısı olamayacağı için bu açıdan da onların verdikleri dilekçelerin hükmü, hukuki geçerliliği yoktur. Aynı şekilde Medeni Usul Kanunu'nun 394. maddesi uyarınca Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in buradaki hukuki karardan zarar gören sıfatı ile başvurusu var. Dolayısıyla sadece o başvuru bile o dosyanın Yargıtayda görülmesi için yeterlidir. Bir sebep daha söyleyeyim: Siyasi partiler düzeni kamu düzenine ilişkindir. Kamu düzenine ilişkin olan meselelerde kamu zaten taraftır. 'Kamu sizin aranızdaki bir mesele, madem, dilekçeyi çektiniz, görmeyiverelim bu dosyayı, karar vermeyiverelim' diyemez. Biz bu kirli senaryonun Sarayda yazıldığını çok iyi biliyoruz. Bizim muhataplarımız bugün Genel Merkezde oturan birkaç kişi değil. Onlar siyasi muhterislerdir. Onlar bu kirli senaryonun birer piyonudur. Ama bu oyunun Sarayın karanlık koridorlarında yazıldığını, sahnelendiğini biliyoruz. Ama Yargıtay artık bundan sonra bu dosyayı görmelidir, görecektir."
41"ÜSKÜDAR'DA MİLLET İRADESİ GASP EDİLMİŞTİR"
42Konuşmasında Üsküdar Belediye Başkanlığı seçimine değinen Emir, meclis üyelerine yönelik tehdit ve gözaltı iddialarını dile getirerek şunları kaydetti:
43"Üsküdar'da yapılanlar, Üsküdar halkının, yani milli iradenin üstüne çökmek, belediyeye ne pahasına olursa olsun çökmek ve onun üzerinden de yapabilirlerse İstanbul Büyükşehir Belediyesine yine uygulageldikleri gayrimeşru yöntemlerle uzanabilmek çabasının bir parçasıydı. Seçim yaptılar. Biz kazanınca yargıya gittiler. Bir daha seçim yaptılar. Seçim yaparken belediye meclis üyelerimizi gözaltına aldılar. Tehdit ettikleri var, 'Oğlunu getiririz' dedikleri var, 'Oğlunu serbest bıraktık, artık bizimle devam et' diyenler var. Tehdit edilenler var, sorgulananlar var. Sorgulandıktan sonra fikri değişen belediye meclis üyeleri var. Ve 27'ye 17 başladıkları seçimi kendilerince aldıklarını zannediyorlar. Üsküdar'da millet iradesi gasp edilmiştir. Üsküdar'da belediye başkanlığı hırsızlığı vardır.
44EMİR'DEN İSTANBUL VALİSİ GÜL'E: "26 EYLÜL TARİHİNİ NASIL BAZ ALDINIZ"
45Bu hırsızlık yapılırken de Sayın Vali Davut Gül hukuka, kanuna ve bir devlet adamı olmanın vakarına uymayan tutum ve davranışlar içerisinde bulunmuştur. Sayın Vali öncelikle yasal süreye uyduğunu söylüyor. Yasal süre ne zamandan başlıyor? Yine kendi ifadesinde var: '2. İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilince...' diyor. E peki, yürütmeyi durdurma kararı yani kendince kesinleşme kararı 24 Ağustos, kendi iddia ettiği gibi 26 Ağustos değil. Sayın Vali kendince bir 10 günlük süre tasarlamış ve AKP'nin hazır olduğunu, yani gözaltına alınması gerekenlerin gözaltında tutulduğu, tehdit edilenlerin ikna edildiği, kimi olanaklar önerilen belediye meclis üyelerinin tatmin edildiği sonuç oluştuktan sonra 5 Eylül'e tarih vermiştir. Bunun da açık somut delili, bu 5 Eylül tarihini tamamen keyfiyetle belirlediğinin açık olduğudur. Sayın Vali diyor ki: 'Biz öyle yapmadık. Karar kesinleşti. İdare Mahkemesi itirazınızı reddetti ve bunun üzerine de biz 10 günlük süreyi kullandık. Sonunda da yaptık'. Kararın eğer kesinleşme süresini temel alıyorsanız itirazın reddi 24 Eylül'de oldu. Dolayısıyla 26 Eylül değil sizin dediğiniz gibi. Eğer kararın ilk verildiği tarihi alıyorsanız yine tutmuyor. Yani sonuç olarak burada 2 Eylül'ü alırsanız 10 günlük süreye de sadece 3 gün geçmişsiniz. 24 Eylül'ü alırsanız 10 günü geçmiş oluyorsunuz. İki durumda da tutarsızsınız. Bize, Türk milletine 26 Eylül tarihini nasıl baz aldığınızı söylemelisiniz Sayın Vali. Ama biz biliyoruz. İstanbul'daki seçimlerin her biri AKP'nin kazanacağı takvime göre belirlenmiştir. 4 gün arayla 2 karar verdiniz. Önce 'YENİ Parti grubu yok' diye grubu olmayan partiler alınmayacak dediniz, sonra YENİ Parti grup kurunca 'Sadece belediye meclis üyeleri seçime katılacak' dediniz. O çelişkiyi nasıl açıklayacaksınız? Bir Sayın Vali tutup da seçimlerdeki bahse konu iddiaları üstüne vazife gibi, bir taraf gibi niye açıklar? Sana ne bunlardan? Ben konuşurum, AKP'li konuşur, siyasetçi konuşur, seçime bakan hakim karar verir. Sayın Vali'ye ne bunlardan? Çünkü taraftar."
46EMİR'DEN ÖMER ÇELİK'E YANIT: "HER BİRİMİZ İSTENİLDİĞİ ZAMN HUKUK NÜNDE HESAP VERMELİYİZ"
47AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in eleştirilerine de yanıt veren Emir, şu değerlendirmeleri yaptı:
48"Sayın Genel Başkanımız hiçbir kamu görevlisini tehdit etmemiştir. Ama kamu görevlilerine 'Hukuka uygun ve devlet adamlığına uygun davranın' demek de bizim görevimizdir. Sayın Vali, Sayın Ömer Çelik huuk devletinden ne anlıyorsunuz? Hukuk devleti dediğiniz, her kişinin, devlet adına görev yapan her kişinin, devletin her iş ve işleminin hukuk önünde hesap verdiği devlete hukuk devleti denir. Dolayısıyla hukuk devleti gereğince de her bir Vali, her bir kamu görevlisi, her birimiz istenildiği zaman hukuk önünde hesap vermeliyiz. Verebiliriz. Verebileceğimizi bilerek görev yaparız. Dolayısıyla tam da Ömer Çelik'in dediği gibi Valinin bir gün hukuksuz eylemlerinden, işlerinden yargılanacağını bilmesi hukuk devletinin en temel gereğidir. 10 Üsküdar Belediye Meclis Üyesine çöker gibi yapıp bir kısmını transfer edip, bir kısmını korkutup, bir kısmını da gözaltında tutup onlar gözaltındayken seçim yapıp ondan sonra orada 'Üsküdar Belediye Başkanlığını kazandık' diye gösteri yapanlar, eğlenenler bize siyasi adaptan bahsedecekler, öyle mi? Hadi oradan."
Ajans damgası14 Eylül 13:59YayınMetinPeykhane derlemesi



