Ömer Fethi Gürer: Üreticinin geliri maliyetlere yetişmiyor
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, motorin ve tarımsal girdilerdeki artışın ürün fiyatlarını aştığını belirtti.

Haberin özü
6 iddianın 6 tanesi kaynağa bağlı
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026'da açıklanan ürün fiyatlarıyla tarımsal girdi ve motorin maliyetlerini karşılaştırdı; tablonun üretici açısından ciddi gelir kaybına işaret ettiğini belirtti.
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarında açıklanan yaş çay, fındık, buğday, arpa, tarımsal girdi maliyetleri ve motorin fiyatlarındaki artışı karşılaştırdı. Ortaya çıkan tablonun üretici açısından ciddi bir gelir kaybına işaret ettiğini belirten Gürer, şunları kaydetti:
Motorinin litre fiyatı 1 Eylül 2025'te 54 liradan 1 Eylül 2026'da 83 liraya çıktı; bu artış yüzde 53,7 oldu.
1 Eylül 2025 tarihinde motorinin litre fiyatı 54 liraydı. Bir yıl sonra, 1 Eylül 2026 tarihinde motorin 83 liraya çıktı. Motorinin litresinde bir yılda 29 liralık artış yaşandı. Bu, yüzde 53,7 oranında bir artış demektir. Çiftçi traktörünü motorinle çalıştırıyor, tarlasını motorinle sürüyor, hasadını biçerdöver ya da toplama makinası ile motorinle yapıyor. Ürününü motorinle taşıyor. Sulama sistemlerinde enerji ve yakıt maliyetleri var. Ürünün tarladan pazara ulaşmasına kadar geçen sürecin her aşamasında motorin ve enerji maliyetleri bulunuyor. Motorine yüzde 53,7 zam gelirken çiftçinin ürününe bunun çok altında fiyat artışı verilirse üreticinin gelir kaybı kaçınılmaz olur. Bir de nakliye gideri ile ürün fiyatı da katlıyor.
Gürer'e göre arpa fiyatı yüzde 15,9 artarak 11 bin liradan 12 bin 750 liraya çıktı; motorin artışı kadar yükselmiş olsaydı yaklaşık 16 bin 900 lira olması ve ton başına yaklaşık 4 bin 150 liralık fark oluşması gerekecekti.
Arpada bir yılda fiyat artışı yüzde 15,9. Aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 34,02 artıyor. Motorin yüzde 53,7 artıyor. Arpa üreticisine verilen fiyat artışı ise yüzde 15,9'da kalıyor. Bu tabloda çiftçi ne yapsın? 2025 yılında 11 bin lira olan arpa fiyatı, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artsaydı bugün yaklaşık 16 bin 900 lira olması gerekirdi. Ancak açıklanan fiyat 12 bin 750 lira. Arada ton başına yaklaşık 4 bin 150 liralık fark var."
Gürer, 13 bin 500 liralık buğday fiyatı motorin artışı kadar yükselseydi ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 lira olması gerektiğini, açıklanan fiyatın 16 bin 500 lirada kaldığını belirtti.
"2026 yılının 83 liralık motorinini kullanıyor. 2025 yılının gübresini, ilacını ve diğer girdilerini kullanmıyor. Güncel fiyatlarla üretim yapıyor. O halde çiftçinin ürününe verilecek fiyatın da güncel maliyetleri karşılaması gerekiyor. Çünkü yeni ekim süreci gideri de güncel fiyatlar ile oluşacak. 13 bin 500 liralık buğday fiyatı motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar yükselmiş olsaydı, ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 liraya ulaşması gerekirdi. Açıklanan fiyat 16 bin 500 lira. Arada yaklaşık 4 bin 250 liralık bir fark var. Niğde kıraç alanda maliyet 20 lira kilo fiyatı geçiyor.
Gürer, Giresun kalite fındıkta açıklanan 255 liralık fiyat motorin artışı kadar yükselseydi yaklaşık 307 lira olması gerektiğini, kilogram başına yaklaşık 52 liralık fark bulunduğunu belirtti.
Giresun kalite fındıkta artış yüzde 27,5, levant kalite fındıkta yüzde 28,2. Bu artışlar ilk bakışta yüksek görünebilir. Ancak maliyetlerle karşılaştırıldığında tablo değişiyor. Tarımsal girdiler yüzde 34,02, motorin yüzde 53,7 artmış durumda. Fındık üreticisi de bahçesine masrafsız girmiyor. Gübre kullanıyor, ilaç kullanıyor, işçi çalıştırıyor. Tarımsal üretimin bütün maliyetlerinden fındık üreticisi de etkileniyor. 2025 yılında 200 lira olan Giresun kalite fındık, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artırılmış olsaydı bugün yaklaşık 307 lira olması gerekirdi. Açıklanan fiyat 255 lira. Kilogram başına yaklaşık 52 liralık bir fark ortaya çıkıyor fındık üretici en az 370 Tl fiyat bekliyordu.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Çiftçinin gideri hızla yükselirken geliri aynı oranda yükselmiyor.
Bağlam
Gürer, 2025 ve 2026'da açıklanan yaş çay, fındık, buğday ve arpa fiyatlarını tarımsal girdi maliyetleri ve motorin fiyatlarıyla karşılaştırdı.
Nerede
Haberdeki sayılar
Sözlük
- Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi
- Tarımda kullanılan tohum, gübre, ilaç, yem, enerji ve benzeri girdilerin fiyat değişimini gösteren endekstir.
Görseller
Haberde geçenler
Kişiler 1
- Ömer Fethi Gürer · kamu görevlisi
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesidir.
Kurumlar 1
Kaynağın kendi cümleleriyle
14 paragraflık kaynak metnin 6 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(ANKARA) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım politikalarını eleştirerek, “Çiftçi yıl boyunca çalışıyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor sonra ürününü sattığında maliyetini dahi karşılayacak bir fiyat bulamıyorsa ortada bir tarım politikası öngörü ve planlama sorunu var” dedi.
2CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarında açıklanan yaş çay, fındık, buğday, arpa, tarımsal girdi maliyetleri ve motorin fiyatlarındaki artışı karşılaştırdı. Ortaya çıkan tablonun üretici açısından ciddi bir gelir kaybına işaret ettiğini belirten Gürer, şunları kaydetti:dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
3“Tarımda yalnızca ürünün fiyatına bakarak değerlendirme yapılamaz. Çiftçi o ürünü hangi maliyetle üretiyor, mazota ne kadar ödüyor, gübreye ne kadar ödüyor, ilaca, yeme, elektriğe ve sulamaya ne kadar para harcıyor, bunlara bakmak gerekiyor. Açıklanan fiyatlar maliyetler dikkate alınarak değerlendirildiğinde üreticiyi memnun edecek ve üretimde tutacak bir seviyede değildir. Bölgeye göre değişen verim de gelir durumunu etkiliyor.
41 Eylül 2025 tarihinde motorinin litre fiyatı 54 liraydı. Bir yıl sonra, 1 Eylül 2026 tarihinde motorin 83 liraya çıktı. Motorinin litresinde bir yılda 29 liralık artış yaşandı. Bu, yüzde 53,7 oranında bir artış demektir. Çiftçi traktörünü motorinle çalıştırıyor, tarlasını motorinle sürüyor, hasadını biçerdöver ya da toplama makinası ile motorinle yapıyor. Ürününü motorinle taşıyor. Sulama sistemlerinde enerji ve yakıt maliyetleri var. Ürünün tarladan pazara ulaşmasına kadar geçen sürecin her aşamasında motorin ve enerji maliyetleri bulunuyor. Motorine yüzde 53,7 zam gelirken çiftçinin ürününe bunun çok altında fiyat artışı verilirse üreticinin gelir kaybı kaçınılmaz olur. Bir de nakliye gideri ile ürün fiyatı da katlıyor.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
5"ÇİFTÇİ BUGÜN TOHUMUNU, GÜBRESİNİ, MAZOTUNU DAHA PAHALI ALIYOR"
6Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttı. Bu, ortalama bir artış. Çiftçinin kullandığı her girdide aynı oranda artış yaşanmıyor. Bazı girdilerde çok daha yüksek artışlar söz konusu. Motorindeki yüzde 53,7'lik artış bunun en açık örneğidir. Çiftçi bugün tohumunu, gübresini, ilacını, mazotunu, yemini, suyunu, elektriğini daha pahalı alıyor. Sulama maliyeti artıyor, işçilik maliyeti artıyor, nakliye maliyeti artıyor. Ancak ürününü sattığında aldığı fiyat aynı hızla artmıyor. Sorunun özü burada. Çiftçinin gideri hızla yükselirken geliri aynı oranda yükselmiyor. Çiftçi üretim yaparken zarar ederse, o çiftçi bir süre sonra üretimden çekilir. Üreticiyi üretimde tutmanın yolu, maliyetini karşılayan ve emeğinin karşılığını veren bir fiyat politikası uygulamaktır.dayananlar: alıntı↩ Geldiğin yere dön
7Arpada bir yılda fiyat artışı yüzde 15,9. Aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 34,02 artıyor. Motorin yüzde 53,7 artıyor. Arpa üreticisine verilen fiyat artışı ise yüzde 15,9'da kalıyor. Bu tabloda çiftçi ne yapsın? 2025 yılında 11 bin lira olan arpa fiyatı, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artsaydı bugün yaklaşık 16 bin 900 lira olması gerekirdi. Ancak açıklanan fiyat 12 bin 750 lira. Arada ton başına yaklaşık 4 bin 150 liralık fark var."dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
8Çiftçinin buğdayı üretirken 2025 yılının mazotunu kullanmadığını vurgulayan Gürer, şöyle devam etti:
9"2026 yılının 83 liralık motorinini kullanıyor. 2025 yılının gübresini, ilacını ve diğer girdilerini kullanmıyor. Güncel fiyatlarla üretim yapıyor. O halde çiftçinin ürününe verilecek fiyatın da güncel maliyetleri karşılaması gerekiyor. Çünkü yeni ekim süreci gideri de güncel fiyatlar ile oluşacak. 13 bin 500 liralık buğday fiyatı motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar yükselmiş olsaydı, ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 liraya ulaşması gerekirdi. Açıklanan fiyat 16 bin 500 lira. Arada yaklaşık 4 bin 250 liralık bir fark var. Niğde kıraç alanda maliyet 20 lira kilo fiyatı geçiyor.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
10"TARIMSAL ÜRETİMİN BÜTÜN MALİYETLERİNDEN FINDIK ÜRETİCİSİ DE ETKİLENİYOR"
11Giresun kalite fındıkta artış yüzde 27,5, levant kalite fındıkta yüzde 28,2. Bu artışlar ilk bakışta yüksek görünebilir. Ancak maliyetlerle karşılaştırıldığında tablo değişiyor. Tarımsal girdiler yüzde 34,02, motorin yüzde 53,7 artmış durumda. Fındık üreticisi de bahçesine masrafsız girmiyor. Gübre kullanıyor, ilaç kullanıyor, işçi çalıştırıyor. Tarımsal üretimin bütün maliyetlerinden fındık üreticisi de etkileniyor. 2025 yılında 200 lira olan Giresun kalite fındık, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artırılmış olsaydı bugün yaklaşık 307 lira olması gerekirdi. Açıklanan fiyat 255 lira. Kilogram başına yaklaşık 52 liralık bir fark ortaya çıkıyor fındık üretici en az 370 Tl fiyat bekliyordu.dayananlar: özün 5. maddesi↩ Geldiğin yere dön
12İktidar, ‘ürün fiyatını artırdık’ diyebilir. Ancak çiftçi açısından önemli olan fiyatın kaç lira arttığı değil, o fiyatla hangi girdiyi ne kadar alabildiğidir. Ürün fiyatı yüzde 20 artarken motorin yüzde 54 artıyorsa çiftçinin satın alma gücü düşüyor demektir. Bu nedenle tarımsal ürün fiyatlarını değerlendirirken nominal artışa değil, gerçek artışa bakmak gerekir. Çiftçinin cebine daha fazla para girmiş gibi görünebilir ancak o parayla daha az motorin, daha az gübre, daha az ilaç ve daha az üretim girdisi alabiliyorsa çiftçi gerçekte fakirleşiyor demektir.
13"ALIM FİYATLARI MASA BAŞINDA BELİRLENMEMELİDİR"
14Alım fiyatları masa başında belirlenmemelidir. Fiyat belirlenirken çiftçinin gerçek maliyeti dikkate alınmalıdır. Bir çiftçinin tarlasına gidip bir dekarda ne kadar mazot kullandığına, ne kadar gübre attığına, ne kadar tohum kullandığına, sulama için ne kadar ödeme yaptığına bakılmalıdır. Çiftçinin emeği de hesaplanmalıdır. Çiftçi ailesinin emeği de üretimin içindedir. Çiftçi yıl boyunca çalışıyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor. Sonra ürününü sattığında maliyetini dahi karşılayacak bir fiyat bulamıyorsa ortada bir tarım politikası öngörü ve planlama sorunu var.”
Ajans damgası2 Eylül 10:10YayınMetinPeykhane derlemesi
