Hasan Öztürkmen: Kozinoğlu'nun ölümünde ihmal yeterli değil
Öztürkmen, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada en az 15 kişinin ifadeye çağrılacağının açıklandığını söyledi.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
7 iddianın 7 tanesi kaynağa bağlı
CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünün yalnızca cezaevi ve sağlık görevlilerinin ihmali olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
(TBMM) - CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünde sürecin sadece cezaevi ve sağlık görevlilerinin ihmali olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, "Kozinoğlu açık bir biçimde FETÖ'nün hedefiydi. Dosyayı aydınlatmak Türk yargısının görevidir, biz de bu sürecin takipçisi olmayı sürdüreceğiz" dedi.
Öztürkmen, olayın yaşandığı dönemde cezaevinde görev yapan nöbetçi müdürler ve gardiyanlar ile görev başında bulunmayan sağlık personeli ve ambulans görevlilerinin de aralarında bulunduğu en az 15 kişinin ifadeye çağrılacağının açıklandığını belirtti.
Öztürkmen, soruşturma kapsamında, olayın yaşandığı dönemde cezaevinde görev yapan nöbetçi müdürler, gardiyanlar, görev başında bulunmayan sağlık personeli ve ambulans görevlilerinin de aralarında bulunduğu en az 15 kişinin ifadeye çağrılacağının açıklandığını belirterek, Kozinoğlu'nun ölümünün sadece görevlilerin ihmali olarak değerlendirilemeyeceğine dikkati çekti. Öztürkmen, MİT Dış Operasyonlar Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar kritik görevler üstlenen Orta Asya sorumlusu MİT Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun, Ergenekon kumpası kapsamında 10 Mart 2011’de tutuklandığını, ilk duruşmasına 9 gün kala 11 Kasım 2011'de cezaevinde hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Öztürkmen, Adalet Bakanlığı'nın ölümün ardından yaptığı açıklamada, Kozinoğlu'nun ağır spora bağlı kalp krizi geçirdiği bilgisinin yer aldığını kaydetti.
Kozinoğlu'nun ölümünün ardından Adalet Bakanlığı'nın "ağır spora bağlı kalp krizi" açıklaması yaptığını ifade eden Öztürkmen, bakanlığın oda arkadaşının beyanına dayandırdığı açıklamada, Kozinoğlu'nun ağır spor sonrası fenalaştığı bilgisinin yer aldığını kaydetti.
Öztürkmen, koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım'ın ifadelerinde ağır spor iddialarını reddettiklerini, otopsi raporunda ise erken miyokard zamanını düşündüren bulgu saptanmadığının belirtildiğini aktardı.
Buna karşın koğuş arkadaşları emekli Albay Hasan Atilla Uğur ve emekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın ifadelerinde ağır spor iddialarını reddettiğini ifade eden Öztürkmen, Yıldırım'ın dilekçesinde "Avluda 60 dakika yürüdü, sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika spor yaptı. Bana göre ağır değildi" dediğini söyledi. Öztürkmen, Kozinoğlu'nun yakınlarının önceden kalbiyle ilgili bir rahatsızlığı bulunmadığını belirttiklerini ve geçmiş sağlık tetkiklerinde de bir problem olmadığını aktararak, otopsi raporunda "Erken miyokard zamanını düşündüren bulgu saptanmamıştır" denildiğini dile getirdi.
Öztürkmen, Kozinoğlu'nun Fetullahçı Terör Örgütü tarafından hedef alındığını ve tutuklanmasına neden olarak gösterilen sözde dijital belgelerin sonradan üretildiğinin, yani sahte olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini söyledi.
Kozinoğlu’nun FETÖ tarafından hedef alındığını belirten Öztürkmen, "Kozinoğlu açık bir biçimde Fetullahçı Terör Örgütü'nün hedefiydi. Yurt dışındaki Fetullahçı Terör Örgütü okullarının CIA'in casusluk üssü gibi çalıştığını tespit etmiş ve bunları raporlamıştı. Fetullahçı Terör Örgütü bu okulların kapatılmasından Kozinoğlu'nu sorumlu tutuyordu. Fetullahçı Terör Örgütü'nün savcısı Zekeriya Öz tarafından sorgulandı ve ardından çıkarıldığı mahkemece 'devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek ve açıklamak' suçlamasıyla tutuklandı. Tutuklanmasına neden olarak gösterilen sözde dijital belgelerin sonradan üretildiği, yani sahte olduğu bilirkişi raporuyla da tespit edildi. Buna rağmen tahliye edilmedi" dedi.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Kozinoğlu açık bir biçimde FETÖ'nün hedefiydi. Dosyayı aydınlatmak Türk yargısının görevidir, biz de bu sürecin takipçisi olmayı sürdüreceğiz
Avluda 60 dakika yürüdü, sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika spor yaptı. Bana göre ağır değildi
Bağlam
Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon kumpası kapsamında 10 Mart 2011'de tutuklandı; ilk duruşmasına 9 gün kala, 11 Kasım 2011'de cezaevinde hayatını kaybetti.
Nerede
Haberdeki sayılar
Sözlük
- Miyokard
- Kalbin kas dokusunu ifade eden tıbbi terimdir.
Görseller
Haberde geçenler
Kişiler 5
- Hasan Öztürkmen · kamu görevlisi
CHP Gaziantep Milletvekili.
- Kaşif Kozinoğlu
Eski MİT mensubu ve MİT Başmüşaviri.
- Hasan Atilla Uğur
Emekli Albay.
- Hasan Ataman Yıldırım
Emekli Yüzbaşı.
- Zekeriya Öz · kamu görevlisi
Savcı.
Kaynağın kendi cümleleriyle
9 paragraflık kaynak metnin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(TBMM) - CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünde sürecin sadece cezaevi ve sağlık görevlilerinin ihmali olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, "Kozinoğlu açık bir biçimde FETÖ'nün hedefiydi. Dosyayı aydınlatmak Türk yargısının görevidir, biz de bu sürecin takipçisi olmayı sürdüreceğiz" dedi.dayananlar: özün 1. maddesi · 1. alıntı↩ Geldiğin yere dön
2CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya dair değerlendirmelerde bulundu.
3Öztürkmen, soruşturma kapsamında, olayın yaşandığı dönemde cezaevinde görev yapan nöbetçi müdürler, gardiyanlar, görev başında bulunmayan sağlık personeli ve ambulans görevlilerinin de aralarında bulunduğu en az 15 kişinin ifadeye çağrılacağının açıklandığını belirterek, Kozinoğlu'nun ölümünün sadece görevlilerin ihmali olarak değerlendirilemeyeceğine dikkati çekti. Öztürkmen, MİT Dış Operasyonlar Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar kritik görevler üstlenen Orta Asya sorumlusu MİT Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun, Ergenekon kumpası kapsamında 10 Mart 2011’de tutuklandığını, ilk duruşmasına 9 gün kala 11 Kasım 2011'de cezaevinde hayatını kaybettiğini hatırlattı.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
4RESMİ AÇIKLAMA VE SAĞLIK RAPORLARINDAKİ ÇELİŞKİLER
5Kozinoğlu'nun ölümünün ardından Adalet Bakanlığı'nın "ağır spora bağlı kalp krizi" açıklaması yaptığını ifade eden Öztürkmen, bakanlığın oda arkadaşının beyanına dayandırdığı açıklamada, Kozinoğlu'nun ağır spor sonrası fenalaştığı bilgisinin yer aldığını kaydetti.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
6Buna karşın koğuş arkadaşları emekli Albay Hasan Atilla Uğur ve emekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın ifadelerinde ağır spor iddialarını reddettiğini ifade eden Öztürkmen, Yıldırım'ın dilekçesinde "Avluda 60 dakika yürüdü, sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika spor yaptı. Bana göre ağır değildi" dediğini söyledi. Öztürkmen, Kozinoğlu'nun yakınlarının önceden kalbiyle ilgili bir rahatsızlığı bulunmadığını belirttiklerini ve geçmiş sağlık tetkiklerinde de bir problem olmadığını aktararak, otopsi raporunda "Erken miyokard zamanını düşündüren bulgu saptanmamıştır" denildiğini dile getirdi.dayananlar: özün 4. maddesi · 2. alıntı↩ Geldiğin yere dön
7"BİLİRİKİŞİ RAPORUYLA BELGELERİN SAHTE OLDUĞU TESPİT EDİLDİ"
8Kozinoğlu’nun FETÖ tarafından hedef alındığını belirten Öztürkmen, "Kozinoğlu açık bir biçimde Fetullahçı Terör Örgütü'nün hedefiydi. Yurt dışındaki Fetullahçı Terör Örgütü okullarının CIA'in casusluk üssü gibi çalıştığını tespit etmiş ve bunları raporlamıştı. Fetullahçı Terör Örgütü bu okulların kapatılmasından Kozinoğlu'nu sorumlu tutuyordu. Fetullahçı Terör Örgütü'nün savcısı Zekeriya Öz tarafından sorgulandı ve ardından çıkarıldığı mahkemece 'devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek ve açıklamak' suçlamasıyla tutuklandı. Tutuklanmasına neden olarak gösterilen sözde dijital belgelerin sonradan üretildiği, yani sahte olduğu bilirkişi raporuyla da tespit edildi. Buna rağmen tahliye edilmedi" dedi.dayananlar: özün 5. maddesi↩ Geldiğin yere dön
9Soruşturmanın hedefine ulaşması için olayın sadece ihmal çerçevesinde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Öztürkmen, "Şüphe uyandıran bütün unsurların birbiriyle bağlantısı ele alınmalıdır. Şüphe uyandıran çok fazla nokta bulunmaktadır. Dosyayı aydınlatmak Türk yargısının görevidir. Bu sürecin sahibi ve takipçisi olmayı sürdüreceğiz" dedi.
Ajans damgası2 Eylül 13:53YayınMetinPeykhane derlemesi
