Mustafa Destici, Suriye'de Türkmen temsili istedi
BBP Genel Başkanı, Türkçe eğitimin ve kültürel bağların zayıflatılmasını Türkiye için stratejik risk olarak niteledi.

Haberin özü
5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Suriye’de kurulacak yeni idari düzende Türkmenlerin siyasi ve idari mekanizmalarda yeterince temsil edilmesi gerektiğini belirtti.
(ANKARA) - Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Suriye’de kurulacak yeni idari düzende Türkmenlerin siyasi ve idari mekanizmalarda yeterli şekilde temsil edilmesi gerektiğini belirterek, Türkçe eğitimin ve kültürel bağların zayıflatılmasının Türkiye açısından stratejik ve güvenlik boyutu taşıyan konular olduğunu ifade etti.
Türkçe eğitimin ve kültürel bağların zayıflatılmasını Türkiye açısından stratejik ve güvenlik boyutu taşıyan bir mesele olarak niteledi.
"Suriye’de yeni bir idari düzen kurulurken meselenin yalnızca güvenlik ve toprak kontrolünden ibaret olmadığı açıktır. Suriye’nin en kadim ve yerleşik unsurlarından biri olan ve Araplardan sonra en fazla demografik üstünlüğe sahip Türkmenlerin idari ve siyasi mekanizmalarda yeterli temsil edilmemesi; Türkçe eğitimin ve kültürel bağların zayıflatılması yönündeki her gelişme, Türkiye açısından yalnızca kültürel değil, aynı zamanda stratejik ve güvenlik boyutu olan bir meseledir.
Suriye’nin geleceğine ilişkin idari yapılanmaların Türkmenlerin iradesi ve temsili dışında şekillendirilmemesi gerektiğini savundu.
Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve halkların meşrû taleplerini savunurken Türkmenlerin varlığını ve temsil hakkını da daha güçlü bir kararlılıkla gözetmelidir. Türkmenler ne bir pazarlık unsuru ne de geçici bir siyasi denklemin tali unsuru olarak görülmelidir. Suriye’nin geleceğine ilişkin hiçbir idari yapılanma, bu ülkenin asli toplumsal unsurlarından biri olan Türkmenlerin iradesi ve temsili dışında şekillendirilmemelidir.
Sessiz kalınmasının Türkiye’nin sınır hattındaki güvenlik ve egemenlik haklarını savunmasını zorlaştıracak bir zaafa dönüşebileceğini söyledi.
Bugün Türkçenin dışlanmasına ve Türkmenlerin yalnızlaştırılmasına gösterilecek sessizlik, yarın Türkiye’nin kendi sınır hattındaki güvenlik ve egemenlik haklarını savunmasını zorlaştıracak tarihsel bir zaafa dönüşebilir. Bu sebeple Türkiye’nin önceliği yalnızca sahadaki güvenlik dengelerini takip etmek olmamalıdır. Suriye’de kalıcı istikrar; bütün toplulukların kimliğine, diline, kültürüne ve siyasi temsil hakkına saygı gösterildiği kapsayıcı bir düzenle mümkündür."
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Suriye’de yeni bir idari düzen kurulurken meselenin yalnızca güvenlik ve toprak kontrolünden ibaret olmadığı açıktır.
Bağlam
Destici, değerlendirmelerini sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla paylaştı.
Haberde geçenler
Kişiler 1
- Mustafa Destici · kamu görevlisi
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanıdır.
Kurumlar 1
Kaynağın kendi cümleleriyle
5 paragraflık kaynak metnin 4 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(ANKARA) - Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Suriye’de kurulacak yeni idari düzende Türkmenlerin siyasi ve idari mekanizmalarda yeterli şekilde temsil edilmesi gerektiğini belirterek, Türkçe eğitimin ve kültürel bağların zayıflatılmasının Türkiye açısından stratejik ve güvenlik boyutu taşıyan konular olduğunu ifade etti.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
2Destici, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
3"Suriye’de yeni bir idari düzen kurulurken meselenin yalnızca güvenlik ve toprak kontrolünden ibaret olmadığı açıktır. Suriye’nin en kadim ve yerleşik unsurlarından biri olan ve Araplardan sonra en fazla demografik üstünlüğe sahip Türkmenlerin idari ve siyasi mekanizmalarda yeterli temsil edilmemesi; Türkçe eğitimin ve kültürel bağların zayıflatılması yönündeki her gelişme, Türkiye açısından yalnızca kültürel değil, aynı zamanda stratejik ve güvenlik boyutu olan bir meseledir.dayananlar: özün 2. maddesi · alıntı↩ Geldiğin yere dön
4Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve halkların meşrû taleplerini savunurken Türkmenlerin varlığını ve temsil hakkını da daha güçlü bir kararlılıkla gözetmelidir. Türkmenler ne bir pazarlık unsuru ne de geçici bir siyasi denklemin tali unsuru olarak görülmelidir. Suriye’nin geleceğine ilişkin hiçbir idari yapılanma, bu ülkenin asli toplumsal unsurlarından biri olan Türkmenlerin iradesi ve temsili dışında şekillendirilmemelidir.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
5Bugün Türkçenin dışlanmasına ve Türkmenlerin yalnızlaştırılmasına gösterilecek sessizlik, yarın Türkiye’nin kendi sınır hattındaki güvenlik ve egemenlik haklarını savunmasını zorlaştıracak tarihsel bir zaafa dönüşebilir. Bu sebeple Türkiye’nin önceliği yalnızca sahadaki güvenlik dengelerini takip etmek olmamalıdır. Suriye’de kalıcı istikrar; bütün toplulukların kimliğine, diline, kültürüne ve siyasi temsil hakkına saygı gösterildiği kapsayıcı bir düzenle mümkündür."dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
Ajans damgası7 Eylül 22:12YayınMetinPeykhane derlemesi