Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı: Ergen şiddeti çok boyutlu
Koçanlı, zorbalığın tek başına neden sayılamayacağını ve risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
6 iddianın 6 tanesi kaynağa bağlı
Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ergenlik dönemindeki şiddet davranışının bireysel, ilişkisel ve toplumsal risklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ergenlik döneminde kimlik arayışı, bağımsızlaşma, akran kabulü ve sosyal statüye verilen önem artarken, dürtü kontrolü ve davranışların sonuçlarını değerlendirme gibi bilişsel süreçlerin gelişiminin devam ettiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ancak bu özelliklerin şiddet davranışını kaçınılmaz hale getirmediğini belirterek bireysel, ilişkisel ve toplumsal risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çatışmanın ağır haksızlık, aşağılanma veya statü kaybı olarak algılanmasının öfkeyi artırabileceğini belirten Koçanlı, silaha kolay erişimin kriz anlarında sonuçları ağırlaştırabileceğini ifade etti.
Bir çatışmanın ağır bir haksızlık, aşağılanma, reddedilme veya statü kaybı olarak algılanmasının yoğun öfkeye yol açabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, olayın zihinde sürekli yeniden değerlendirilmesi ve intikam düşüncelerinin güçlenmesiyle bazı durumlarda alternatif çözüm yollarının daralabileceğine dikkat çekti. Silaha kolay erişimin ise kriz anlarında sonuçları ağırlaştırabilecek kritik bir risk faktörü olduğunu vurguladı.
Aile ve sosyal çevreden sağlanan destekle zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirten Koçanlı, travmatik geçmişin tek başına gelecekte şiddet davranışı anlamına gelmediğini vurguladı.
Bununla birlikte travmatik bir geçmişin gelecekte şiddet davranışı sergileneceği anlamına gelmediğini vurgulayan Koçanlı, aile ve sosyal çevreden sağlanan destek ile zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirtti.
Belirli kişilere yönelik tekrarlayan tehditler, yoğun intikam söylemleri, zarar verme planlarına dair ifadeler ve saldırı hazırlığını ima eden paylaşımların dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Belirli kişilere yönelik tekrarlayan tehditler, yoğun intikam söylemleri, zarar verme planlarına dair ifadeler, saldırı hazırlığını ima eden paylaşımlar, silaha erişim konusunda olağandışı girişimler ve ciddi bir çatışma sonrası belirgin davranış değişikliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, "Ailelerin ve eğitimcilerin temel sorusu ‘Bu birey saldırgan olabilir mi?’ değil, ‘Bu bireyin davranışındaki değişim hangi nedenlere dayanıyor ve hangi desteğe ihtiyaç duyuyor?’ olmalıdır" dedi.
Silahlı olaya doğrudan tanıklık eden çocuklarda korku, uyku bozuklukları ve okula gitmek istememe gibi belirtiler görülebileceği belirtildi.
Silahlı olaya doğrudan tanıklık eden çocuklarda korku, uyku bozuklukları, kâbuslar, öfke, dikkat dağınıklığı ve okula gitmek istememe gibi belirtiler görülebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, sosyal medyada olay görüntülerinin tekrar tekrar izlenmesinin ve doğrulanmamış bilgilerin takip edilmesinin de tehdit algısını artırabileceğini söyledi.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Ailelerin ve eğitimcilerin temel sorusu ‘Bu birey saldırgan olabilir mi?’ değil, ‘Bu bireyin davranışındaki değişim hangi nedenlere dayanıyor ve hangi desteğe ihtiyaç duyuyor?’ olmalıdır
Bağlam
Değerlendirme, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise önünde 11 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının ardından yapıldı.
Nerede
Bunları henüz bilmiyoruz
- Kaynak metin, Turgutlu’daki silahlı saldırının tarihini belirtmiyor.
Bu başlıklar cevaplandıkça haber güncellenir; cevap hangi sürümde geldiyse burada işaretlenir.
Haberde geçenler
Kişiler 1
- Murat Koçanlı
Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesidir.
Kurumlar 1
Kaynağın kendi cümleleriyle
25 paragraflık kaynak metnin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise önünde 11 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının ardından ergenlik döneminde şiddete yönelimin nedenleri yeniden gündeme geldi. Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevreden sağlanan destek ile zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirtti.
2Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ergenlik döneminde görülen şiddetin nedenleri ve önlenmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.
3Ergenlik döneminde kimlik arayışı, bağımsızlaşma, akran kabulü ve sosyal statüye verilen önem artarken, dürtü kontrolü ve davranışların sonuçlarını değerlendirme gibi bilişsel süreçlerin gelişiminin devam ettiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ancak bu özelliklerin şiddet davranışını kaçınılmaz hale getirmediğini belirterek bireysel, ilişkisel ve toplumsal risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
4Bir çatışmanın ağır bir haksızlık, aşağılanma, reddedilme veya statü kaybı olarak algılanmasının yoğun öfkeye yol açabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, olayın zihinde sürekli yeniden değerlendirilmesi ve intikam düşüncelerinin güçlenmesiyle bazı durumlarda alternatif çözüm yollarının daralabileceğine dikkat çekti. Silaha kolay erişimin ise kriz anlarında sonuçları ağırlaştırabilecek kritik bir risk faktörü olduğunu vurguladı.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
5Zorbalık ve dışlanma dikkate alınmalı
6Sürekli dışlanma, aşağılanma veya zorbalığa maruz kalmanın bazı gençlerde öfke, değersizlik ve yabancılaşma duygularını artırabileceğini belirten Koçanlı, Türkiye’de yapılan araştırmalarda sürekli öfke, yabancılaşma ve akran zorbalığının şiddet eğilimiyle ilişkili bulunduğunu aktardı.
7Ancak zorbalığa maruz kalan gençlerin büyük çoğunluğunun şiddete başvurmadığının altını çizen Koçanlı, zorbalığın tek başına doğrudan neden olarak görülmemesi gerektiğini, diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.
8Aile ve okul, koruyucu rol oynuyor
9Aile içi çatışmalar, şiddete tanıklık edilmesi, sert veya tutarsız disiplin, yetersiz ebeveyn denetimi ve sağlıklı iletişim eksikliğinin risk oluşturabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, travmatik deneyimlerin de bazı çocuk ve ergenlerde güven duygusu ile öfke düzenleme becerilerini etkileyebileceğini ifade etti.
10Bununla birlikte travmatik bir geçmişin gelecekte şiddet davranışı sergileneceği anlamına gelmediğini vurgulayan Koçanlı, aile ve sosyal çevreden sağlanan destek ile zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirtti.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
11Okul ortamındaki güven duygusu önemli
12Okul ortamının da kritik bir role sahip olduğunu kaydeden Koçanlı, "Okul, yalnızca örgün eğitimin sunulduğu bir kurum değil, aynı zamanda bireyin aidiyet duygusu kazandığı ve sosyal kimliğinin biçimlendiği temel sosyalleşme alanlarından biridir. Öğrencinin okul ortamında kendini değerli ve güvende hissetmesi, öğretmenleriyle güvene dayalı bir ilişki geliştirmesi ve zorbalık durumlarında destek alabileceğine inanması koruyucu bir etki oluşturmaktadır. Buna karşılık, okuldan ve akran grubundan yabancılaşma, sürekli akran reddi ve sosyal destek mekanizmalarına yönelik güvensizlik veya bu mekanizmalara erişim eksikliği mevcut sorunları daha da şiddetlendirebilir" dedi.
13Siber zorbalık, psikososyal sorunları şiddetlendirebilir
14Şiddet içerikli videolar, dijital oyunlar veya sosyal medya kullanımının tek başına şiddet davranışına yol açtığını söylemenin doğru olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, "Ancak siber zorbalık, çevrim içi aşağılama ve tehditler ile şiddet ve intikam içerikleri, mevcut psikososyal sorunları şiddetlendirebilir. Türkiye’de çocuk ve ergenler üzerinde gerçekleştirilen sistematik derleme ve meta-analiz çalışmaları, siber zorbalığın önemli bir psikososyal risk alanı olduğunu ortaya koymaktadır" uyarısında bulundu.
15Davranış değişiklikleri dikkate alınmalı
16Bir bireyin gelecekte şiddet eylemlerinde bulunacağını kesin olarak öngören tek bir kişilik özelliği veya davranış kalıbının olmadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, yalnızlık yaşayan, içe kapanık veya öfkeli bir gencin "potansiyel saldırgan" olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
17Gencin hangi desteğe ihtiyacı olduğu iyi anlaşılmalı
18Belirli kişilere yönelik tekrarlayan tehditler, yoğun intikam söylemleri, zarar verme planlarına dair ifadeler, saldırı hazırlığını ima eden paylaşımlar, silaha erişim konusunda olağandışı girişimler ve ciddi bir çatışma sonrası belirgin davranış değişikliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, "Ailelerin ve eğitimcilerin temel sorusu ‘Bu birey saldırgan olabilir mi?’ değil, ‘Bu bireyin davranışındaki değişim hangi nedenlere dayanıyor ve hangi desteğe ihtiyaç duyuyor?’ olmalıdır" dedi.dayananlar: özün 4. maddesi · alıntı↩ Geldiğin yere dön
19Şiddetin önlenmesinde aile, okul, sağlık ve sosyal hizmet birimlerinin koordinasyon içinde çalışması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı; güvenli bildirim mekanizmaları, zorbalığın erken tespiti, çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerine zamanında erişim ile sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
20Koçanlı, ateşli silah bulunan evlerde silahların çocukların ve yetkisiz kişilerin erişemeyeceği şekilde güvenli biçimde muhafaza edilmesinin de kritik olduğunu vurguladı.
21Olaya tanıklık eden çocuklara destek verilmeli
22Silahlı olaya doğrudan tanıklık eden çocuklarda korku, uyku bozuklukları, kâbuslar, öfke, dikkat dağınıklığı ve okula gitmek istememe gibi belirtiler görülebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, sosyal medyada olay görüntülerinin tekrar tekrar izlenmesinin ve doğrulanmamış bilgilerin takip edilmesinin de tehdit algısını artırabileceğini söyledi.dayananlar: özün 5. maddesi↩ Geldiğin yere dön
23Ebeveynlerin çocuklarıyla olay hakkında konuşmaktan kaçınmaması gerektiğini ifade eden Koçanlı, ancak yaşa uygun ve doğrulanmış bilgiler verilmesi, görsel maruziyetin sınırlandırılması ve günlük rutinin mümkün olduğunca korunması gerektiğini belirtti. Belirtilerin devam etmesi ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi halinde profesyonel destek alınmasını önerdi.
24Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, sözlerini şöyle tamamladı:
25"Ergen şiddeti; bireysel psikolojik süreçler ile aile, akran grubu, okul, sosyal dışlanma, dijital çevre ve silaha erişim gibi birçok etkenin kesiştiği çok boyutlu bir olgudur. Temel mesele, şiddet ortaya çıktıktan sonra yalnızca faili ve nedeni belirlemek değil; öfke, dışlanma, mağduriyet ve çaresizlik duygularının şiddete dönüşmesini engellemek amacıyla çocuğa zamanında ulaşabilmektir."
Ajans damgası23 Eylül 14:42YayınMetinPeykhane derlemesi