SiyasetANKA

Eğitim Sen, okul masraflarının kamudan karşılanmasını istedi

Irmak, “nitelikli, iyi okul” denilen okullara kayıt için velilerin 100-200 bin lira bağış yapmak durumunda kaldıklarını söyledi.

Okur ne soruyor?
Eğitim Sen MEB önünden seslendi: "Bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmeli"
ANKA
~1 dk

Haberin özü

5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı

  • Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, eğitim emekçilerinin ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını ve okullara ihtiyaçları kadar doğrudan bütçe ayrılmasını istedi.

    (ANKARA) - Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, "Bütün eğitim emekçilerinin ücretleri, yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterince bütçe ayrılmalı, temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için ihtiyaç duyulan personel kadrolu istihdam edilmelidir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmelidir" dedi.

    kaynağın metninde gör →

  • Norm kadro fazlası öğretmenlerin re'sen görevlendirilmesi ve Milli Eğitim Akademisi üzerinden alan değişikliğine yönlendirilmesini çalışma güvencesine müdahale olarak niteleyen Irmak, bu uygulamalardan vazgeçilmesini istedi.

    Norm kadro fazlası öğretmenlerin re'sen görevlendirilmesi ve Milli Eğitim Akademisi bünyesinde eğitime alınarak alan değişikliğine yönlendirilmesi, eğitim emekçilerinin çalışma güvencesine doğrudan ve açık bir müdahaledir. Plansız öğretmen istihdamının, yanlış norm kadro politikalarının ve idari hataların sorumlusu öğretmenler değildir; faturası da öğretmenlere kesilemez. Bunların sorumlusu sizsiniz Sayın Bakan. O nedenle sizi öğretmenlerin diplomalarını, branşlarını ve mesleki birikimlerini işlevsizleştirecek uygulamalardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz. Eğitim Sen olarak bilimsel ve laik eğitimin temel ilkelerinden uzaklaşan, eleştirel ve sorgulayıcı düşünce yerine belirli değer ve ideolojik kalıpları merkez alan bu anlayışı kabul etmiyoruz."

    kaynağın metninde gör →

  • MEB'in devlet okullarında kayıt parası alınmayacağı yönündeki açıklamasının gerçeği yansıtmadığını savunan Irmak, velilerin “nitelikli, iyi okul” denilen okullara kayıt için 100-200 bin lira bağış yapmak durumunda kaldıklarını söyledi.

    Irmak, MEB’in devlet okullarında kayıt parası alınmayacağı yönünde açıklama yaptığını ancak gerçeğin böyle olmadığını ifade etti. Velilerin, çocuklarını "nitelikli, iyi okul" denilen okullara kaydetmek için 100-200 bin lira bağış yapmak durumunda kaldıklarını anlatan Irmak, "Kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım onarım, kırtasiye, elektrik, su ve diğer temel giderleri merkezi bütçeden karşılanmadığında okul yöneticileri de velilerden bağış istemeye yönelmekte, eğitimin finansmanı giderek ailelerin üzerine bırakılmaktadır. Bu tablo parasız ve kamusal eğitim hakkını da fiilen ortadan kaldırmış durumda" dedi.

    kaynağın metninde gör →

  • Irmak, ilkokul düzeyinde kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı giderleri eklendiğinde toplam gelirlerin 6 bin-9 bin lira arasında değiştiğini; bu durumun ortaokullarda 8 bin-12 bin lira, lise düzeyinde ise 10 bin-15 bin lira arasına ulaştığını belirtti. Bu tutarlara servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı içerisindeki diğer harcamaların dahil olmadığını aktardı.

    "Kırtasiye, eğitim alanındaki enflasyon diğer enflasyona göre 22 puan daha fazla. İlkokul düzeyinde kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı giderleri eklendiğinde toplam gelirler 6 bin-9 bin arasında değişiyor. Bu durum ortaokullarda 8 bin-12 bin lira, lise düzeyindeyse 10 bin lira ile 15 bin lira arasına ulaşmakta. Buradaki rakamlara servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı içerisindeki diğer harcamalar da asla dahil değil. Ailenin gelir düzeyinin çocuğun hangi eğitim materyaline ulaşacağını, nasıl besleneceğini ve nasıl bir eğitim alacağını belirler hale gelmesi doğrudan eğitim ihlalidir. Çocukların eğitim hakkı ailelerin gelir düzeyine bırakılamaz."

    kaynağın metninde gör →

Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.

Kim ne söyledi

Kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım onarım, kırtasiye, elektrik, su ve diğer temel giderleri merkezi bütçeden karşılanmadığında okul yöneticileri de velilerden bağış istemeye yönelmekte, eğitimin finansmanı giderek ailelerin üzerine bırakılmaktadır. Bu tablo parasız ve kamusal eğitim hakkını da fiilen ortadan kaldırmış durumda
Kemal Irmak, Eğitim Sen Genel Başkanı

Bağlam

Eğitim Sen üyeleri, MEB önünde “Eğitime Bütçe, Eğitim Emekçisine Güvence, Öğrenciye Gelecek İstiyoruz” başlığıyla basın açıklaması yapmak için toplandı.

Bunları henüz bilmiyoruz

  • Kaynak p11, eğitim giderleri bağlamındaki tutarları verirken “toplam gelirler” ifadesini kullanıyor; rakamların hangi kalemi ifade ettiği net değil.

Bu başlıklar cevaplandıkça haber güncellenir; cevap hangi sürümde geldiyse burada işaretlenir.

Haberdeki sayılar

  • 100-200bin lira

    Okullara kayıt için istendiği belirtilen bağış

  • 6 bin-9 binlira

    İlkokul eğitim giderleri

  • 8 bin-12 binlira

    Ortaokul eğitim giderleri

  • 37ölüm

    MEB'in iki ay sonra açıkladığı MESEM ölüm sayısı

değerler kaynak metindeki biçimiyle aktarılır

Sözlük

Norm kadro fazlası
Bir kurumda mevcut ihtiyaç için belirlenen kadro sayısının üzerinde bulunan personeli ifade eder.
Re'sen görevlendirme
Bir çalışanın kendi talebi olmadan idari kararla başka bir görev veya yere atanmasıdır.

Haberde geçenler

Kişiler 1

Kaynağın kendi cümleleriyle

18 paragraflık kaynak metnin 4 paragrafı bu haberde kullanıldı.

Kaynağın tamamını göster

1(ANKARA) - Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, "Bütün eğitim emekçilerinin ücretleri, yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterince bütçe ayrılmalı, temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için ihtiyaç duyulan personel kadrolu istihdam edilmelidir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmelidir" dedi.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön

2Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyeleri, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde "Eğitime Bütçe, Eğitim Emekçisine Güvence, Öğrenciye Gelecek İstiyoruz" başlığıyla basın açıklaması yapmak için toplandı.

3"Okullarda şiddet istemiyoruz", "Ek ödemeler emekliliğe yansıtılsın", "Ek ders ücreti derhal 300 lira olsun", "İnsanca yaşam, mesleki itibar", "Ücretli ve sözleşmeli sömürüsüne son. Eşit işe eşit ücret.", "Maarif modeli dayatmasına son verilsin", "Laik, bilimsel, anadilinde eğitim istiyoruz" dövizleri taşıyan eğitimciler, "Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa", "Eğitim haktır, satılamaz", "İnsanca yaşamak istiyoruz" sloganları attı.

4Sendika adına açıklamayı Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak yaptı. Irmak, "Türkiye'de eğitim sistemi, AKP'nin uyguladığı kamusal hizmetlerin tasfiye edilmesi, eğitimin piyasaya açılması ve dinselleştirilmesi, eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi politikaları nedeniyle ağır bir kriz yaşamaktadır" diyerek, okullarda fiziki, hijyen ve güvenlik sorunlarının devam ettiğini söyledi.

5Irmak, şöyle devam etti:

6"Bütün bu sorunlar ortadayken Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler konulu genelge ile bakanlığın eğitimin gerçek sorunlarına ne kadar uzak olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Milli Eğitim Bakanlığı eğitimin kamusal, ekonomik ve pedagojik sorunlarına çözüm üretmek yerine önlük uygulamasından norm kadro baskısına, Milli Eğitim Akademisi üzerinden yapılmak istenen düzenlemelerden Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli dayatmasına kadar şekilci, denetimci ve ideolojik yaklaşımlarını sürdürmeye devam ediyor. Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı ya da kılık kıyafet dayatması değildir. Öğretmenin mesleki saygınlığı giydiği kıyafetle değil; ürettiği emek, mesleki özerklik, insanca yaşayabileceği ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanır. Eğitim emekçilerini biçimsel kurallarla denetlemeye ve baskı altına almaya yönelik uygulamaları kabul etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz.

7Norm kadro fazlası öğretmenlerin re'sen görevlendirilmesi ve Milli Eğitim Akademisi bünyesinde eğitime alınarak alan değişikliğine yönlendirilmesi, eğitim emekçilerinin çalışma güvencesine doğrudan ve açık bir müdahaledir. Plansız öğretmen istihdamının, yanlış norm kadro politikalarının ve idari hataların sorumlusu öğretmenler değildir; faturası da öğretmenlere kesilemez. Bunların sorumlusu sizsiniz Sayın Bakan. O nedenle sizi öğretmenlerin diplomalarını, branşlarını ve mesleki birikimlerini işlevsizleştirecek uygulamalardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz. Eğitim Sen olarak bilimsel ve laik eğitimin temel ilkelerinden uzaklaşan, eleştirel ve sorgulayıcı düşünce yerine belirli değer ve ideolojik kalıpları merkez alan bu anlayışı kabul etmiyoruz."dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön

8"ÇOCUKLARIN EĞİTİM HAKKI AİLELERİN GELİR DÜZEYİNE BIRAKILAMAZ"

9Irmak, MEB’in devlet okullarında kayıt parası alınmayacağı yönünde açıklama yaptığını ancak gerçeğin böyle olmadığını ifade etti. Velilerin, çocuklarını "nitelikli, iyi okul" denilen okullara kaydetmek için 100-200 bin lira bağış yapmak durumunda kaldıklarını anlatan Irmak, "Kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım onarım, kırtasiye, elektrik, su ve diğer temel giderleri merkezi bütçeden karşılanmadığında okul yöneticileri de velilerden bağış istemeye yönelmekte, eğitimin finansmanı giderek ailelerin üzerine bırakılmaktadır. Bu tablo parasız ve kamusal eğitim hakkını da fiilen ortadan kaldırmış durumda" dedi.dayananlar: özün 3. maddesi · alıntı↩ Geldiğin yere dön

10TÜİK’in Ağustos 2026 tüketici enflasyonu verilerine ilişkin de konuşan Irmak,sözlerini şöyle sürdürdü:

11"Kırtasiye, eğitim alanındaki enflasyon diğer enflasyona göre 22 puan daha fazla. İlkokul düzeyinde kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı giderleri eklendiğinde toplam gelirler 6 bin-9 bin arasında değişiyor. Bu durum ortaokullarda 8 bin-12 bin lira, lise düzeyindeyse 10 bin lira ile 15 bin lira arasına ulaşmakta. Buradaki rakamlara servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı içerisindeki diğer harcamalar da asla dahil değil. Ailenin gelir düzeyinin çocuğun hangi eğitim materyaline ulaşacağını, nasıl besleneceğini ve nasıl bir eğitim alacağını belirler hale gelmesi doğrudan eğitim ihlalidir. Çocukların eğitim hakkı ailelerin gelir düzeyine bırakılamaz."dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön

12"KAYIT PARASINA SON VERİLMESİNİN KOŞULLARI YARATILMALI"

13Irmak, Eğitim-Sen'in taleplerine ilişkin şunları söyledi:

14"Bütün eğitim emekçilerinin ücretleri yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı, insanca yaşam ve çalışma koşulları güvence altına alınmalıdır. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik başta olmak üzere güvencesiz istihdam uygulamalarına derhal son verilmelidir. Her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterince bütçe ayrılmalı, temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için ihtiyaç duyulan personel kadrolu istihdam edilmelidir. Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile ücretsiz temiz içme suyu sağlanmalıdır. Temel kırtasiye ve eğitim materyalleri ücretsiz sağlanmalı, ailelerin okul başlangıç masrafları kamusal olarak karşılanmalıdır. Kayıt parası, zorunlu bağış ve benzeri uygulamalara son verilmesinin koşulları yaratılmalı. Kamu okullarının temel giderleri bütçeden karşılanmalıdır. Okul servisi ulaşım giderleri kamusal olarak desteklenmeli, yardımcı eğitim materyalleri ücretsiz olarak kamudan karşılanmalıdır.

15Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmelidir. Eğitim programları bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve ana dilinde eğitim hakkını esas alan bir anlayışla düzenlenmelidir. Öğretmenlerin meslek özelliğine yönelik kılık kıyafet, resen görevlendirme ve irade dışı alan değişikliği gibi müdahalelere son verilmelidir. Eğitime ayrılan kamu kaynakları artırılmalı, eğitim finansmanı velilerin omuzuna bırakılmamalıdır."

16"BAKANLIK, MÜMKÜN OLDUĞUNCA VERİLERİ SAKLIYOR"

17Irmak, bir gazetecinin MEB’in MESEM’de hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin milletvekillerinin soru önergelerine verdiği yanıtlardaki "çelişkiyi" sorması üzerine Irmak, şu yanıtı verdi:

18"Daha haziran ayında yapılan açıklamada, soru önergesine verilen cevapta sadece 13 ölümden bahsediyor bakanlık. Ancak iki ay sonra bu ölüm sayısının 37 olduğunu söylüyor. Herkesin merak ettiği bir şey. Bizim elimizdeki veriler en azından 13 değil, 23'tü bugüne kadar. Bakanlık, mümkün olduğunca MESEM'lere yönelik tepkiyi kırmak adına bir yere kadar bu verileri saklıyor, gerçek bunu gösteriyor. Ama bir yerden sonra bu veriler saklanamaz hale geliyor."

Ajans damgası11 Eylül 15:54YayınMetinPeykhane derlemesi

Haber seyir defteri

  1. ANKA kaydı

    Eğitim Sen MEB önünden seslendi: "Bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmeli"

  2. Derleme

    Metin kaynağından derlendi.

  3. Denetim

    Kaynağına karşı denetlendi.

  4. Peykhane yayını

    İlk yayın — ajans kaydından 30 dk sonra.

    şu an buradasın

Çok okunanlar

Son 2 günün en çok okunan haberleri.

  1. Scott Bessent'in Kongre konuşması protestolarla bölündü

    Dünya
  2. Besni'de 12 yaşındaki çocuk tüfekle yaralandı

    Gündem
  3. Manavgat'ta otomobil tankere çarptı: Sürücü öldü

    Gündem
  4. Aydo Yazılım operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

    Gündem
  5. Hakan Fidan: Suriye için en yüksek tehdit İsrail

    Dünya
  6. Elazığ'da pikap-otomobil kazası: 2 ölü, 4 ağır yaralı

    Gündem
  7. Avcılar'da servis midibüsü kaza yaptı

    Gündem
  8. İki otomobilin çarpıştığı kazada Niğde'de 5 kişi yaralandı

    Gündem
  9. 3. Uluslararası Felsefi Filmler Festivali 23 Eylül'de başlıyor

    Gündem
  10. Şanlıurfa'da 1,5 milyar liralık hareket: 7 şüpheli yakalandı

    Gündem