Gediz Nehri'nde kirlilik yaz aylarında yeniden arttı
Temmuz sonuçlarını içeren rapora göre kirlilik, yağışların azalmasıyla hazirandan itibaren yeniden yükseldi.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
6 iddianın 6 tanesi kaynağa bağlı
İzmir ve Manisa büyükşehir belediyelerinin ortak izleme raporuna göre Gediz Nehri'ndeki kirlilik, yağışlı aylarda geriledikten sonra hazirandan itibaren yeniden yükseldi.
İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediyelerinin Gediz Nehri’nde yürüttüğü ortak izleme çalışmasının 7. Dönem Raporu yayımlandı. Rapora göre yaz dönemini kapsayan süreçte nehirdeki kirlilik baskısı arttı. Yağışlı aylarda gerileyen kirliliğin, yağışların azalmasıyla haziran ayından itibaren yeniden yükselişe geçtiğini belirten Prof. Dr. Yusuf Kurucu; sanayi, tarım ve evsel kaynaklı kirleticilerin yalnızca Gediz’i değil, İzmir Körfezi’ni, tarım alanlarını ve yeraltı su kaynaklarını da tehdit ettiğini söyledi.
İZSU ve MASKİ'nin çalışmasında İzmir sınırlarında 23, Manisa sınırlarında 36 örnekleme noktası düzenli olarak izleniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ege Bölgesi’nin en önemli su kaynaklarından Gediz Nehri’ndeki kirliliği bilimsel verilerle izlemeyi sürdürüyor. İZSU ve MASKİ tarafından Ocak 2026’da başlatılan çalışma kapsamında nehir ve yan kollarından düzenli olarak alınan numuneler laboratuvarlarda inceleniyor. Temmuz ayı sonuçlarını içeren 7. Dönem Raporu; Gediz Nehri, Nif Çayı, Ağıl Deresi ve havza genelindeki izleme noktalarında kirliliğin seyrini ortaya koydu. İzmir sınırlarında Gediz ana kolu, Ağıl Deresi ve Nif Çayı’nda toplam 23, Manisa sınırlarında ise Gediz ana yatağı ve yan derelerinde 36 örnekleme noktası belirlendi. Böylece nehrin farklı kesimlerindeki değişim düzenli olarak takip ediliyor.
Prof. Dr. Yusuf Kurucu, bakır, brom, kobalt ve bor gibi bazı maddelerin olağan değerlerin 100-200 kat üzerinde ölçüldüğünü belirtti.
Rapordaki dikkat çeken kirlilik parametrelerine değinen Kurucu, bazı değerlerin olağan seviyelerin çok üzerinde ölçüldüğünü belirterek, "Suyun içinde bulunan bakır, brom, kobalt, bor gibi bazı maddelerin değerleri normal değerin 100-200 kat üstünde ölçüldü. Yüzey sularında ya da içme suyunun içinde bazı ağır metaller zaten doğal olarak bulunabiliyor ama insan sağlığını tehdit edecek düzeyde değil, bunlar çok düşük değerlerde olmalı. Parametrelerin bu denli yüksek çıktığında kirliliğin doğal olmadığını anlıyoruz. Bu maddelerin nereden geldiğini, kirletici kaynakları bulmak gerekiyor. Bu sadece bir belediyenin işi değil. Nehirler bakanlığın yetkisi altında, dolayısıyla onlarla beraber çalışmayı çok isteriz. Söz konusu olan insanın ve doğanın en önemli yaşam hakkı olan su. İzleme sonuçlarımızı onlarla memnuniyetle paylaşırız. Örnekleme noktalarının yerleri belli. Kirletici kaynakları bulmak hiç zor değil. Bir sonraki nesillere içecek bir bardak temiz su bırakacaksak bunu mutlaka yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Yer altı sularına ulaşabilen kirlilik yükünün içme suyu kaynaklarını riskli hale getirebileceği uyarısı yapıldı.
Kirliliğin yalnızca yüzey sularıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Kurucu, Gediz’in yer altı sularıyla ilişkisine de vurgu yaptı. Kurucu, "Gediz Nehri yüzeyde bir su ama aynı zamanda yan dereleri ile yer altı sularını da besliyor. Nehirde ve derelerde akışın hızının düştüğü veya durgunlaştığı dönemlerde kumlu-çakıllı dere yataklarında yüzey altına sızma hızlanır. Yani bu kirlilik yükü temel içme suyu kaynaklarımız olan yer altı sularını da etkileyebiliyor. Yer altı sularına eğer kirlilik bulaşıyorsa, içme suyumuz çok riskli hale geliyor. Bu yüzden kritik eşikteyiz. Yüzey suları kadar yer altı sularını mutlaka korumamız gerekiyor" dedi.
İZSU ve MASKİ'nin izleme çalışmaları sürdürülecek, veriler yıllık raporda birleştirilecek.
İZSU ve MASKİ’nin ortak izleme çalışmaları önümüzdeki aylarda da devam edecek. Elde edilen verilerin yıllık raporda bir araya getirilmesiyle, Gediz’in güzergâhı boyunca kirliliğin nerelerde ve hangi dönemlerde arttığının bütüncül olarak ortaya konulması hedefleniyor.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Kirletici kaynakları bulmak gerekiyor.
Bağlam
İZSU ve MASKİ, Gediz Nehri ile yan kollarından numune alarak izleme çalışmasına Ocak 2026'da başladı.
Nerede
Sırada ne var
- Önümüzdeki aylarİZSU ve MASKİ'nin ortak izleme çalışmaları devam edecek.
- Yıllık raporİzleme verileri birleştirilerek kirliliğin güzergah boyunca hangi noktalarda ve dönemlerde arttığı ortaya konulacak.
Haberdeki sayılar
Sözlük
- Ağır metaller
- Suda düşük düzeylerde doğal olarak bulunabilen, yüksek yoğunluklarda insan sağlığı ve ekosistemler açısından risk oluşturabilen metallerdir.
Görseller
Haberde geçenler
Kişiler 1
- Prof. Dr. Yusuf Kurucu
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesidir.
Kaynağın kendi cümleleriyle
13 paragraflık kaynak metnin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediyelerinin Gediz Nehri’nde yürüttüğü ortak izleme çalışmasının 7. Dönem Raporu yayımlandı. Rapora göre yaz dönemini kapsayan süreçte nehirdeki kirlilik baskısı arttı. Yağışlı aylarda gerileyen kirliliğin, yağışların azalmasıyla haziran ayından itibaren yeniden yükselişe geçtiğini belirten Prof. Dr. Yusuf Kurucu; sanayi, tarım ve evsel kaynaklı kirleticilerin yalnızca Gediz’i değil, İzmir Körfezi’ni, tarım alanlarını ve yeraltı su kaynaklarını da tehdit ettiğini söyledi.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
2İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ege Bölgesi’nin en önemli su kaynaklarından Gediz Nehri’ndeki kirliliği bilimsel verilerle izlemeyi sürdürüyor. İZSU ve MASKİ tarafından Ocak 2026’da başlatılan çalışma kapsamında nehir ve yan kollarından düzenli olarak alınan numuneler laboratuvarlarda inceleniyor. Temmuz ayı sonuçlarını içeren 7. Dönem Raporu; Gediz Nehri, Nif Çayı, Ağıl Deresi ve havza genelindeki izleme noktalarında kirliliğin seyrini ortaya koydu. İzmir sınırlarında Gediz ana kolu, Ağıl Deresi ve Nif Çayı’nda toplam 23, Manisa sınırlarında ise Gediz ana yatağı ve yan derelerinde 36 örnekleme noktası belirlendi. Böylece nehrin farklı kesimlerindeki değişim düzenli olarak takip ediliyor.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
3Kirlilik yağmurla azaldı, yazla birlikte yükseldi
4Çalışmaları değerlendiren Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu, aylardır devam eden izlemede dikkat çekici bir değişim tespit ettiklerini söyledi. Kurucu, "Sevindirici bir ipucu yakaladık. Ocak, şubat ve mart aylarında hem İzmir’de hem de Manisa’da çok fazla yağış aldık. Yağışları takip eden aylarda kirliliğin önemli ölçüde düştüğünü gördük. Ancak yaz mevsimi gelip yağışlar azaldığında kirlilik yükü tekrar arttı. Haziran ayından itibaren pik yapan, ani yükselişler gösteren kirlilik gördük. Kirlilik ağır metaller ve organik kirleticiler kaynaklı. Bu da hem sanayi hem tarım hem de evsel kirliliğin Gediz Nehri’nde izlerini gösterdiğini ortaya koyuyor" dedi.
5"Körfezin kirlenmemesi mümkün değil"
6Gediz’in yaklaşık 401 kilometrelik yolculuğunda Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir’den geçerek Ege Denizi’ne ulaştığına dikkat çekilen raporda, nehir kirliliğinin tarımsal üretimden ekosisteme kadar geniş bir alanı etkilediği vurgulandı. Prof. Dr. Kurucu ise yapılan izlemenin iki önemli amaca hizmet ettiğini belirterek, "Birincisi Gediz Nehri boyunca kendi ekosisteminin durumunu görmekti ve durum kötü. İkincisi Gediz Nehri’nin Körfez’e getirdiği kirlilik yükünü görmekti; bu durum da çok kötü. Körfezin kirlenmemesi mümkün değil. Gediz Nehri’nin suyuyla sulanan toprakların kirlenmemesi mümkün değil. İçme suyu olarak zaten kullanılacak durumda değil" diye konuştu.
7"Kirletici kaynakları bulmak gerekiyor"
8Rapordaki dikkat çeken kirlilik parametrelerine değinen Kurucu, bazı değerlerin olağan seviyelerin çok üzerinde ölçüldüğünü belirterek, "Suyun içinde bulunan bakır, brom, kobalt, bor gibi bazı maddelerin değerleri normal değerin 100-200 kat üstünde ölçüldü. Yüzey sularında ya da içme suyunun içinde bazı ağır metaller zaten doğal olarak bulunabiliyor ama insan sağlığını tehdit edecek düzeyde değil, bunlar çok düşük değerlerde olmalı. Parametrelerin bu denli yüksek çıktığında kirliliğin doğal olmadığını anlıyoruz. Bu maddelerin nereden geldiğini, kirletici kaynakları bulmak gerekiyor. Bu sadece bir belediyenin işi değil. Nehirler bakanlığın yetkisi altında, dolayısıyla onlarla beraber çalışmayı çok isteriz. Söz konusu olan insanın ve doğanın en önemli yaşam hakkı olan su. İzleme sonuçlarımızı onlarla memnuniyetle paylaşırız. Örnekleme noktalarının yerleri belli. Kirletici kaynakları bulmak hiç zor değil. Bir sonraki nesillere içecek bir bardak temiz su bırakacaksak bunu mutlaka yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.dayananlar: özün 3. maddesi · alıntı↩ Geldiğin yere dön
9Yer altı suları için kritik uyarı
10Kirliliğin yalnızca yüzey sularıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Kurucu, Gediz’in yer altı sularıyla ilişkisine de vurgu yaptı. Kurucu, "Gediz Nehri yüzeyde bir su ama aynı zamanda yan dereleri ile yer altı sularını da besliyor. Nehirde ve derelerde akışın hızının düştüğü veya durgunlaştığı dönemlerde kumlu-çakıllı dere yataklarında yüzey altına sızma hızlanır. Yani bu kirlilik yükü temel içme suyu kaynaklarımız olan yer altı sularını da etkileyebiliyor. Yer altı sularına eğer kirlilik bulaşıyorsa, içme suyumuz çok riskli hale geliyor. Bu yüzden kritik eşikteyiz. Yüzey suları kadar yer altı sularını mutlaka korumamız gerekiyor" dedi.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
11"Kaynağı durdurmadan Körfez’i temizlemek yetmez"
12İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Körfez’de yürüttüğü dip tarama çalışmaları ile Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’ndeki kapasite artışının iyileşmeye katkı sağladığını belirten Kurucu, mücadelenin Gediz ve diğer kirlilik kaynaklarıyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Kurucu, "Körfezde yürütülen dip tarama temizliği mutlaka iyileştirme sağlıyor, sağlamaya devam edecektir. Çiğli’deki arıtma tesisinin kapasitesinin genişletilmesi, körfezdeki kirliliğin azaltılması açısından çok önemli. Ama bunun yanında belediyenin yetki alanı dışındaki derelerin getirdiği kirliliği de durdurmak gerekiyor. Ağıl Deresi’ndeki kirlilik körfez sağlığı için önemli bir tehdit. Gediz Nehri ve yan dereleri üzerindeki kirletici kaynakları belirlemek mümkün. Bunu yapmak teknik olarak çok basit ancak denetleme işi tek başına belediyenin yetkisinde değil. Biz bu sonuçları diğer kamu kurumlarıyla paylaşmaya hazırız" şeklinde konuştu.
13İZSU ve MASKİ’nin ortak izleme çalışmaları önümüzdeki aylarda da devam edecek. Elde edilen verilerin yıllık raporda bir araya getirilmesiyle, Gediz’in güzergâhı boyunca kirliliğin nerelerde ve hangi dönemlerde arttığının bütüncül olarak ortaya konulması hedefleniyor.dayananlar: özün 5. maddesi↩ Geldiğin yere dön
Ajans damgası27 Eylül 11:08YayınMetinPeykhane derlemesi


