İBB davasında sanıklar tahliye istedi
Tahliye taleplerinin alındığı duruşma, tutuklu sanıkların beyanları için yarına ertelendi.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı
İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, örgüt üyeliği ve yasa dışı talimat iddialarını reddederek tahliye istedi.S3'de eklendi
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasına 9’uncu gününde devam edildi. Duruşmada tutuklu sanıkların ve avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasına devam edildi. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü aktarılan İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu, savunmasında, "Ben bir örgüte üye değilim, olmadım, olmam. Kimseden yasa dışı bir talimat almadım, vermedim. Yönlendirmede bulunmadım. Yasa dışı bir suç örgütüne hizmet etmek anlamına gelecek hiçbir davranışım yoktur. Benim bağlı olduğum tek kurum devletimdir. Aksi yöndeki iddialar tamamıyla uydurma, gerçekliği olmayan, bilgiye dayanmayan iddialardır. Görev yaptığı 26 yıl boyunca başını öne eğecek hiçbir işin içinde olmamış bir memur, bir kamu görevlisi olarak karşınızdayım. Adıma kara çalacak hiçbir olaya karışmadım. Hiç hak etmediğim bu tutukluluk halini kaldırmanızı talep ediyorum" dedi.
Güney Cebeci'de genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını belirten Adem Başer, kaçak döküm sistemine ilişkin toplantılara katılmadığını savundu.S3'de eklendi
İddianamede, firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği ve örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlu olduğu belirtilen Adem Başer ise, "Ben Murat Gülibrahimoğlu’nun genel müdür yardımcısı değilim. Kuzey Grup bünyesinde çalışan yaklaşık 10 tane genel müdür yardımcısı bulunmaktadır. Ben sadece taş ocağı işini yapan Güney Cebeci şirketinde genel müdür yardımcısı olarak çalıştım. Kaçak döküm sisteminin kurulmasında rol aldığım iddiası vardır. Fakat hangi toplantılara, hangi görüşmelere ve kimlerle katıldığım konusunda bir tespit yoktur. Böyle bir görüşmeye hiçbir zaman katılmadım. Geçimini sağlamam gereken bir ailem var, tahliye olmam durumunda hızlıca iş bulup çalışmam gerekiyor, tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu.
Arka planAdem Başer, Kuzey Grup bünyesinde yaklaşık 10 genel müdür yardımcısı bulunduğunu ve kendisinin yalnızca Güney Cebeci şirketinde görev yaptığını belirtti.Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı olduğunu belirten Hakan Karanis, dolandırıcılık, sahtecilik ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlamalarını kabul etmedi.S3'de eklendi
İddianamede firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun da çocukluk arkadaşı olduğu aktarılan Hakan Karanis ise savunmasında, "Hakkımda birtakım kamu zararına dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu’na muhalefet gibi suçlamalar vardır. Bunların hiçbirini kabul etmiyorum. Ben kamuya hiçbir ürün satmamışımdır. Hayatımda bir madenin kapısından içeri girmemişimdir. Tahliyemi istiyorum" dedi.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Ben bir örgüte üye değilim, olmadım, olmam.
Hayatımda bir madenin kapısından içeri girmemişimdir.
Nerede
Bunları henüz bilmiyoruz
- Kaynak belgelerde duruşmanın aşaması farklı aktarılıyor: doc:0 ve doc:1'de 73. gün, doc:2'de ikinci duruşmanın 9. günü olarak belirtiliyor.
Bu başlıklar cevaplandıkça haber güncellenir; cevap hangi sürümde geldiyse burada işaretlenir.
Haberde geçenler
Kişiler 4
- Elçin Karaoğlu · kamu görevlisi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Boğaziçi İmar Müdürüdür.
- Adem Başer · kamu görevlisi
Güney Cebeci şirketinde genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını belirten sanıktır.
- Hakan Karanis
Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı olduğunu belirten tutuklu sanıktır.
- Ekrem İmamoğlu · kamu görevlisi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıdır.
Kurumlar 1
Kaynağın kendi cümleleriyle
66 paragraflık 3 kaynak belgesinin 3 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1. kaynak belgesi
1Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
2(İSTANBUL) - İBB Davası'nın 73. gününde tahliye talebinde bulunan Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, Tip-1 diyabet hastası oğlu Tuna'nın hastalığını yönetmekte zorlandığını belirterek, “Oğlum elimden kayıp gidiyor. Kan değerleri olması gerekenin çok üzerinde. Onun yanında olamıyorum” ifadelerini kullandı. “16 aylık tutukluluk artık tedbir değil, ailece ödediğimiz ağır bir cezaya dönüştü” diyen Karaoğlu, adli kontrol hükümleri uygulanarak da olsa tahliye edilmesini istedi.
3İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.
4Bugün tahliye talebinde bulunan isimlerden biri de Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu oldu.
5“ÖRGÜT ÜYESİ DEĞİLİM”
6Eylem 58 ve 59 kapsamında Murat Özyeğin, Avni Çelik ve Kaan Yücel dosyalarına değinen Karaoğlu, ruhsat ve iskân süreçlerinde yaşanan gecikmelerin başvuru sahiplerinin eksik belgelerinden kaynaklandığını söyledi.
7“Benim bulunduğum koltukta kim olsa kanun neyi emrediyorsa onu yapardı. Ben de onu yaptım” diyen Karaoğlu, örgüt üyeliği suçlamasını da reddetti. Karaoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde seçimden yaklaşık 1,5 yıl sonra göreve başladığını belirterek, “Özel ekipte olsam daha önce gelmem gerekirdi. Göreve başladığımda yıllardır aynı müdürlükte çalışan kamu personeliyle çalıştım. Bağlı olduğum tek kurum devlettir” ifadelerini kullandı.
8“KALP HASTASIYIM, ÇOCUKLARIMIN YANINDA OLAMIYORUM”
9Savunmasının son bölümünde sağlık durumuna ve ailesine değinen Karaoğlu, 15 yıldır yüksek tansiyon hastası olduğunu, iki tansiyon ilacı kullandığını ve altı yıl önce ana kalp damarına stent takıldığını söyledi.
10Kalp kapağında kaçak bulunduğunu, ileride kapak ameliyatı olmasının gerektiğini belirten Karaoğlu, cezaevi koşullarının hastalığını ağırlaştırdığını ifade etti.
1180 yaşındaki babasının cilt kanseri ve böbrek nakli nedeniyle ağır sağlık sorunları yaşadığını, annesinin de ileri yaşta olduğunu anlatan Karaoğlu, 12 yaşındaki kızı Asya'nın kapalı görüşlere dayanamadığı için yalnızca açık görüşlere geldiğini söyledi.
12Tip-1 diyabet hastası oğlu Tuna'nın ise hastalığını yönetmekte zorlandığını söyleyen Karaoğlu, “Oğlum elimden kayıp gidiyor. Kan değerleri olması gerekenin çok üzerinde. Onun yanında olamıyorum” dedi.
13“16 aylık tutukluluk artık tedbir değil, ailece ödediğimiz ağır bir cezaya dönüştü” diyen Karaoğlu, adli kontrol hükümleri uygulanarak da olsa tahliye edilmesini istedi.
14“ADLİ YILIN İLK GÜNÜNDE BİR MESLEKTAŞIM İÇİN TAHLİYE İSTEMEK ZORUNDA KALACAĞIMI DÜŞÜNMEZDİM”
15Daha sonra İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın talep sırası geldi ancak, kendisi değil sadece avukatı söz aldı. Pehlivan'ın avukatı Hasan Fehmi Demir, yeni adli yılın ilk gününde bir meslektaşının bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunmasına ilişkin tahliye talebinde bulunmanın “yargı teşkilatının durumunu gösteren trajik bir anlatım” olduğunu söyledi.
16Demir, savunmasının başlangıcında hukuki kararların mutlaka somut bir dayanağa sahip olması gerektiğini vurgulayarak, Pehlivan'ın 19 Haziran 2025'ten bu yana özgürlüğünden yoksun bırakılmasının hukuken açıklanamayacağını savundu.
17“AVUKATIN İŞİ, SUÇ İSNADI ALTINDAKİ İNSANA HUKUKİ HİZMET SUNMAKTIR”
18Avukatlık mesleğinin niteliği üzerine değerlendirmelerde bulunan Demir, bir avukatın suç isnadı altındaki kişilerle görüşmesinin, hukuki hizmet vermesinin ve yaptığı görüşmeleri meslek sırrı kapsamında tutmasının suçlama konusu yapılamayacağını söyledi.
19Demir, “Yargıç için yargılamanın nesnesi olan sanık, avukat için özne, yani insandır” diyerek avukatın temel görevinin müvekkilinin haklarını ve özgürlüğünü korumak olduğunu ifade etti.
20“OLAĞAN AVUKATLIK FAALİYETLERİ KRİMİNALİZE EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
21Demir, Pehlivan'a 19 Mart operasyonundan önce toplantı organize etmek, toplantılarda telefonları toplamak, dijital delillerin elde edilmesini engellemek, şüphelilere avukat belirlemek, avukatları organize etmek, savunma stratejisi oluşturmak, şüphelilere ifadelerin içeriğine ilişkin bilgi vermek ve bazı kişilerin yurt dışına kaçışını organize etmek gibi çok sayıda suçlama yöneltildiğini hatırlattı.
22Bu iddiaları destekleyen somut delil bulunmadığını savunan Demir, “İtibar edilebilecek, akla yakın, makul, ikna kabiliyeti bulunan tek bir somut kanıt bulunmamaktadır” dedi.
23Demir, iddia makamının “toplantı yapmak, avukat önermek, olası icraatlara karşı savunma stratejisi kurmak gibi olağan avukatlık faaliyetlerini kriminalize etmeye çalıştığını” savunarak, hangi kişinin yurt dışına kaçırılmasının organize edildiğinin veya hangi sanığa hangi avukatın önerildiğinin dahi açıklanmadığını söyledi.
24“ÖRGÜTÜN 2014'TE KURULDUĞU İDDİA EDİLİYOR, PEHLİVAN İMAMOĞLU'NUN VEKÂLETİNİ 2024'TE ALDI”
25Pehlivan'ın, CHP Milletvekili ve avukat Turan Taşkın Özer'in hukuk bürosunu “örgütün hukuk ayağını planlamak” amacıyla kullandığı ve avukat Onur Büyükhatipoğlu'nu da bu organizasyona dahil ettiği iddiasına değinen Demir, iddianamenin kendi kronolojisine dikkat çekti.
26İddianamede Ekrem İmamoğlu'nun lideri olduğu ileri sürülen örgütün 2014 yılında kurulduğunun iddia edildiğini belirten Demir, “Örgütün hukuk ayağını oluşturmakla suçlanan Mehmet Pehlivan ise Sayın İmamoğlu'nun vekâletini 22 Temmuz 2024 tarihinde, yani 10 yıl sonra üstlenmiş ve bu tarihten itibaren hukuki hizmet sunmuştur” dedi.
27“1 YIL 2 AY 13 GÜNDÜR ZİNDANDA; BU YANLIŞTAN DÖNÜLMELİ”
28Demir, Pehlivan'ın “gerçek dışı, kanıtsız ve tutarsız” olarak nitelendirdiği iddialar nedeniyle 1 yıl 2 ay 13 gündür tutuklu olduğunu söyledi.
29Savunmasının başındaki “dayanak noktası” anlatımına dönerek Pehlivan'ın tutukluluğunun somut hukuki dayanağının bulunmadığını savunan Demir, “19 Haziran 2025 tarihinde Mehmet Pehlivan'ın dünyasını dayanaksız bir şekilde yerle bir edenlerin, kendini hiçbir kurala bağlı saymayan bir gücün olduğu bugün daha çok anlaşılmaktadır. Bu yanlıştan dönülmeli, Mehmet Pehlivan'ın esaretine son verilmelidir” dedi.
30TORA PEKİN: “BİR YILLIK SÜREYİ AŞMAK İÇİN UZATMA KARARI GEREKİYORDU; BÖYLE BİR KARAR YOK”
31Pehlivan'ın diğer avukatı Tora Pekin ise tahliye talebini CMK'nin 102. maddesi üzerinden yaptı. Pehlivan'a isnat edilen TCK 220/2 ve 281/1 kapsamındaki suçların Asliye Ceza Mahkemesi'nin görev alanında bulunduğunu belirten Pekin, davanın bağlantı nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesinin tutukluluk süresi bakımından bu durumu değiştirmediğini savundu.
32Pekin, “Mehmet Pehlivan yönünden, suçlandığı suçlar Asliye Ceza Mahkemesi'nin görev alanında olduğu için, tutuklandığı 19 Haziran 2025'ten sonra bir yıl içerisinde ancak bir uzatma kararıyla tutukluluğu devam edebilirdi. Uzatma kararı verilmediği takdirde bir yılın sonunda serbest bırakılması gerekirdi” dedi.
33“YASANIN EMREDİCİ HÜKMÜNE GÖRE DERHAL TAHLİYE EDİLMESİ GEREKİR”
34Pekin, Pehlivan'ın dosyasının bağlantı nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesinin, isnat edilen suçların görev alanını değiştirmeyeceğini savunarak, “Yasanın emredici hükmüne göre bir uzatma kararı vaktiyle alınmadığı için derhal tahliyesi gerektiği görüşündeyim” şeklinde konuştu.
35Pekin, dosyadaki tutuklama kararlarının bireyselleştirilmiş gerekçeler içermediğini de savunarak, CMK'nin 100. maddesi bakımından da tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olması gerektiğini vurguladı.
36Pehlivan'ın tahliyesini isteyen Pekin, “Öncelikle emredici norma, daha sonra sıkılıkla uyulması zorunlu kurallara bağlı norma dikkat edilerek yanlıştan dönülmesini ve müvekkilim, meslektaşım Avukat Mehmet Pehlivan'ın tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum” dedi.
37Duruşma, Adem Başer'in savunmasıyla devam ediyor.
2. kaynak belgesi
38Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
39(İSTANBUL) - İBB Davası sanıklarından Hakan Karanis, “Ben Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı olduğumu ancak hiçbir şekilde iş takibi yapmadığımı defaatle söyledim. Dosya incelendiğinde herhangi bir iş takibi yaptığıma dair tek bir delil yoktur. 200 tutuklu ve tutuksuz sanık dinlendi ancak hiçbirinin beyanında adım geçmedi” dedi. Davanın grülmesine yarın devam edilecek.
40İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.
41Davanın 73. gününde tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin alınmasına devam edildi. Beyanı alınan sanıklardan biri de Murat Gülibrahimoğlu'na ait Güney Cebeci şirketinin genel müdür yardımcısı Adem Başer oldu.
42“DÖKÜM SAHASINDA GÖREVİM YOK, BAZ KAYDIM YOK; 12 AYDIR TUTUKLUYUM”
43Cebeci hafriyat sahasına ilişkin "Eylem 59" kapsamında yöneltilen suçlamaları reddederek, iddianamede görevine ilişkin yanlış bilgi bulunduğunu ve hakkındaki iddiaları destekleyen belge, yazışma, HTS, baz kaydı veya tanık beyanı olmadığını savundu. 12 aydır tutuklu olduğunu belirten Başer, soruşturma sürecinde iki kez ailesiyle yurt dışına çıkmasına ve aynı şirkette çalışan kişilerin tutuklandığını bilmesine rağmen Türkiye'ye geri döndüğünü belirterek tahliyesini talep etti.
44“BENİM OLMAYAN BİR ŞİRKET YÜZÜNDEN 400 GÜNDÜR TUTUKLUYUM”
45Ardından tutuklu iş insanı Hasan Tahsin Sönmez söz aldı. "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" ve "suç örgütüne yardım" ile suçlandığına işaret eden Sönmez, 400 gündür tutuklu olduğunu belirterek, dosyada söz konusu şirket hakkında olumsuz bir vergi inceleme raporu bulunmadığını savundu.
46Sönmez, “Tam 400 gündür benim olmayan bir şirketin işleyip işlemediği belli olmayan bir suçunun cezasını yatıyorum. Şu ana kadar suç işlediğime dair, hatta ortada bir suç olduğuna dair ne bir delil ne de somut bir veri vardır” dedi.
47“EKREM İMAMOĞLU’NUN ÇOCUKLUK ARKADAŞIYIM AMA İŞ TAKİBİ YAPTIĞIMA DAİR TEK BİR DELİL YOK”
48Daha sonra ise İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı tutuklu sanık Hakan Karanis kürsüye geçti.
49Karanis, yaklaşık 1,5 yıldır tutuklu olduğunu belirterek tahliyesini talep etti. Dosya kapsamında kendisine yöneltilen iki temel iddianın Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı olması ve “iş takibi yaptığı” iddiası olduğunu söyleyen Karanis, yaklaşık 200 tutuklu ve tutuksuz sanığın dinlendiğini ancak hiçbirinin beyanında adının geçmediğini savundu.
50Karanis, “Ben Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı olduğumu ancak hiçbir şekilde iş takibi yapmadığımı defaatle söyledim. Dosya incelendiğinde herhangi bir iş takibi yaptığıma dair tek bir delil yoktur” dedi.
51“HAYATIMDA BİR MADENİN KAPISINDAN İÇERİ GİRMEDİM”
52Hakkında kamu zararına dolandırıcılık, evrakta sahtecilik ve Maden Kanunu'na muhalefet gibi suçlamaların bulunduğunu belirten Karanis, bunların tamamını reddetti.
53Karanis, “Ben kamuya bir kilo tekstil bile satmamışımdır. Hayatımda bir madenin kapısından içeri girmemişimdir. Orman Kanunu'na muhalefet deniyor; düşünüyorum, İstanbul'da ormana gittim mi? İnanın hiçbir ormana gittiğimi de hatırlamıyorum” dedi.
54“KUZEY İSTANBUL’UN GENEL MÜDÜRÜ DEĞİLDİM; YANLIŞ BİLGİYLE TUTUKLANDIM”
55Sonrasında harita mühendisi Yağmur Cansu Yeşilyurt söz aldı.
56Yeşilyurt, tutuklama kararının kendisinin Kuzey İstanbul şirketinin genel müdürü olduğu yönündeki yanlış bilgi üzerine kurulduğunu savunarak tahliyesini talep etti. Ekim 2024'ten itibaren yalnızca Güney Cebeci şirketinde genel müdür olarak görev yaptığını belirten Yeşilyurt, “Ben Kuzey İstanbul'un genel müdürü değildim, hiçbir zaman da olmadım” dedi. Yeşilyurt, hakkında herhangi bir MASAK raporu bulunmadığını, HTS ve baz kayıtlarının da örgütsel ilişkiyi göstermediğini savundu.
57Yeşilyurt, maden sahasını denetlemeye yetkili kurumun MAPEG olduğunu, kamu kurumlarının izin ve görüşlerini denetleme ya da sorgulama yetkisinin bulunmadığını söyledi.
58Cebeci maden bölgesi projesinde görevli akademisyen tarafından da suç isnat edilen dönemde kaçak döküme ilişkin herhangi bir tespit, tutanak, rapor veya uyarı hazırlanmadığını savunan Yeşilyurt, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen kişilerle herhangi bir eylem ve fikir birliği içinde bulunmadığını söyledi.
59“Hiçbir suretle hukuka aykırı herhangi bir işlem ve eylemde bulunmadığım gibi hiçbir maddi çıkar da elde etmedim” diyen Yeşilyurt, savunmasını, “Anayasa ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bana tanımış olduğu hakkımı talep ediyorum. Takdir yüce mahkemenizin” sözleriyle tamamladı.
60Son olarak tutuklu sanık Arif Gürkan Alpay’ın tahliye talebi alındı. Davaya yarın devam edilecek.
3. kaynak belgesi
61‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan tutuklu sanık İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, "Adıma kara çalacak hiçbir olaya karışmadım. Hak etmediğim bu tutukluluk halini kaldırmanızı talep ediyorum" dedi.
62‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasına 9’uncu gününde devam edildi. Duruşmada tutuklu sanıkların ve avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasına devam edildi. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü aktarılan İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu, savunmasında, "Ben bir örgüte üye değilim, olmadım, olmam. Kimseden yasa dışı bir talimat almadım, vermedim. Yönlendirmede bulunmadım. Yasa dışı bir suç örgütüne hizmet etmek anlamına gelecek hiçbir davranışım yoktur. Benim bağlı olduğum tek kurum devletimdir. Aksi yöndeki iddialar tamamıyla uydurma, gerçekliği olmayan, bilgiye dayanmayan iddialardır. Görev yaptığı 26 yıl boyunca başını öne eğecek hiçbir işin içinde olmamış bir memur, bir kamu görevlisi olarak karşınızdayım. Adıma kara çalacak hiçbir olaya karışmadım. Hiç hak etmediğim bu tutukluluk halini kaldırmanızı talep ediyorum" dedi.dayananlar: özün 1. maddesi · 1. alıntı↩ Geldiğin yere dön
63"Tahliyemi talep ediyorum"
64İddianamede, firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği ve örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlu olduğu belirtilen Adem Başer ise, "Ben Murat Gülibrahimoğlu’nun genel müdür yardımcısı değilim. Kuzey Grup bünyesinde çalışan yaklaşık 10 tane genel müdür yardımcısı bulunmaktadır. Ben sadece taş ocağı işini yapan Güney Cebeci şirketinde genel müdür yardımcısı olarak çalıştım. Kaçak döküm sisteminin kurulmasında rol aldığım iddiası vardır. Fakat hangi toplantılara, hangi görüşmelere ve kimlerle katıldığım konusunda bir tespit yoktur. Böyle bir görüşmeye hiçbir zaman katılmadım. Geçimini sağlamam gereken bir ailem var, tahliye olmam durumunda hızlıca iş bulup çalışmam gerekiyor, tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
65İddianamede firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun da çocukluk arkadaşı olduğu aktarılan Hakan Karanis ise savunmasında, "Hakkımda birtakım kamu zararına dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu’na muhalefet gibi suçlamalar vardır. Bunların hiçbirini kabul etmiyorum. Ben kamuya hiçbir ürün satmamışımdır. Hayatımda bir madenin kapısından içeri girmemişimdir. Tahliyemi istiyorum" dedi.dayananlar: özün 3. maddesi · 2. alıntı↩ Geldiğin yere dön
66Duruşma tutuklu sanıkların tahliyeye ilişkin beyanlarının alınmasıyla devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Ajans damgası1 Eylül 16:16YayınMetinPeykhane derlemesi