SiyasetANKA

Ekrem İmamoğlu, Bakanı soruşturmayı başlatmakla suçladı

İmamoğlu, davada 23 hâkimin değiştirildiğini ve savunmasının kısıtlandığını da söyledi.

Okur ne soruyor?
Ekrem İmamoğlu İBB davasının canlı yayınını istedi
ANKA
~60 sn

Haberin özü

5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı

  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adalet Bakanı'nın soruşturmayı başlatmak için İstanbul'a başsavcı olarak atandığını iddia etti.S2'de eklendi

    “Adalet Bakanı, AK Parti’nin 31 Mart 2024 yenilgisinin hemen sonrasında bilerek, tespitle iddiayla söylüyorum ki bizzat bu soruşturmayı başlatmak için İstanbul’a başsavcı olarak atanmıştır. Bu soruşturmanın karar vericisinin tensipleriyle İstanbul’a bu göreve bunun için gelmiştir. O başlattı bu soruşturmayı başsavcıyken. Buraya gelmeden ben bunu tespit etmiş bir kişi olarak iddia ediyorum. Mahkemeye çıkmama 25 gün kala yapılan bu soruşturma sonrasında ödül olarak, mevki olarak Adalet Bakanı olmuştur. Yani sizler dahil, gerçekten Türkiye’deki ucube sistemin gereği de bütün hakimlerin, savcıların da sicil amiri olarak HSK Başkanı oldu. Şimdi avukat olmak istemesi de beni şaşırtmıyor açıkçası. Çünkü o ancak iddia, savunma ve karar makamında olacak ki benim cezamın garantisi için gönlü rahat olsun. Hem savcı hem hakim hem bakan hem avukat. Bu cendereyi yaratanlar, buradan adalet çıkacak diye yüce Türk milletini bu şekilde işleyen bir sistemde ikna edemezler.

    kaynağın metninde gör →

  • 19 Mart sürecinden itibaren 15 ceza davasıyla karşı karşıya kaldığını belirten İmamoğlu, duruşmalarında 23 hâkimin değiştirildiğini söyledi.S2'de eklendi

    Bir dipnot düşeyim. 19 Mart sürecinden itibaren ben 15 ceza davasıyla muhatap olmuş bir kişiyim. Bu da tarihte yok. 23 hakim değiştirildi benim duruşmalarımda. Tam 23 hakim. Yargı düzenimizi tanımlayan kurallar, maddeler anayasa kitabında yazsın diye oraya konulmadı. Mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı millet adına kullanılan yargı yetkisinin temel şartıdır. Bir Adalet Bakanı, devam eden bir yargılamada sanığın nasıl savunma yapması gerektiğini söyleyemez. Sanığın savunmasını ‘siyasi şov’ olarak nitelendiremez. Devam eden bir dava hakkında mahkemeye yönelik tavsiye, telkin niteliği taşıyabilecek açıklamalar yapamaz. Biz burada gerçekten Türkiye’yi çok ağır bir sürece doğru iten bir avuç muhterisle karşı karşıyayız. Anayasal haklarına, geleceğine el konulmak istenen halkımız adına direniyoruz, direnmeye devam edeceğim.

    kaynağın metninde gör →

  • Savunma hakkının engellendiğini savunan İmamoğlu, avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutuklanmasıyla başlayan müdahalelerin ardından 4 bin sayfalık iddianameye karşı savunmasını 7-8 saatte tamamlamasının istendiğini belirtti.S2'de eklendi

    Bütün bunlar yaşanırken hiçbir şey olmamış gibi davranmamız bekleniyor. Millet şahidimdir. Bu kötülükleri yapanlar gibi kinle, nefretle değil; en üst seviyede sorumlulukla, büyük gayret ve dirençle zalimliğe karşı 87 milyona yakışacak bir mücadele veriyorum, vermeye devam edeceğim. Belli ki asıl rahatsızlık tam olarak bundan kaynaklanıyor; susmamamızdan, anlatmamızdan. Milletin gerçekleri duymasından rahatsızlar. Öyle ki artık sözümüzün yalnızca bu salonda değil, bu salonun dışında da duyulmasını engellemeye çalışıyorlar türlü yöntemlerle. Savunma hakkıma ilk müdahale, değerli avukatım Mehmet Pehlivan’ın benim avukatlığımı yaptığı için tutuklanarak hukuksuz şekilde özgürlüğünün elinden alınmasıyla başlamıştır. Daha sonra burada Silivri’de savunma hakkım elimden alınmıştır. Savunmam engellenmiştir. Asrın hukuksuzluğu sıfatını kazanacağından emin olduğum 4 bin sayfalık iddianame için savunmamı tarihte görülmemiş biçimde avukatlarımın savunmalarıyla, sorgu dahil 7-8 saatte bitirmem istenmiştir.

    kaynağın metninde gör →

  • Tahliye talebine ilişkin konuşan İmamoğlu, adil yargılama ihlalleri giderilmeden talepte bulunmasının zemini olmadığını savundu ve kadın tutukluların serbest bırakılmasını istedi.S2'de eklendi

    Bana tahliye talebinde bulunmam için söz verdiniz. İddiam şudur; bu dosyadaki adil yargılama ihlalleri giderilmeden benim tahliye talep etmemin hiçbir zemini yoktur. Mahkeme iki kez reddetti. Gerçeğe aykırı gerekçelerle re’sen reddedildi. Avukatlarımızın soru sorması engellendi. Dolayısıyla en fenası, en kötüsü, en kabul edilemezi vicdan sahibi herkesin isyan ettirmesi gereken bir uygulama var. Bu insanlar topluca tutsak edilmeye devam ediliyor. Buradaki insanların kaçmayacağını, delil karartmayacağını tekrar altını çizerek söylüyorum. Bu insanların dışarı çıkarsa bırakın kamu düzenini bozmayı, tam tersine bu iyi ve güzel insanlar, dürüst yurttaşlar, topluma katkı sunacak insanlardır. Bu güzel milletin adalet duygusunun onarılmayacak zararların verilmesine devam etmeyin. Toplumsal barışın bozulmasına katkı sunmayın. Toplumsal barışın tesis edilmesine katkı sunun. Ailesine, evladına kavuşacağı için gün sayan, hiçbir günahı olmayan kadınları lütfen bırakın. Lütfen kadınlara yapılan bu zulme lütfen son verin.

    kaynağın metninde gör →

Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.

Kim ne söyledi

Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır.
Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı S2'de eklendi

Bağlam

İBB Davası, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki yeni duruşma salonunda görülüyor. Duruşmanın 75'inci gününde tutukluluk ve tahliye talepleri değerlendiriliyor.

Nerede

~48 kmYALOVAKOCAELİİSTANBUL
Şematik gösterim — ölçekli değil · İstanbul–Yalova arası ~48 km

Bunları henüz bilmiyoruz

  • Kaynak metin, İmamoğlu'nun suçlamalarında sözünü ettiği Adalet Bakanı'nın adını belirtmiyor.

Bu başlıklar cevaplandıkça haber güncellenir; cevap hangi sürümde geldiyse burada işaretlenir.

Haberdeki sayılar

  • 53sanık

    tutuklu sanık sayısı

  • 414sanık

    toplam sanık sayısı

  • 15dava

    İmamoğlu hakkında açıldığını söylediği ceza davası sayısı

  • 23hâkim

    değiştirildiğini söylediği hâkim sayısı

  • 4 binsayfa

    iddianamenin sayfa sayısı

değerler kaynak metindeki biçimiyle aktarılır

Sözlük

İddianame
Savcılığın, bir kişi hakkında kamu davası açılması talebiyle mahkemeye sunduğu belgedir.
adil yargılama
Yargılamanın bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde, savunma ve diğer usul güvenceleri korunarak yapılmasıdır.

Haberde geçenler

Kişiler 2

Kaynağın kendi cümleleriyle

38 paragraflık 2 kaynak belgesinin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.

Kaynağın tamamını göster

1Haber: ÇAĞATAN AKYOL

2(İSTANBUL) - İBB Davası’nın 75’inci gününde tutukluluk değerlendirmesi için beyanı alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Adalet Bakanı bu davaya müdahale ederek ‘Ekrem İmamoğlu hâlâ davanın canlı yayınlanmasını istiyor mu acaba’ diye soruyor. Derdi Ekrem İmamoğlu. Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın” dedi.

3İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda 75’inci gününde devam ediyor.

4Tutuklu sanıklar ve avukatlarının tutukluluğa yönelik beyanları ve tahliye taleplerinin alındığı duruşmada, İmamoğlu İnşaat AŞ Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın avukatı Kemal Yıldız ve Atacan Işık ile İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’nın ardından son olarak Ekrem İmamoğlu dinlendi. Kürsüye saat 18.52 itibarıyla gelen İmamoğlu, milleti selamlayarak başladığı konuşmasında şunları söyledi:

5“1 Eylül’de adli dönemin başladığı bir ortamda, bütün yargı mensuplarının ve burada bulunan, bulunmayan hukukçularımızın da aynı şekilde hayırlara vesile olmasını dileyeceğim bir dönemin başlangıcında çok hasar almış, toplumun yüzde 80’inin ne yazık ki yargıya inanmadığı, yargıya güvenmediği bir ortamda, bunun hasarlarının acilen giderildiği ve yanlışların değil; artık doğruların yapıldığı, yere düşen adaleti tekmelemenin değil; onu ayağa kaldırmanın sorumluluğuyla hareket edildiği bir sürecin hatırlandığı bir adli dönem olmasını da buradan hatırlatmayı önemsiyorum. Sonuçta çok önemli yıl dönümlerinde çok büyük sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu buradan hissederek aziz milletimize duyurmak istiyorum. Silivri’deyiz. Türkiye’nin, hatta Avrupa’nın en büyük duruşma salonundayız ama asıl soru şu; böylesine büyük bir salon acaba ne kadar büyük bir adalete ev sahipliği yapıyor ya da yapabilecek? Yanıtını elbette ki kıymetli milletimiz verir. Eninde sonunda milletimiz bunun yanıtını verir ve elbette gereğini de yapar.

6“BURADAN ÖRGÜT ÇIKMAZ”

7Bu salona baktığımızda, esasında ‘örgüt’ diye bir kavramın konuşulduğu bir ortamda, arkamda bulunan, başta kadın arkadaşlarımız olmak üzere tutsak bulunan kıymetli kader arkadaşlarıma baktığımda buradan bir örgütün çıkmayacağını herkes görüyor. Kim bakmak isterse görebilir ama bakmazsa, görmek istemezse zaten ona bizim zorla gösterecek bir hâlimiz de yoktur. Buradan bir örgüt çıkmaz, bunu millet de görüyor. Burada bir suç örgütü yok. Gerçekten büyük bir zalimlikle mücadele eden kader arkadaşlarım var. Esasen dışarıda başka bir düzen görüyorum. Siyaset işaret ediyor, bir kısım medya hüküm veriyor, yargı harekete geçiyor, biri konuşuyor, diğeri manşet atıyor; ardından bir karar geliyor, gündem değişiyor. Gerçekten şipşak, böyle çok dikkat çekici, içinin dışının iyi analiz edilmesi gereken bir düzenle karşı karşıyayız.

8“MİLLET ŞAHİDİMDİR”

9Bu düzene ‘sistem’ diyebilirsiniz, ‘örgüt’ diyebilirsiniz ya da tersten konuşup örgüt, sistem, düzen, başka kavramlar da ekleyebilirsiniz. Bütün bunlar yaşanırken Türkiye’de ne yazık ki Adalet Bakanı neyle meşgul derseniz, çıkmış bu davayı konuşarak, bu davaya müdahale ederek ‘Ekrem İmamoğlu hâlâ davanın canlı yayınlanmasını istiyor mu acaba’ diye soruyor. Bana göre iftiraname olan bu belgeye imza atan ve daha yayınlanmadan usulsüzce ne yazık ki ‘asrın yolsuzluğu’ diyerek cezayı önden kestiren, kesmeye çalışan dönemin başsavcısı, şimdi Adalet Bakanı olmuş olan şahıs; yetmemiş, bu ucube sistemde bir de HSK Başkanı olmuş. Derdi Ekrem İmamoğlu. Ben yine de buradan herkesin duyacağı bir şekilde cevap vereyim. Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum. Hatta biraz daha ileri gidiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. SEGBİS orada, imkan var, teknoloji var. Her milimi yayınlansın, millet izlesin. Buyurun, bekliyorum çünkü benim milletimden saklayacak sözüm yoktur. Millet dinlesin, millet görsün. Ben, hep milletime konuştum. Millet kendi kararını versin çünkü ben her anımla, malımla, mülkümle, yaşamımla, her şeyimle açığım, şeffafım. Veremeyeceğim hesabım da yoktur. Çünkü millet şahidimdir.”

10(SÜRECEK)

11Haber: ÇAĞATAN AKYOL

12(İSTANBUL) - İBB Davası’nın 75’inci gününde tahliyeye ilişkin beyanı alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları yargılamaya burada devam edeceğim” dedi.dayananlar: alıntı↩ Geldiğin yere dön

13İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülüyor.

14Tutuklu isimlerin tahliye taleplerinin alındığı duruşmada dinlenen son tanık Ekrem İmamoğlu oldu. İmamoğlu, şöyle konuştu:

15“Adalet Bakanı, AK Parti’nin 31 Mart 2024 yenilgisinin hemen sonrasında bilerek, tespitle iddiayla söylüyorum ki bizzat bu soruşturmayı başlatmak için İstanbul’a başsavcı olarak atanmıştır. Bu soruşturmanın karar vericisinin tensipleriyle İstanbul’a bu göreve bunun için gelmiştir. O başlattı bu soruşturmayı başsavcıyken. Buraya gelmeden ben bunu tespit etmiş bir kişi olarak iddia ediyorum. Mahkemeye çıkmama 25 gün kala yapılan bu soruşturma sonrasında ödül olarak, mevki olarak Adalet Bakanı olmuştur. Yani sizler dahil, gerçekten Türkiye’deki ucube sistemin gereği de bütün hakimlerin, savcıların da sicil amiri olarak HSK Başkanı oldu. Şimdi avukat olmak istemesi de beni şaşırtmıyor açıkçası. Çünkü o ancak iddia, savunma ve karar makamında olacak ki benim cezamın garantisi için gönlü rahat olsun. Hem savcı hem hakim hem bakan hem avukat. Bu cendereyi yaratanlar, buradan adalet çıkacak diye yüce Türk milletini bu şekilde işleyen bir sistemde ikna edemezler.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön

16“TALİMAT ALMIŞTIR”

17Başından itibaren talimat verilmiştir. Kendisi talimatı almıştır, yola çıkmıştır. Bu makam, bu süreç her zaman söylüyorum, ne yazık ki Türkiye’de bir makam, mevki, menfaat düzeninin çıktısıdır. Biz bir maça çıkmışız, iddia ve savunma makamları hukuki bir mücadele yapacak, hani sözüm ona ‘silahların eşitliği’ var ya. Ama bir de ne görelim; iddia makamının lideri, iddianame ile övünen kişi, yani esas iddia makamı, karar merciinin tepesine oturtulmuş. Adalet Bakanı, HSK Başkanı olmuş. Gerçekten Nasreddin Hoca fıkrası gibi bir hukuk düzeninden bahsediyoruz. Acı bir süreç bu. Türkiye adına, Türk yargı düzeni adına, Türk milleti adına, Türkiye’nin geleceği adına böyle bir sistem ve düzende oluşmuş bu gerçekten kötü düzen, Türkiye için en büyük tehdittir.

18“DURUŞMALARIMDA 23 HAKİM DEĞİŞTİRİLDİ”

19Bir dipnot düşeyim. 19 Mart sürecinden itibaren ben 15 ceza davasıyla muhatap olmuş bir kişiyim. Bu da tarihte yok. 23 hakim değiştirildi benim duruşmalarımda. Tam 23 hakim. Yargı düzenimizi tanımlayan kurallar, maddeler anayasa kitabında yazsın diye oraya konulmadı. Mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı millet adına kullanılan yargı yetkisinin temel şartıdır. Bir Adalet Bakanı, devam eden bir yargılamada sanığın nasıl savunma yapması gerektiğini söyleyemez. Sanığın savunmasını ‘siyasi şov’ olarak nitelendiremez. Devam eden bir dava hakkında mahkemeye yönelik tavsiye, telkin niteliği taşıyabilecek açıklamalar yapamaz. Biz burada gerçekten Türkiye’yi çok ağır bir sürece doğru iten bir avuç muhterisle karşı karşıyayız. Anayasal haklarına, geleceğine el konulmak istenen halkımız adına direniyoruz, direnmeye devam edeceğim.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön

20“YARGILAMA HİKÂYESİ KURULUYOR”

21Savunduğumuz şey özgürlüğümüzdür, itibarımızdır, emeğimizdir. Özgürlüğümüz, itibarımız, emeğimiz üzerinden Türkiye’nin özgürlüğünü, itibarını, emeğini, geleceğini çalmak isteyenlere karşı bir mücadeledir. Siyasi şova ihtiyaç duyanlar, halkın ekmeğine göz koyanlardır. Bu rejimi, bu sistemi yaratanlardır. Bunlar için ekmeği uğruna direnen maden işçileri; ağacı, suyu, toprağı için direnen köylüler; özgür ve bilimsel, ücretsiz eğitim için direnen gençler, öğrencilerimiz, öğrencilerimiz velhasıl hak ve emek uğruna bağımsızlık uğruna direnen tüm milletimiz bunlara göre şov yapmaktadır. Zira gerçeklikten ve halktan kopmuşlardır. Boşlukta savrulmaktadırlar. Çok zayıftırlar. Çünkü esas güçlü olan millettir. Bu kavram hiç değişmez, değişmeyecektir. Millet güçlüdür, millet büyüktür. Bir ceza dosyasında, 4 kez seçim kaybettikleri kişiye karşı Beylikdüzü’nden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, siyasi parti yönetiminden cumhurbaşkanlığı adaylığına ve seçimlerine uzanan siyasi bir yargılama hikâyesi kuruluyor.

22“SİYASİ ŞOV, İFTİRANAMEDE YAZANDIR”

23Siyasi şov, aslında iddianame denen, bana göre bu iftiranamede yazan şeydir. Sonra o hikâyeye karşı kendimizi savunduğumuzda savunmamıza ‘siyasi şov’ deniliyor. Yazanlara göre nedir bilmem ama bu bir terfinamedir, iftiranamedir. Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür. Hani ‘Delillere göre savunma yapılsın’ deniyor ya; 6 ay bitti, bir tek delili şu mahkemede huzurda kimse görmedi, ben de görmedim. Gören varsa şimdi yansıtsınlar, ben özür dileyeceğim. Bütün bu olaylar yaşanırken sırf bir kişinin iktidarını, koltuğunu korumak için 19 Mart darbesiyle -bunu ben söylemiyorum, ekonomistler söylüyor- bir yılda milletin cebinden 250 milyar dolar ödetilerek 87 milyon insanın hayatından çalınıyor. Hatırlatalım. İddianamede yazılan ‘CHP’yi ele geçirmek’... Böyle bir işlem var mı ya? CHP’yi ele geçirme işlemi, rakibini bertaraf etmek gibi birtakım işlemler ne yazık ki bu ucube saray rejimi tarafından yargı kollarının usulsüz, utanç verici butlan kararıyla atanmış aparatlarla gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Bizle ne alakası var?

24“MÜDAHALE, AVUKATIMIN TUTUKLANMASIYLA BAŞLADI”

25Bütün bunlar yaşanırken hiçbir şey olmamış gibi davranmamız bekleniyor. Millet şahidimdir. Bu kötülükleri yapanlar gibi kinle, nefretle değil; en üst seviyede sorumlulukla, büyük gayret ve dirençle zalimliğe karşı 87 milyona yakışacak bir mücadele veriyorum, vermeye devam edeceğim. Belli ki asıl rahatsızlık tam olarak bundan kaynaklanıyor; susmamamızdan, anlatmamızdan. Milletin gerçekleri duymasından rahatsızlar. Öyle ki artık sözümüzün yalnızca bu salonda değil, bu salonun dışında da duyulmasını engellemeye çalışıyorlar türlü yöntemlerle. Savunma hakkıma ilk müdahale, değerli avukatım Mehmet Pehlivan’ın benim avukatlığımı yaptığı için tutuklanarak hukuksuz şekilde özgürlüğünün elinden alınmasıyla başlamıştır. Daha sonra burada Silivri’de savunma hakkım elimden alınmıştır. Savunmam engellenmiştir. Asrın hukuksuzluğu sıfatını kazanacağından emin olduğum 4 bin sayfalık iddianame için savunmamı tarihte görülmemiş biçimde avukatlarımın savunmalarıyla, sorgu dahil 7-8 saatte bitirmem istenmiştir.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön

26“MAHKEME SALONUNDAN ÇIKARILDIM”

27Israrla serbest biçimde savunma yapmak istediğimi söylememe, ‘Süre sınırı getirilmesin’ dememe, hiç sesimi yükseltmeden talebimin sebeplerini açıklamaya çalışmama rağmen savunmama engel olunmuştur. Gerçeğe aykırı bir biçimde savunma yapmaktan kaçmakla suçlandım; tutanak, dosyada kapı gibi durmaktadır. Millet şahidimdir. Ben hak yemem, hakkımı da yedirmem. Hakkımı yedirmemek için de ömrüm heder olsa onu ödemeye hazır bir kişiyim. Bu kadar net. Mahkeme salonundan çıkarıldım. Duruşmaya getirilmeme kararı usulsüzce uygulandı. Sonra hiç sinirlenmeden, duruşma düzenini bozmadan sarf ettiğim savunmanın klasik bir savunma olmadığını, asıl benim iddianameyi yazanları yargılayacağım sözlerin bağlamından koparılarak, mahkeme heyeti tarafından savunma yapmayacağımı söylenerek susma hakkımı kullandığımı iddia eden yanıltıcı bir karar alındı. Ardından yaptırılmayan geniş savunmamdan bir derleme yaparak bir kitap yazdım. Çünkü, kıymetli halkımızın mutlaka savunmamın ana hatlarını bilmesini istedim ancak belli ki savunmanın mahkeme salonunda duyulması engellendiği gibi milletime ulaşması da istenmemiştir.

28“KİTAP BASILMADAN YASAKLADILAR”

29Yazdığım şeyden bile çekinen bir düzen olabilir mi? İddia ediyorum, tarihte görülmemiş bir biçimde bandrol başvurumuz usulsüzce bekletilmiştir. Bandrol alındıktan sonra matbaada baskıya başlanmıştır. Daha baskı makineleri yeni dönmeye başlamışken usulsüz ve mesnetsiz bir gerekçeyle matbaaya baskın yapılmış ve baskı durdurulmuştur. 4 gün sonra da yine tek bir doğru satırı olmayan hukuksuz bir mahkeme kararıyla kitap basılmadan yasaklanmıştır. Bunun özeti şudur. ‘Canlı yayınlayın’ dedim, yayınlamadılar. ‘Peki, o zaman bu salondan sorularımı sorayım, anlatayım iddiaların, iftiraların karşısında gerçekleri ortaya koyayım’ dedim. O da olmadı. Bana soru sormayı bile düşünmemiş iddianame, mahkeme. Baktım, sorgumu yapamıyorum, dedim ki benim sözüm milletime o zaman kitap olarak yayınlansın, gitsin. Milletin iradesinden, aklından, vicdanından ben korkmadım. Kendimi zaten millete emanet etmiştim ama onlar korktular. Bunu da yaptırmadılar.

30“İTİRAFÇININ NE DURUMA DÜŞTÜĞÜNÜ İZLEDİM”

31En son çok vahim bir olay yaşandı. Geçen hafta ben sorularımı henüz tamamlamamışken, avukatımın sorgusuna geçilmemişken sizlerin huzurunda iddia makamı araya girdi ve sanığın tutuklanmasını talep etti. Sorgu daha bitmedi. Sorgusu devam eden bir insana daha savunma avukatlarının tek bir sorusu sorulmadan nelerle karşılaşabileceği sorgulama anında bir tehdit gibi yaşatıldı. Canlı canlı yaşadık bu acı manzarayı. Sadece etkin pişmanlıkçı sanık üzerinde değil, daha sonra ifade verecek bütün sanıklar üzerinde de nasıl bir baskı oluşturulduğunu anlamak zor değil. Sonrasında o itirafçının yüz hâlinin, beden dilinin ne hâle ve ne duruma düştüğünü burada oturarak izledim. Tutsaklıkla tehdit edilince nasıl yığıldığını gördüm. Bir gün sonra, önceki sabah bu duruma düşen iftiracının, bir gün sonra nihai durumunu, ek ifade olarak eline tutuşturulan yazılı metni nasıl bir hâlde okuduğunu da gördüm. Yazık değil mi ya?

32“BURADAN ADALET ÇIKAR MI”

33İddia makamının önündeki yazılı bir metni, silahların eşitliğini darmadağın ederek bir tehdit şeklinde okuyup tutuklama talebi yapması, buraya gelecek olan her itirafçı, iftiracı olmuş kişilere ‘Bu salonda gerçekleri söylersen başına gelecekleri görürsün’ uyarısı mıdır? Buradan nasıl bir sonuç çıkabilir? Burada nasıl silahların eşitliği olacak? Nasıl bir yargılama olacak? Buradan adalet çıkar mı? Ben bu soruları aziz milletimin huzurunda soruyorum, sormaya da devam edeceğim. Bu salonda insanların aleyhte ifade vermeleri için savcılık tarafından aileleri ile nasıl tehdit edildiklerini biz defalarca dinledik. Ekrem İmamoğlu’na helallik verdiğini daha ben duymadan cumhuriyet savcısı, herkesi dehşete düşüren hızla helalleşmeyi tutuklama ile cezalandırmak istedi hepimizin gözünün huzurunda. Bu malına, mülküne, ailesine tehdit ve gözdağıyla sınanmış olup henüz kürsüye gelmeyenlere tekrar ‘Özgürlüğünüz dahil her şeyle sınanacaksınız’ demektir. Sonrasında dikkatlice takip ettiğim itirafçıların, mahkeme heyetinden çok ‘Söylediklerim doğru mudur’ diye nasıl iddia makamına baktıklarını ben buradan dikkatle izledim.

34“KADINLARA YAPILAN ZULME SON VERİN”

35Bana tahliye talebinde bulunmam için söz verdiniz. İddiam şudur; bu dosyadaki adil yargılama ihlalleri giderilmeden benim tahliye talep etmemin hiçbir zemini yoktur. Mahkeme iki kez reddetti. Gerçeğe aykırı gerekçelerle re’sen reddedildi. Avukatlarımızın soru sorması engellendi. Dolayısıyla en fenası, en kötüsü, en kabul edilemezi vicdan sahibi herkesin isyan ettirmesi gereken bir uygulama var. Bu insanlar topluca tutsak edilmeye devam ediliyor. Buradaki insanların kaçmayacağını, delil karartmayacağını tekrar altını çizerek söylüyorum. Bu insanların dışarı çıkarsa bırakın kamu düzenini bozmayı, tam tersine bu iyi ve güzel insanlar, dürüst yurttaşlar, topluma katkı sunacak insanlardır. Bu güzel milletin adalet duygusunun onarılmayacak zararların verilmesine devam etmeyin. Toplumsal barışın bozulmasına katkı sunmayın. Toplumsal barışın tesis edilmesine katkı sunun. Ailesine, evladına kavuşacağı için gün sayan, hiçbir günahı olmayan kadınları lütfen bırakın. Lütfen kadınlara yapılan bu zulme lütfen son verin.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön

36“MİLLET BU DAVANIN ŞAHİDİDİR”

37Aylardır burada ne yaşandığını, bize ne yapıldığını millet görüyor. Bu ülkede adaletin nasıl sınandığını, siyasetin yargının üzerine nasıl gölge düşürdüğünü, savunmanın nasıl engellendiğini, insanların özgürlüklerinden nasıl mahrum bırakıldığını, ailelerinden nasıl koparıldığına millet şahit oluyor. Kim ne söyledi, kim sustu, kim susturuldu, kim iftira attı, kim gerçeği savundu, hangi iddia çöktü, hangi çelişkinin üzeri örtüldü; hepsi milletin gözü önünde yaşandı. Bitti, bundan sonra bir şey kalmadı. Onun için bugün bu kürsüde söylenecek son sözüm de şudur. Bu davanın millet şahididir. Bu hukuksuzlukların şahidi millettir. Bize yapılanların şahidi milletimdir. Millet şahidimdir. Buradan ilan ediyorum. Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları yargılamaya burada devam edeceğim.”

38(SON)

Ajans damgası3 Eylül 19:29YayınMetinPeykhane derlemesi

Haber seyir defteri

  1. ANKA kaydı

    İBB Davası’nda 75’inci gün... Ekrem İmamoğlu: “Canlı yayın istiyorum, geçmiş duruşmalar da yayınlansın”

  2. Derleme

    Metin kaynağından derlendi.

  3. Denetim

    Kaynağına karşı denetlendi.

  4. Peykhane yayını

    İlk yayın — ajans kaydından 10 dk sonra.

  5. ANKA kaydı

    İBB Davası’nda 75’inci gün... Ekrem İmamoğlu: “Bu iddianameyi yazanları yargılamaya burada devam edeceğim”

  6. 2. sürüm

    Metnimiz güncellendi.

    ne değiştişu an buradasın

Çok okunanlar

Son 2 günün en çok okunan haberleri.

  1. Elazığ'da pikap-otomobil kazası: 2 ölü, 4 ağır yaralı

    Gündem
  2. Scott Bessent'in Kongre konuşması protestolarla bölündü

    Dünya
  3. Besni'de 12 yaşındaki çocuk tüfekle yaralandı

    Gündem
  4. Manavgat'ta otomobil tankere çarptı: Sürücü öldü

    Gündem
  5. Aydo Yazılım operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

    Gündem
  6. Hakan Fidan: Suriye için en yüksek tehdit İsrail

    Dünya
  7. İki otomobilin çarpıştığı kazada Niğde'de 5 kişi yaralandı

    Gündem
  8. Tarsus'ta otomobil karşı şeride geçti: 1 ölü, 6 yaralı

    Gündem
  9. Şanlıurfa'da 1,5 milyar liralık hareket: 7 şüpheli yakalandı

    Gündem
  10. Yasa dışı bahis operasyonunda 50 şüpheli gözaltına alındı

    Gündem

İlgili haberler