Tufan Erhürman çocukların haklarına öncelik verdiğini söyledi
Erhürman, vize ve doğum yeri kaynaklı sorunların çocukların eğitim ve sosyal yaşamını etkilediğini söyledi.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, çocuklar ve gençlerin her gün yaşadığı, geri döndürülemez sonuçlar doğuran hak ihlallerine öncelik verdiğini belirtti.
(ANKARA) - KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, "Sorunları yarıştırmıyorum. Tüm sorunlarla ilgilenmek zorundayız ve ilgileniyoruz. Ama çocukların ve gençlerin her gün yaşadıkları ve hayatlarında geri döndürülemez sonuçlar doğuran hak ihlallerine, evet, öncelik veriyorum. Çünkü ihlalin kalkmadığı her gün bir ya da birkaç çocuğun hayatında daha, annesinin, babasının doğum yeri dolayısıyla geri döndürülemez sonuçlar doğuyor" dedi.
Facebook paylaşımında Maronit çocuklarıyla Karpaz’daki Rum okulunda okuyan çocukların yanı sıra farklı kökenlerden gelen tüm çocukların haklarının gündeminde olduğunu açıkladı.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Facebook hesabından paylaşım yaptı. "Maronit çocuklarının hakları, Karpaz'daki Rum okulundaki çocukların hakları, ana-baba Kıbrıs kökenli, biri Kıbrıs kökenli (karma evlilik), ana-baba Türkiye kökenli veya başka uyruklu tüm çocukların hakları. Hepsi gündemimde ve hepsiyle ilgili çalışıyorum. Sorunlar küçük küçük de olsa çözülsün diye uğraşıyorum. Kamuoyunda tartışma malzemesi yapmamaya dikkat ederek. Başka mağduriyetler, başka yaş gruplarının mağduriyetleri de gündemimde elbette. Hepsine insan hakları perspektifiyle bakmak için özen gösteriyorum elimden geldiği kadarıyla" diyen Erhürman, devamında şunları kaydetti:
Vize alamayanların okula kabul ve burs haklarını kaybettiğini, ana-babalarının doğum yeri nedeniyle daha fazla ödeme yapmak zorunda kalanların yurt dışında öğrenim olanağını yitirdiğini ve vize alamayanların kulüpleriyle yurt dışı faaliyetlere katılamadığını aktardı.
"Birçok dernek, kulüp geliyor Cumhurbaşkanlığı'na. Tek tek bireyler, anneler, babalar, çocuklar da... Nezaket ziyareti gibi görünenler dahil, hepsi sorunların da paylaşıldığı görüşmeler. Vize alamadığı için okula kabul hakkını, bursunu kaybedenler, ana-babalarının doğum yerleri dolayısıyla arkadaşlarından çok daha fazla ödeme yapmaları gerektiği için yurt dışında öğrenim görme olanağını yitirenler, vize alamadığı için kulübüyle veya halk dansları ekibiyle yurt dışı faaliyetlere katılamayanlar; ekiplerindeki diğer arkadaşları gidemeyecek diye yurt dışına gitmekten vazgeçenler, yarışmalara katılmakta güçlük çeken sporcular ve daha neler neler… Bu sıkıntıları yaşayan kulüpler, ekipler, takımlar, federasyonlar, ana-babalar, neneler, dedeler… 'Yaşamayan bilmez' derler. Empati öğrenilen bir şey. Yaşamasan da empati yapabilirsin aslında. Hatta konu çocuklar olunca bu daha kolay olmalı!
Çocukların haklarının ana-babalarının tutumlarına bağlanıp bağlanamayacağını sorguladı.
Karma evliliklerden doğan çocukların insan hakları konusunda konuştuğum/yazdığım zaman bazen pişman oluyorum sonunda. Asla çoğunluk olmasa da, öyle şeyler yazıyor ki kimileri, umarım bu çocuklardan herhangi biri bu yazılanları okumaz diye dilemekten alıkoyamıyorum kendimi! Bir 'hak'tan bahsediyoruz. Ana-babası Kıbrıs kökenli çocukların ana-babaları arasında da sizin istediğiniz türde bir çözümü istemeyenler, eski Kıbrıs Rum mallarını kullananlar, 'Kıbrıs Cumhuriyeti' demeyenler var. Onların çocuklarının hakları bu konudaki tutumlarına mı bağlı ki diğerlerinin hakları da böyle şeylere bağlansın?! Küçücük çocukların, gençlerin hakları böyle şeylere bağlanabilir mi?
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARIN, GENÇLERİN HAKLARI BÖYLE ŞEYLERE BAĞLANABİLİR Mİ
Bağlam
Erhürman, Facebook paylaşımında Maronit çocuklarının, Karpaz'daki Rum okulundaki çocukların ve farklı kökenlerden gelen tüm çocukların haklarıyla ilgilendiğini, sorunlara insan hakları perspektifiyle yaklaşmaya çalıştığını belirtti.
Görseller
Haberde geçenler
Kişiler 1
Kurumlar 1
Kaynağın kendi cümleleriyle
12 paragraflık kaynak metnin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(ANKARA) - KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, "Sorunları yarıştırmıyorum. Tüm sorunlarla ilgilenmek zorundayız ve ilgileniyoruz. Ama çocukların ve gençlerin her gün yaşadıkları ve hayatlarında geri döndürülemez sonuçlar doğuran hak ihlallerine, evet, öncelik veriyorum. Çünkü ihlalin kalkmadığı her gün bir ya da birkaç çocuğun hayatında daha, annesinin, babasının doğum yeri dolayısıyla geri döndürülemez sonuçlar doğuyor" dedi.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
2KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Facebook hesabından paylaşım yaptı. "Maronit çocuklarının hakları, Karpaz'daki Rum okulundaki çocukların hakları, ana-baba Kıbrıs kökenli, biri Kıbrıs kökenli (karma evlilik), ana-baba Türkiye kökenli veya başka uyruklu tüm çocukların hakları. Hepsi gündemimde ve hepsiyle ilgili çalışıyorum. Sorunlar küçük küçük de olsa çözülsün diye uğraşıyorum. Kamuoyunda tartışma malzemesi yapmamaya dikkat ederek. Başka mağduriyetler, başka yaş gruplarının mağduriyetleri de gündemimde elbette. Hepsine insan hakları perspektifiyle bakmak için özen gösteriyorum elimden geldiği kadarıyla" diyen Erhürman, devamında şunları kaydetti:dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
3"Birçok dernek, kulüp geliyor Cumhurbaşkanlığı'na. Tek tek bireyler, anneler, babalar, çocuklar da... Nezaket ziyareti gibi görünenler dahil, hepsi sorunların da paylaşıldığı görüşmeler. Vize alamadığı için okula kabul hakkını, bursunu kaybedenler, ana-babalarının doğum yerleri dolayısıyla arkadaşlarından çok daha fazla ödeme yapmaları gerektiği için yurt dışında öğrenim görme olanağını yitirenler, vize alamadığı için kulübüyle veya halk dansları ekibiyle yurt dışı faaliyetlere katılamayanlar; ekiplerindeki diğer arkadaşları gidemeyecek diye yurt dışına gitmekten vazgeçenler, yarışmalara katılmakta güçlük çeken sporcular ve daha neler neler… Bu sıkıntıları yaşayan kulüpler, ekipler, takımlar, federasyonlar, ana-babalar, neneler, dedeler… 'Yaşamayan bilmez' derler. Empati öğrenilen bir şey. Yaşamasan da empati yapabilirsin aslında. Hatta konu çocuklar olunca bu daha kolay olmalı!dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
4"KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARIN, GENÇLERİN HAKLARI BÖYLE ŞEYLERE BAĞLANABİLİR Mİ"dayananlar: alıntı↩ Geldiğin yere dön
5Karma evliliklerden doğan çocukların insan hakları konusunda konuştuğum/yazdığım zaman bazen pişman oluyorum sonunda. Asla çoğunluk olmasa da, öyle şeyler yazıyor ki kimileri, umarım bu çocuklardan herhangi biri bu yazılanları okumaz diye dilemekten alıkoyamıyorum kendimi! Bir 'hak'tan bahsediyoruz. Ana-babası Kıbrıs kökenli çocukların ana-babaları arasında da sizin istediğiniz türde bir çözümü istemeyenler, eski Kıbrıs Rum mallarını kullananlar, 'Kıbrıs Cumhuriyeti' demeyenler var. Onların çocuklarının hakları bu konudaki tutumlarına mı bağlı ki diğerlerinin hakları da böyle şeylere bağlansın?! Küçücük çocukların, gençlerin hakları böyle şeylere bağlanabilir mi?dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
6Efendim ben 'Kıbrıs Cumhuriyeti' dahi demezken bu talebi nasıl dillendirebilirim? Ne dediğimi de, ne demediğimi de, neyi neden deyip demediğimi de biliyorum ve daha önce defalarca açıkladım. Kaldı ki Kıbrıslı Rum lider 'KKTC' demezken bana Karpaz’daki Rum okulunda okuyan çocukların sorunlarını aktardığında ona 'KKTC' demeyi mi şart koşmalıyım? Hiç şart koşmadım, koşmam da. Çocuklardan söz ediyoruz!
7Ayrıca söylemeliyim ki, Sn. Guterres bu konuyu 7 maddelik güven yaratıcı önlemler gündemi arasına alırken bana, önce 'Kıbrıs Cumhuriyeti' demeyi şart koşmadı!
8Efendim başka sorunlar da var. Bunlar halledildi mi ki bu konu gündeme gelsin? Sorunları yarıştırmıyorum. Tüm sorunlarla ilgilenmek zorundayız ve ilgileniyoruz. Ama çocukların ve gençlerin her gün yaşadıkları ve hayatlarında geri döndürülemez sonuçlar doğuran hak ihlallerine, evet öncelik veriyorum. Çünkü ihlalin kalkmadığı her gün bir ya da birkaç çocuğun hayatında daha, annesinin, babasının doğum yeri dolayısıyla geri döndürülemez sonuçlar doğuyor. Vizesi bütün çabalarımıza karşın 1 Eylül günü gelen ve 1 Eylül günü okulunda olamadığı için hem kayıt hakkını, hem burs hakkını kaybeden bir çocuktan söz ediyorum mesela! Duyabiliyor, onun, annesinin, babasının neler hissetmiş olabileceğini tahayyül edebiliyor musunuz?
9"HİÇBİR ZAMAN ÖYLE BİR MAHALLEYE MENSUP OLMADIM, OLMAYACAĞIM"
10'Mahalleler'den söz ediliyor son zamanlarda. 'Yankı odaları'ndan. Üzerinde düşünmeye gerçekten değer. Şunu söylemeliyim ki, anasının-babasının doğum yerinden dolayı sıra arkadaşının sahip olduğu haktan mahrum kalan bir çocuğun derdi benim yüreğimi dağlamıştır her zaman. Şu anda bulunduğum görev itibarıyla bu daha da acıtıcı. Ve söz ettiğim durumları düşünüp de yüreği dağlanmayan birilerinden oluşan bir 'mahalle' varsa buralarda (ki sanmıyorum) ben hiçbir zaman öyle bir mahalleye mensup olmadım, asla olmayacağım.
11Uzun konuşmalar dinlenmiyor, uzun yazılar okunmuyor! Biliyorum. Derdini daha az satırla anlatmak bir marifet. Bunu da biliyorum. Ama birilerinin söyledikleri ya da yazdıkları üzerine konuşacak, eleştiri yapacaksam, uzun da olsa onların ne dediklerini dinlemem, ne yazdıklarını okumam gerektiğini de biliyorum!
12Son konu: Bir Cumhurbaşkanı sosyal medyada bu kadar çok paylaşım yapar mı? Yanıt herkese göre değişir ve herkesin düşüncesine saygı duyarım. Benim kararım şu: Muhakemeye, analitik, eleştirel düşünmeye, kabul etmeyecek olsak da anlamak için çaba göstermeye, empatiye ve daha çok iletişim kurmaya ihtiyacımız var. En gürültülü konuşanın, empatiye niyeti olmayanın, ağzına geleni aklın ve yüreğin süzgecinden geçirmeden söyleyenin hakimiyet kurmasına sessiz kalamayız. Ben fırsat ve vakit buldukça bu alanı kullanacağım ve bir Cumhurbaşkanı olarak değil, yurttaş olarak, karınca kararınca sözümü söyleyeceğim. Bence herkes söylemeli ama tabii ki takdir herkesin kendine ait!"
Ajans damgası2 Ekim 15:43YayınMetinPeykhane derlemesi

