Osman Kavala AİHM'in Büyük Daire kararını değerlendirdi
Kavala, suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürlük hakkının kısıtlanamayacağını vurguladı.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
6 iddianın 6 tanesi kaynağa bağlı
Osman Kavala, AİHM Büyük Daire kararının ardından, suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürlük hakkının kısıtlanamayacağını vurguladı.
Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kendisiyle ilgili Büyük Daire kararının ardından yaptığı açıklamada, mahkumiyet sürecinin incelendiğini belirterek, suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürlük hakkının kısıtlanamayacağını vurguladı.
Mahkemelerin olaylara ilişkin genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkumiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunun ortaya konulduğunu kaydeden Kavala, bu yaklaşımın reddedildiğini belirtti.
AİHM'in son kararına ilişkin değerlendirmesinde Kavala, mahkemelerin olaylara ilişkin genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında "niyet okuma" içeren akıl yürütmelerle mahkumiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunun ortaya konulduğunu kaydetti.
İlk Gezi davasında 2020 yılında verilen beraat kararını hatırlatan Kavala, suç işlediğine dair delil bulunmadığının o kararla ortaya konulduğunu ifade etti.
İlk Gezi davası kapsamında 2020 yılında verilen beraat kararını da hatırlatan Kavala, söz konusu kararla suç işlediğine dair delil bulunmadığı gerçeğinin ortaya konulduğunu belirtti.
Kavala, bu hakkın korunmasının ve kamu kurumlarında bu ilkeye mutlak biçimde riayet edilmesinin hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğü olduğunu, AİHM kararlarına uyulmasının da bu yükümlülüğün yerine getirilmesi açısından gerekli olduğunu belirtti.
Bu hakkın korunmasının ve kamu kurumlarında bu ilkeye mutlak biçimde riayet edilmesinin hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğü olduğunu vurgulayan Kavala, AİHM kararlarına uyulmasının da bu yükümlülüğün yerine getirilmesi açısından gerekli olduğunu bildirdi.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
AİHM son kararıyla mahkemelerin olaylarla ilgili genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkumiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtmiş oldu
AİHM kararlarına uyulması asıl olarak bu yükümlülüğün yerine getirilmesi ile ilgilidir, bunun için gereklidir
Bağlam
İlk Gezi davası kapsamında 2020 yılında beraat kararı verilmişti.
Haberde geçenler
Kişiler 1
Kurumlar 1
Kaynağın kendi cümleleriyle
9 paragraflık kaynak metnin 6 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(ANKARA) - Osman Kavala, AİHM Büyük Daire kararının ardından yaptığı açıklamada, somut ve ikna edici delil olmadan özgürlük hakkının kısıtlanamayacağını belirterek, "AİHM son kararıyla mahkemelerin olaylarla ilgili genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkumiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtmiş oldu" dedi.dayananlar: 1. alıntı↩ Geldiğin yere dön
2Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kendisiyle ilgili Büyük Daire kararının ardından yaptığı açıklamada, mahkumiyet sürecinin incelendiğini belirterek, suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürlük hakkının kısıtlanamayacağını vurguladı.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
3Kavala, AİHM'in Büyük Daire kararında da daha önceki iki kararında olduğu gibi, özgürce yaşama hakkının ikna edici somut deliller bulunmadan kısıtlanamayacağının belirtildiğini ifade etti.
4İlk Gezi davası kapsamında 2020 yılında verilen beraat kararını da hatırlatan Kavala, söz konusu kararla suç işlediğine dair delil bulunmadığı gerçeğinin ortaya konulduğunu belirtti.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
5"AİHM KARARLARINA UYULMASI HUKUK DEVLETİNİN YÜKÜMLÜLÜĞÜDÜR"
6AİHM'in son kararına ilişkin değerlendirmesinde Kavala, mahkemelerin olaylara ilişkin genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında "niyet okuma" içeren akıl yürütmelerle mahkumiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunun ortaya konulduğunu kaydetti.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
7Kavala, yasalar tarafından suç sayılan bir eylemde bulunmayan insanların özgürce yaşama haklarının kısıtlanamayacağını belirterek, bunun temel bir insan hakkı ilkesi olduğunu ifade etti.
8Bu hakkın korunmasının ve kamu kurumlarında bu ilkeye mutlak biçimde riayet edilmesinin hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğü olduğunu vurgulayan Kavala, AİHM kararlarına uyulmasının da bu yükümlülüğün yerine getirilmesi açısından gerekli olduğunu bildirdi.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
9Kavala açıklamasında, "AİHM kararlarına uyulması asıl olarak bu yükümlülüğün yerine getirilmesi ile ilgilidir, bunun için gereklidir" ifadelerini kullandı.dayananlar: 2. alıntı↩ Geldiğin yere dön
Ajans damgası27 Ağustos 14:41YayınMetinPeykhane derlemesi