İlhan Taşcı, Kemal Öztürk'ün sözleri için RTÜK'e başvurdu
RTÜK üyesi Taşcı, Öztürk'ün Nusayrilere yönelik sözlerinin kanun kapsamında incelenip gündeme alınmasını istedi.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı
RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, NTV'de yayımlanan "Yakın Plan" programında gazeteci Kemal Öztürk'ün Nusayrilere yönelik söylemlerinin suç unsuru teşkil ettiğini belirterek RTÜK Başkanlığı'na başvurdu.
(ANKARA) - Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşcı, NTV'de yayınlanan "Yakın Plan" adlı programda gazeteci Kemal Öztürk'ün Nusayrilere yönelik söylemlerinin suç unsuru teşkil ettiğini belirterek, konunun Üst Kurul toplantısında gündeme alınması talebiyle RTÜK Başkanlığı'na başvurdu.
Başvuru dilekçesinde, Öztürk'ün ifadelerinin bir inançsal ve toplumsal kimliğe sahip kişilerin tamamını hedef aldığı ve öldürme eylemini haklı gösterebilecek bir anlam taşıdığı kaydedildi.
NTV'de yayınlanan "Yakın Plan" adlı programda Kemal Öztürk'ün, "Öyle hikayeler dinledim ki orda, bu Sednaya Hapishanesinde. Orada çalışmış çöpçüyü bile assalar. kurşuna dizseler yeridir dersiniz. Öyle korkunç hikayeler. O Afrin’de, İdlib’te, Halep kırsallarında öylesine korkunç hikayeler dinledim ki, kurşuna dizmeden çocuk ölümüne kadar. Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor" ifadeleri kullanıldığı belirtilen başvuruda, Öztürk'ün bu ifadeleriyle bir inançsal ve toplumsal kimliğe sahip kişilerin tamamını hedef aldığı, bu kişilere yönelik öldürme eylemini meşru ve haklı gösterebilecek bir anlam taşıdığı ifade edildi.
Başvuruda, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki, mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etmeyi veya toplumda nefret duyguları oluşturmayı yasaklayan hüküm anımsatıldı.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; 'Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz' hükmüne yer verildiği anımsatılan başvuruda, şunlar kaydedildi:
Başvuruda, 27.08.2026 tarihli yayının 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesi kapsamında incelenmesi, ilgili uzmanlarca raporlandırılması ve ilk Üst Kurul toplantısında gündeme alınması istendi.
"Bir topluluğa mensup kişilerin bireysel sorumluluklarından bağımsız olarak yalnızca aidiyetleri nedeniyle topluca hedef alınması ve tamamının öldürülmesinin 'yerinde' olabileceğinin ifade edilmesi, toplumda kin ve düşmanlık oluşturma veya mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etme bakımından değerlendirilmesi gereken bir durum ortaya çıkarmaktadır. Bu çerçevede, ifadenin yayın bağlamı içerisinde toplumda belirli bir mezhepsel/inançsal gruba karşı olumsuz duygu ve tutumları besleyebilecek, söz konusu grubu topluca düşmanlaştırabilecek veya o gruba yönelik şiddet eylemlerini haklı gösterebilecek bir etki doğurup doğurmadığının uzmanlarca değerlendirilmesi gerekmektedir. Elbette siyasi ve toplumsal olayların, özellikle Suriye’de yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin televizyon yayınlarında tartışılması ifade ve basın özgürlüğünün koruma alanı içerisindedir. Ancak bir topluluğun geçmişte gerçekleştirdiği ileri sürülen eylemler nedeniyle, o topluluğa mensup kişilerin tamamının 'katledilmesinin yerinde olacağı' yönünde bir değerlendirmeye konu edilmesi, belirli bir olay veya kişinin eleştirisi sınırını aşarak kimlik temelli toplu bir hedef göstermeye dönüşüp dönüşmediği yönünden ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle yapılması talep edilen incelemenin, konuşmanın yalnızca tek bir cümlesine indirgenmeksizin, öncesi ve sonrasındaki ifadeler, programın konusu, konuşmacının kullandığı kavramlar ve yayının bütünü dikkate alınarak gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Bu itibarla 27.08.2026 tarihli söz konusu yayının 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında incelenmesi, ilgili uzmanlar tarafından raporlandırılması ve konunun ilk Üst Kurul toplantısında gündeme alınması hususunu arz ederim."
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Burada özellikle değerlendirilmesi gereken husus, konuşmanın bir topluluğun tamamını, bireysel sorumluluklarından bağımsız biçimde yalnızca aidiyetleri üzerinden hedef almasıdır. Söz konusu ifadelerin yalnızca konuşmacının Suriye’deki geçmiş olaylara ilişkin kişisel değerlendirmesi olarak kabul edilip edilemeyeceğinin değil; yayın bağlamı, kullanılan kavramlar, hedef alınan topluluğun niteliği ve kullanılan 'katletseler yeridir' ifadesinin bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir
Bağlam
Başvuruda, Suriye’deki ağır insan hakları ihlallerinin televizyonlarda tartışılmasının ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğu; ancak bir topluluğun tamamını hedef alan ifadelerin ayrıca incelenmesi gerektiği belirtildi.
Bunları henüz bilmiyoruz
- Başvuruda yayın tarihi 27.08.2026 olarak belirtilmektedir.
Bu başlıklar cevaplandıkça haber güncellenir; cevap hangi sürümde geldiyse burada işaretlenir.
Haberde geçenler
Kişiler 2
- İlhan Taşcı · kamu görevlisi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi.
- Kemal Öztürk
NTV'de yayınlanan Yakın Plan programında konuşan gazeteci.
Kurumlar 2
Kaynağın kendi cümleleriyle
8 paragraflık kaynak metnin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(ANKARA) - Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşcı, NTV'de yayınlanan "Yakın Plan" adlı programda gazeteci Kemal Öztürk'ün Nusayrilere yönelik söylemlerinin suç unsuru teşkil ettiğini belirterek, konunun Üst Kurul toplantısında gündeme alınması talebiyle RTÜK Başkanlığı'na başvurdu.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
2Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşcı, NTV'de yayınlanan "Yakın Plan" adlı programda gazeteci Kemal Öztürk'ün Nusayrilere yönelik söylemlerinin suç unsuru teşkil ettiğini belirterek, RTÜK Başkanlığı'na başvurdu.
3NTV'de yayınlanan "Yakın Plan" adlı programda Kemal Öztürk'ün, "Öyle hikayeler dinledim ki orda, bu Sednaya Hapishanesinde. Orada çalışmış çöpçüyü bile assalar. kurşuna dizseler yeridir dersiniz. Öyle korkunç hikayeler. O Afrin’de, İdlib’te, Halep kırsallarında öylesine korkunç hikayeler dinledim ki, kurşuna dizmeden çocuk ölümüne kadar. Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor" ifadeleri kullanıldığı belirtilen başvuruda, Öztürk'ün bu ifadeleriyle bir inançsal ve toplumsal kimliğe sahip kişilerin tamamını hedef aldığı, bu kişilere yönelik öldürme eylemini meşru ve haklı gösterebilecek bir anlam taşıdığı ifade edildi.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
4BİREYSEL SORUMLULUKLARINDAN BAĞIMSIZ HEDEF ALINDI
5Başvuruda, "Burada özellikle değerlendirilmesi gereken husus, konuşmanın bir topluluğun tamamını, bireysel sorumluluklarından bağımsız biçimde yalnızca aidiyetleri üzerinden hedef almasıdır. Söz konusu ifadelerin yalnızca konuşmacının Suriye’deki geçmiş olaylara ilişkin kişisel değerlendirmesi olarak kabul edilip edilemeyeceğinin değil; yayın bağlamı, kullanılan kavramlar, hedef alınan topluluğun niteliği ve kullanılan 'katletseler yeridir' ifadesinin bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir" denildi.dayananlar: alıntı↩ Geldiğin yere dön
6TOPLUCA DÜŞMANLAŞTIRACAK BİR ETKİ
76112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; 'Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz' hükmüne yer verildiği anımsatılan başvuruda, şunlar kaydedildi:dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
8"Bir topluluğa mensup kişilerin bireysel sorumluluklarından bağımsız olarak yalnızca aidiyetleri nedeniyle topluca hedef alınması ve tamamının öldürülmesinin 'yerinde' olabileceğinin ifade edilmesi, toplumda kin ve düşmanlık oluşturma veya mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etme bakımından değerlendirilmesi gereken bir durum ortaya çıkarmaktadır. Bu çerçevede, ifadenin yayın bağlamı içerisinde toplumda belirli bir mezhepsel/inançsal gruba karşı olumsuz duygu ve tutumları besleyebilecek, söz konusu grubu topluca düşmanlaştırabilecek veya o gruba yönelik şiddet eylemlerini haklı gösterebilecek bir etki doğurup doğurmadığının uzmanlarca değerlendirilmesi gerekmektedir. Elbette siyasi ve toplumsal olayların, özellikle Suriye’de yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin televizyon yayınlarında tartışılması ifade ve basın özgürlüğünün koruma alanı içerisindedir. Ancak bir topluluğun geçmişte gerçekleştirdiği ileri sürülen eylemler nedeniyle, o topluluğa mensup kişilerin tamamının 'katledilmesinin yerinde olacağı' yönünde bir değerlendirmeye konu edilmesi, belirli bir olay veya kişinin eleştirisi sınırını aşarak kimlik temelli toplu bir hedef göstermeye dönüşüp dönüşmediği yönünden ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle yapılması talep edilen incelemenin, konuşmanın yalnızca tek bir cümlesine indirgenmeksizin, öncesi ve sonrasındaki ifadeler, programın konusu, konuşmacının kullandığı kavramlar ve yayının bütünü dikkate alınarak gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Bu itibarla 27.08.2026 tarihli söz konusu yayının 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında incelenmesi, ilgili uzmanlar tarafından raporlandırılması ve konunun ilk Üst Kurul toplantısında gündeme alınması hususunu arz ederim."dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
Ajans damgası31 Ağustos 09:49YayınMetinPeykhane derlemesi