Yargıtay, tarım işçisi davasında kararı bozdu
Daire, tarım işi nedeniyle ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması gerektiğini belirtti.

Haberin özü
4 iddianın 4 tanesi kaynağa bağlı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırıp İş Mahkemesi kararını bozdu.
Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının, davacının dava konusu işyerinde çalıştığını açıkladığına dikkat çekilen Yargıtay kararında, "Tanık beyanları, davacının çalışma karşılığında davalıya ait evde oturduğu yönündeki iddiasını teyit etmektedir. Dosya içeriğine ve özellikle davacı tanıklarının beyanlarına göre taraflar arasında iş ilişkisinin varlığının ve davacının davalıya ait işyerinde kesintisiz 5 sene çalıştığının kabulü gerekir. Davacının yaptığı işin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, işin tarım işi olması nedeniyle uyuşmazlığa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır. Bu nedenle davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmasa ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir. Diğer yandan, davacının çalıştığı süre boyunca çalışmasına karşılık davalıya ait evde kaldığı anlaşılmakla, çalıştığı süre boyunca asgari ücret üzerinden hak kazandığı toplam ücret miktarından oturduğu evin kira bedeli tespit edilip mahsup edilmek suretiyle ödenmeyen ücret alacağının ve asgari geçim indirimi alacağının da hüküm altına alınması gerekir. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İş Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir" denildi.
Çalışma karşılığında davalıya ait evde kalan B.G. için asgari ücret üzerinden hesaplanacak toplam ücretten kira bedelinin mahsup edilmesi ve ödenmeyen ücret ile asgari geçim indirimi alacaklarının da hüküm altına alınmasına karar verildi.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Davacının yaptığı işin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, işin tarım işi olması nedeniyle uyuşmazlığa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır.
Bağlam
B.G., narenciye bahçesinin bakımında çalıştığını ve işçilik alacaklarının ödenmediğini öne sürdü. İş Mahkemesi davayı reddetti; istinaf başvurusu da reddedilince dosya Yargıtay'a taşındı.
Bunları henüz bilmiyoruz
- Kaynakta B.G.'nin çalışma süresi 8 yıl olarak aktarılırken Yargıtay gerekçesinde kesintisiz 5 yıl ifadesi yer alıyor.
Bu başlıklar cevaplandıkça haber güncellenir; cevap hangi sürümde geldiyse burada işaretlenir.
Haberde geçenler
Kişiler 1
Kaynağın kendi cümleleriyle
3 paragraflık kaynak metnin 1 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarım işçilerini yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Tam 8 sene boyunca narenciye bahçesinin bakımında çalışan işçiye ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmeden Yüksek Mahkeme, davacı işçinin yıllık izin kullanmaya hak kazandığına dikkat çekti.
2Narenciye bahçesinin bakımını üstlenen B.G., ailesiyle cüzi bir ücret karşılığında bahçedeki kulübede kaldı. Tam 8 sene bahçenin bakımını yapan B.G., işten çıkarılınca İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Hayvanlara ve bahçeye bakma şeklinde çalıştığını, son 5 yıla ait ücret alacağı dâhil işçilik alacaklarını alamadan iş sözleşmesinin feshedildiğini öne sürdü. Narenciye bahçesindeki kulübenin davalı tarafından tahsis edildiğini, davalıya ait bahçenin her türlü işinin kendisine yaptırıldığını, davalı bünyesinde sigortasız olarak çalıştırıldığını, hak ettiği ücreti istemesi üzerine iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak sonlandırıldığını dile getirdi. Kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı bahçe sahibi, davacının kaldığı kulübede çok cüzi miktarda kiracı olarak oturduğunu, davacının davalıya ait kulübede ikamet ettiğini, davacı iş ilişkisi ve dolayısıyla bağlılık unsurunun oluşmadığını savunarak davanın reddini istedi. Mahkeme, davanın reddine hükmetti. Davacı B.G., kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazları geri çevirdi. Davacı temyiz yoluna başvurunca devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.
3Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının, davacının dava konusu işyerinde çalıştığını açıkladığına dikkat çekilen Yargıtay kararında, "Tanık beyanları, davacının çalışma karşılığında davalıya ait evde oturduğu yönündeki iddiasını teyit etmektedir. Dosya içeriğine ve özellikle davacı tanıklarının beyanlarına göre taraflar arasında iş ilişkisinin varlığının ve davacının davalıya ait işyerinde kesintisiz 5 sene çalıştığının kabulü gerekir. Davacının yaptığı işin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, işin tarım işi olması nedeniyle uyuşmazlığa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır. Bu nedenle davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmasa ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir. Diğer yandan, davacının çalıştığı süre boyunca çalışmasına karşılık davalıya ait evde kaldığı anlaşılmakla, çalıştığı süre boyunca asgari ücret üzerinden hak kazandığı toplam ücret miktarından oturduğu evin kira bedeli tespit edilip mahsup edilmek suretiyle ödenmeyen ücret alacağının ve asgari geçim indirimi alacağının da hüküm altına alınması gerekir. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İş Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir" denildi.dayananlar: özün 1. maddesi · özün 2. maddesi · özün 3. maddesi · alıntı↩ Geldiğin yere dön
Ajans damgası25 Eylül 09:27YayınMetinPeykhane derlemesi