TTB: İBB davası duruşmaları yorma yasağı açısından ele alınmalı
TTB, 14-15 saate ulaşan duruşmaların yargılamaya etkin katılımı olumsuz etkileyebileceğini bildirdi.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
5 iddianın 5 tanesi kaynağa bağlı
Türk Tabipleri Birliği (TTB), İBB davasında 14-15 saate ulaşan duruşmaların sanık, müdafi ve diğer yargılama öznelerinin fiziksel, ruhsal ve bilişsel işlevlerini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, bu koşulların yorma yasağı ve kötü muamele açısından değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
(ANKARA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB), İBB davasında 14-15 saate ulaşan duruşmaların uzun süre uyanık kalma, yetersiz dinlenme ve yoğun stres nedeniyle sanık, müdafi ve diğer yargılama öznelerinin fiziksel, ruhsal ve bilişsel işlevlerini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, söz konusu koşulların "yorma yasağı" ve kötü muamele açısından değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaların 17 Ağustos 2026’da başladığı, haftada dört gün saat 10.00’da yapılan oturumların bazı günlerde 00.00, 00.30 ve 01.30’a kadar sürdüğü aktarıldı.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17 Ağustos 2026’da başlayan duruşmalarında haftada dört gün saat 10.00’da başladığı, bazı günlerde ise 00.00, 00.30 ve 01.30’a kadar sürdüğü aktarılan değerlendirmede, müdafilerin her gün en az 100 kilometre yol kat etmek zorunda kaldığı, 53’ü tutuklu sanıkların ağır hapis cezalarıyla karşı karşıya olduğu ve tüm tarafların yoğun stres altında bulunduğu hatırlatıldı.
Uzun süre uyanık kalma, yetersiz dinlenme, fiziksel yorgunluk ve yoğun stresin dikkat, hafıza, muhakeme ve karar verme gibi bilişsel işlevleri olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Uzun süre uyanık kalma, yetersiz dinlenme, fiziksel yorgunluk ve yoğun stresin dikkat, hafıza, muhakeme ve karar verme gibi bilişsel işlevleri olumsuz etkileyebildiği, taşikardi, hipotansiyon, hipoglisemi gibi etkilere neden olabildiği, bu etkilerin ise birbirini artırarak kişinin genel işlevselliğini ve kendisini koruma kapasitesini de zayıflatabildiği vurgulanan değerlendirmede, ulaşım yükü, tutukluluk, ağır ceza tehdidi ve belirsizliğin de eklenmesiyle sanıkların kendilerini ifade etme ve haklarını koruma, müdafilerin ise savunma görevlerini etkin biçimde yerine getirme kapasitelerinin azalabileceği belirtildi. Aynı koşulların yargılayan makamların muhakeme ve karar verme süreçlerini de olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi.
Değerlendirmede, adil yargılama süreçlerinin yeterli dinlenme olanağı sağlayan ve kişilerin fiziksel, ruhsal ve bilişsel bütünlüklerini gözeten koşullarda yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
Bilimsel değerlendirmenin sonuç bölümünde ise söz konusu koşulların sanıkların, müdafilerin ve diğer yargılama öznelerinin sağlığını olumsuz etkileyebileceği, savunma, sorgu, soru sorma ve beyanda bulunma gibi faaliyetleri güçleştirebileceği ifade edildi. Adil yargılama süreçlerinin yeterli dinlenme olanağı sağlayan, kişilerin fiziksel, ruhsal ve bilişsel bütünlüklerini gözeten koşullarda yürütülmesi gerektiği vurgulanan değerlendirmede, ayrıca sürecin "insan eliyle oluşturulmuş travma” olarak kabul edilmesi ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ICD-10 sınıflandırmasındaki Y07.3 koduyla belirtilen "işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele" kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı belirtildi.
Değerlendirmede, sürecin insan eliyle oluşturulmuş travma olarak kabul edilmesi ve Dünya Sağlık Örgütünün ICD-10 sınıflandırmasındaki Y07.3 koduyla belirtilen işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı belirtildi.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Bağlam
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 148/1. maddesinde, sanık ve şüphelinin beyanının özgür iradeye dayanması gerektiği, bunu engelleyici nitelikte yorma dahil bedensel veya ruhsal müdahalelerin yasaklandığı hatırlatıldı.
Nerede
Haberdeki sayılar
Sözlük
- Yorma yasağı
- Sanık veya şüphelinin iradesini ve ifade verme kapasitesini yorgunluk yoluyla etkileyen uygulamaların yasaklanmasını ifade eder.
- ICD-10
- Dünya Sağlık Örgütü’nün Uluslararası Hastalık Sınıflandırmasıdır.
Haberde geçenler
Kurumlar 4
- Türk Tabipleri Birliği
İBB davasındaki duruşma koşullarına ilişkin bilimsel değerlendirme hazırlayan kurumdur.
- İstanbul Büyükşehir Belediyesi
- İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi
Duruşmaların yapıldığı mahkemedir.
- Dünya Sağlık Örgütü
Kaynağın kendi cümleleriyle
6 paragraflık kaynak metnin 4 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(ANKARA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB), İBB davasında 14-15 saate ulaşan duruşmaların uzun süre uyanık kalma, yetersiz dinlenme ve yoğun stres nedeniyle sanık, müdafi ve diğer yargılama öznelerinin fiziksel, ruhsal ve bilişsel işlevlerini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, söz konusu koşulların "yorma yasağı" ve kötü muamele açısından değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
2Türk Tabipleri Birliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında 14-15 saate ulaşan duruşmaların sanıklar, müdafiler ve diğer yargılama öznelerinin sağlıkları ile yargılamaya etkin katılım kapasiteleri üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel değerlendirme hazırladı. Değerlendirmede, uzun ve ardışık duruşmaların fiziksel, ruhsal ve bilişsel yorgunluğa yol açabileceği, koşulların yorma yasağı ve kötü muamele açısından ele alınması gerektiği belirtildi.
3İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17 Ağustos 2026’da başlayan duruşmalarında haftada dört gün saat 10.00’da başladığı, bazı günlerde ise 00.00, 00.30 ve 01.30’a kadar sürdüğü aktarılan değerlendirmede, müdafilerin her gün en az 100 kilometre yol kat etmek zorunda kaldığı, 53’ü tutuklu sanıkların ağır hapis cezalarıyla karşı karşıya olduğu ve tüm tarafların yoğun stres altında bulunduğu hatırlatıldı.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
4Uzun süre uyanık kalma, yetersiz dinlenme, fiziksel yorgunluk ve yoğun stresin dikkat, hafıza, muhakeme ve karar verme gibi bilişsel işlevleri olumsuz etkileyebildiği, taşikardi, hipotansiyon, hipoglisemi gibi etkilere neden olabildiği, bu etkilerin ise birbirini artırarak kişinin genel işlevselliğini ve kendisini koruma kapasitesini de zayıflatabildiği vurgulanan değerlendirmede, ulaşım yükü, tutukluluk, ağır ceza tehdidi ve belirsizliğin de eklenmesiyle sanıkların kendilerini ifade etme ve haklarını koruma, müdafilerin ise savunma görevlerini etkin biçimde yerine getirme kapasitelerinin azalabileceği belirtildi. Aynı koşulların yargılayan makamların muhakeme ve karar verme süreçlerini de olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
5Değerlendirmede, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 148/1. maddesinde sanık ve şüphelinin beyanının özgür iradeye dayanması gerektiği, bunu engelleyici nitelikte “yorma” dahil bedensel veya ruhsal müdahalelerin yasaklandığı hatırlatıldı. Sağlık bilimleri açısından yorgunluğun yalnızca hissedilen bir durum olmadığı, uzun süreli uyanıklık ve yetersiz dinlenmenin kişinin değerlendirme, karar verme ve kendini ifade etme kapasitesini azaltabileceği belirtildi.
6Bilimsel değerlendirmenin sonuç bölümünde ise söz konusu koşulların sanıkların, müdafilerin ve diğer yargılama öznelerinin sağlığını olumsuz etkileyebileceği, savunma, sorgu, soru sorma ve beyanda bulunma gibi faaliyetleri güçleştirebileceği ifade edildi. Adil yargılama süreçlerinin yeterli dinlenme olanağı sağlayan, kişilerin fiziksel, ruhsal ve bilişsel bütünlüklerini gözeten koşullarda yürütülmesi gerektiği vurgulanan değerlendirmede, ayrıca sürecin "insan eliyle oluşturulmuş travma” olarak kabul edilmesi ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ICD-10 sınıflandırmasındaki Y07.3 koduyla belirtilen "işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele" kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı belirtildi.dayananlar: özün 4. maddesi · özün 5. maddesi↩ Geldiğin yere dön
Ajans damgası10 Eylül 16:05YayınMetinPeykhane derlemesi