TTB: Savaş halk sağlığı sorunu, kayyum uygulamaları son bulmalı
TTB Merkez Konseyi, 1 Eylül Dünya Barış Günü açıklamasında kalıcı barış için adalet ve eşit yurttaşlık vurgusu yaptı.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
6 iddianın 6 tanesi kaynağa bağlı
Türk Tabipleri Birliği, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu ve sağlık hakkının güvence altına alınmasının yolunun barış ve demokrasiden geçtiğini açıkladı.
(ANKARA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB), 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla "Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık hakkının güvence altına alınmasının yolu barış ve demokrasiden geçer" açıklamasını yaptı.
Savaşın sağlık kurumlarını tahrip ettiği, sağlık çalışanlarını hedef aldığı ve sağlık hizmetlerine erişimi engellediği ifade edildi.
Sağlık kurumlarının tahrip edildiği, sağlık çalışanlarının hedef alındığı ve sağlık hizmetlerine erişimin engellendiği ifade edilen açıklamada, savaşın fiziksel ve ruhsal yaralarının kuşaklar boyunca taşındığı vurgulandı.
TTB, Kürt sorununun savaş ve güvenlik politikalarıyla değil, demokratik, müzakereci ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini; kalıcı barışın ise demokrasi, insan hakları ve eşit yurttaşlığın güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını belirtti.
TTB, "Biz Türkiye’nin uzun yıllardır çözülemeyen temel sorunlarından biri olan Kürt sorununun da savaş ve güvenlik politikalarıyla değil; demokratik, müzakereci ve barışçıl yollarla, temel hak ve özgürlükler temelinde çözülmesi gerektiğini savunuyoruz. Silahların susması ve çatışmaların sona ermesi önemli ve değerlidir. Ancak kalıcı barış yalnızca çatışmasızlıkla değil, demokrasinin, insan haklarının ve eşit yurttaşlığın güvence altına alınmasıyla mümkündür" açıklamasında bulundu.
Kalıcı toplumsal barış için hakikatle yüzleşme, adalet ve yargı bağımsızlığının yanı sıra adil yargılanma ve savunma hakkının güvence altına alınması gerektiği; halkın seçme ve seçilme hakkını zedeleyen kayyum uygulamalarına son verilmeden barışın inşa edilemeyeceği belirtildi.
Halkın seçme ve seçilme hakkı ile yerel demokratik iradeyi zedeleyen kayyum uygulamalarına da son verilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, "Hakikatle yüzleşmeden, adalet ve yargı bağımsızlığı sağlanmadan, adil yargılanma ve savunma hakkı güvence altına alınmadan ve halkın seçme-seçilme hakkı ile yerel demokratik iradeyi zedeleyen kayyum uygulamalarına son verilmeden yaşanan toplumsal travmanın onarılamayacağını ve kalıcı bir toplumsal barışın inşa edilemeyeceğini biliyoruz" denildi.
Hapishanelerde sağlık hakkı, hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi, anadilinde sağlık hizmeti ve sağlık çalışanlarının mesleki bağımsızlığı gibi başlıkların sağlık hakkının demokrasi, eşitlik ve insan haklarından ayrı düşünülemeyeceğini gösterdiği kaydedildi.
Hapishanelerde sağlık hakkı, hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi, anadilinde sağlık hizmeti ve sağlık çalışanlarının mesleki bağımsızlığı gibi başlıkların sağlık hakkının demokrasi, eşitlik ve insan haklarından ayrı düşünülemeyeceğini gösterdiği kaydedilen açıklamada, TTB'nin sağlık hakkının herkes için eşit ve erişilebilir olduğu, sağlık çalışanlarının güvenli ve insanca koşullarda çalışabildiği, hekimlerin mesleki bağımsızlığının korunduğu ve ayrımcılığın olmadığı bir toplum için mücadeleyi sürdüreceği vurgulandı.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık hakkının güvence altına alınmasının yolu barış ve demokrasiden geçer. Bu nedenle savaşa karşı çıkmak ve barışı savunmak, hekimlik değerlerinin ve halk sağlığını koruma sorumluluğunun ayrılmaz bir parçasıdır
Bağlam
Açıklama, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yapıldı. TTB, Türkiye'nin çatışmalı sürecin sonuçlarını aşma ve kalıcı bir barış kurma sorumluluğuyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Haberde geçenler
Kurumlar 2
- Türk Tabipleri Birliği
Türkiye'deki hekimlerin meslek örgütü ve çatı kuruluşu.
- Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
Kaynağın kendi cümleleriyle
17 paragraflık kaynak metnin 6 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1(ANKARA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB), 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla "Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık hakkının güvence altına alınmasının yolu barış ve demokrasiden geçer" açıklamasını yaptı.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
2Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaş ve çatışmaların milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine, yaralanmasına ve yerinden edilmesine yol açtığı belirtildi.
3Sağlık kurumlarının tahrip edildiği, sağlık çalışanlarının hedef alındığı ve sağlık hizmetlerine erişimin engellendiği ifade edilen açıklamada, savaşın fiziksel ve ruhsal yaralarının kuşaklar boyunca taşındığı vurgulandı.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
4"SAĞLIK HAKKININ GÜVENCE ALTINA ALINMASININ YOLU DEMOKRASİDEN GEÇER"
5Savaşın yalnızca ölüm ve yaralanmalara değil; ruhsal travmaya, zorunlu göçe, yoksullaşmaya, sağlık hizmetlerinin aksamasına ve toplum sağlığının bozulmasına da neden olduğu kaydedilen açıklamada, "Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık hakkının güvence altına alınmasının yolu barış ve demokrasiden geçer. Bu nedenle savaşa karşı çıkmak ve barışı savunmak, hekimlik değerlerinin ve halk sağlığını koruma sorumluluğunun ayrılmaz bir parçasıdır" denildi.dayananlar: alıntı↩ Geldiğin yere dön
6Filistin başta olmak üzere sivillerin yaşam hakkının ihlal edildiği, sağlık kurumlarının ve sağlık çalışanlarının saldırıya uğradığı her yerde savaş ve şiddet politikalarına karşı çıkıldığı belirtilen açıklamada, savaşların ve işgallerin son bulması istendi.
7"KÜRT SORUNU SAVAŞ VE GÜVENLİK POLİTİKALARIYLA ÇÖZÜLEMEZ"
8Türkiye'nin de uzun yıllardır ağır toplumsal ve insani bedellere yol açan çatışmalı sürecin sonuçlarını aşma ve kalıcı bir barış kurma sorumluluğuyla karşı karşıya olduğu ifade edilen açıklamada, Kürt sorununun çözümüne ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
9TTB, "Biz Türkiye’nin uzun yıllardır çözülemeyen temel sorunlarından biri olan Kürt sorununun da savaş ve güvenlik politikalarıyla değil; demokratik, müzakereci ve barışçıl yollarla, temel hak ve özgürlükler temelinde çözülmesi gerektiğini savunuyoruz. Silahların susması ve çatışmaların sona ermesi önemli ve değerlidir. Ancak kalıcı barış yalnızca çatışmasızlıkla değil, demokrasinin, insan haklarının ve eşit yurttaşlığın güvence altına alınmasıyla mümkündür" açıklamasında bulundu.dayananlar: özün 3. maddesi↩ Geldiğin yere dön
10Silahların susması ve çatışmaların sona ermesinin önemli olduğu belirtilen açıklamada, kalıcı barışın yalnızca çatışmasızlıkla sağlanamayacağı, demokrasinin, insan haklarının ve eşit yurttaşlığın güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.
11"KAYYUM UYGULAMALARINA SON VERİLMELİ"
12Kalıcı toplumsal barışın sağlanabilmesi için hakikatle yüzleşilmesi, adalet ve yargı bağımsızlığının güvence altına alınması gerektiği belirtilen açıklamada, adil yargılanma ve savunma hakkının korunması çağrısı yapıldı.
13Halkın seçme ve seçilme hakkı ile yerel demokratik iradeyi zedeleyen kayyum uygulamalarına da son verilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, "Hakikatle yüzleşmeden, adalet ve yargı bağımsızlığı sağlanmadan, adil yargılanma ve savunma hakkı güvence altına alınmadan ve halkın seçme-seçilme hakkı ile yerel demokratik iradeyi zedeleyen kayyum uygulamalarına son verilmeden yaşanan toplumsal travmanın onarılamayacağını ve kalıcı bir toplumsal barışın inşa edilemeyeceğini biliyoruz" denildi.dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
14"SAĞLIK HAKKI DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARINDAN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ"
15Kalıcı barış ve demokrasinin sağlık açısından önemine de dikkat çekilen açıklamada, çatışmaların ve antidemokratik uygulamaların sağlık hizmetlerinin sürekliliğini bozduğunu, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını ağırlaştırdığını ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikleri derinleştirdiği belirtildi.
16Hapishanelerde sağlık hakkı, hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi, anadilinde sağlık hizmeti ve sağlık çalışanlarının mesleki bağımsızlığı gibi başlıkların sağlık hakkının demokrasi, eşitlik ve insan haklarından ayrı düşünülemeyeceğini gösterdiği kaydedilen açıklamada, TTB'nin sağlık hakkının herkes için eşit ve erişilebilir olduğu, sağlık çalışanlarının güvenli ve insanca koşullarda çalışabildiği, hekimlerin mesleki bağımsızlığının korunduğu ve ayrımcılığın olmadığı bir toplum için mücadeleyi sürdüreceği vurgulandı.dayananlar: özün 5. maddesi↩ Geldiğin yere dön
17Açıklamada, "Geçmişte olduğu gibi bugün de savaşın, şiddetin, ayrımcılığın ve nefret dilinin karşısında yaşamın, barışın, demokrasinin yanında olmaya devam edeceğiz" denildi.
Ajans damgası1 Eylül 10:51YayınMetinPeykhane derlemesi