Talip Geylan: Öğretmenlerin yüzde 89,4'ü zorbalığa tanık
Türk Eğitim-Sen araştırmasına 2 bin 296 öğretmen katıldı; yüzde 23,9'u okulunda suça karışan çocuk bulunduğunu söyledi.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
6 iddianın 6 tanesi kaynağa bağlı
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 89,4'ünün görev yaptıkları okulda akran zorbalığına tanık olduğunu açıkladı.S2'de eklendi
Yapılan anket sonucu akran zorbalığının yüksek seviyede gözlemlendiğini söyleyen Geylan, "Katılımcıların yüzde 49,2’si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu, yüzde 34,5’i ise açık biçimde yaygın olduğunu belirtmiştir. Akran zorbalığına tanıklık oranı ise oldukça yüksektir. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 65,2’si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2’si kısmen tanık olduğunu ifade etmiştir. Böylece zorbalığa bir biçimde tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4’e ulaşmaktadır. Bununla birlikte zorbalığa maruz kalan öğrencilerin yaşadıklarını yetişkinlerle paylaşmadığı da görülmektedir. Katılımcıların yüzde 26,6’sı, öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı öğretmenlerine, okul idaresine ya da ailelerine anlatmadığını düşünmektedir. Zorbalık fark edildiğinde ise katılımcı öğretmenler, en çok sırasıyla yüzde 81,8’i ‘zorbalığa maruz kalan ve zorbalığı uygulayan öğrencilerin rehber öğretmenle görüşmesini sağlarım’, yüzde 81,7’si ‘zorbalığa uğrayan öğrenciyle görüşürüm’, yüzde 78’i ‘zorbalığı uygulayan öğrenciyi uyarırım’, yüzde 65’i ‘aileleri bilgilendiririm cevabı vermiştir’" ifadelerini kullandı.
Arka planKatılımcıların yüzde 26,6'sı, öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı öğretmenlerine, okul yönetimine veya ailelerine anlatmadığını düşündüğünü belirtti.1 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında 6 internet sitesi üzerinden yapılan ankete 2 bin 296 öğretmen katıldı.S2'de eklendi
Söz konusu ankete toplam 2 bin 296 öğretmenin katılım sağladığını vurgulayan Geylan, "Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması, okullarımızın öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için güvenli eğitim yuvaları olması amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığından yeni eğitim-öğretim yılının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılmasını talep ettik. Ayrıca, Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından 1 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında ‘Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar’ temasıyla kapsamlı bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Türk Eğitim-Sen, internet sitesi başta olmak üzere toplam 6 ayrı internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen çalışmaya 2 bin 296 öğretmenimiz katılmıştır. Anket sonuçları, okullarımızda akran zorbalığı, şiddet ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaşanan sorunların boyutunu ortaya koyması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından önemli veriler sunmaktadır. Türk Eğitim-Sen’in araştırmasına göre öğretmenlerin önemli bir bölümü akran zorbalığını okullarda yaygın bir sorun olarak değerlendirmektedir" şeklinde konuştu.
Zorbalığın en fazla görüldüğü yer yüzde 37,2 ile okul bahçesi olurken bunu yüzde 19,5 ile sınıf ve yüzde 16 ile sosyal medya izledi.S2'de eklendi
Anket sonucu akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde ve sosyal medyada görüldüğünü aktaran Geylan, "Zorbalığın en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesidir. Bunu yüzde 19,5 ile sınıf, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar izlemektedir. Katılımcıların yüzde 53,4’ü, rehberlik biriminin zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan öğrenciler ile aileleriyle görüştüğünü belirtmiştir. Önleyici çalışmalar ve farkındalık eğitimleri verildiğini ifade edenlerin oranı yüzde 28,3 iken, yüzde 16 oranında öğretmen yeterli bir müdahalenin söz konusu olamadığını düşünmektedir. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, okullarda suça karışan çocukların varlığına ilişkin bulgulardır. Katılımcıların yüzde 23,9’u, görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtmiştir. Yüzde 44,6’sı böyle bir öğrencinin bulunmadığını söylerken, yüzde 31,5’i bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade etmiştir. Çocukların adli süreçlerine ilişkin bilgilerin hassas ve gizli olması düşünüldüğünde, bu durum bütünüyle sürpriz değildir" açıklamasında bulundu.
Katılımcıların yüzde 23,9'u görev yaptıkları okulda suça karışan çocuk bulunduğunu, yüzde 31,5'i ise bu konuda bilgi sahibi olmadığını belirtti.S2'de eklendi
Öğretmenlerin yüzde 91,3'ü risk grubundaki öğrencilere düzenli psikolojik destek verilmesini, yüzde 90,5'i akran zorbalığını önleme eğitimlerinin artırılmasını istedi.S2'de eklendi
Araştırmada öğretmenlerin şiddet ve zorbalığı önlemeye yönelik destek mekanizmalarına ilişkin görüşleri de değerlendirildi. Risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek almasını isteyenlerin oranı yüzde 91,3 oldu.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Bu noktada okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır.
Nerede
Bunları henüz bilmiyoruz
- Anketin 1 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında yapıldığı belirtiliyor ancak yıl bilgisi verilmiyor.
Bu başlıklar cevaplandıkça haber güncellenir; cevap hangi sürümde geldiyse burada işaretlenir.
Haberdeki sayılar
89,4yüzde
23,9yüzde
91,3yüzde
90,5yüzde
2 bin 296öğretmen
değerler kaynak metindeki biçimiyle aktarılır
Sözlük
- Siber zorbalık
- Dijital iletişim araçları ve çevrim içi platformlar üzerinden gerçekleştirilen zorbalıktır.
Görseller
Haberde geçenler
Kişiler 1
- Talip Geylan · kamu görevlisi
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanıdır.
Kurumlar 1
- Türk Eğitim-Sen
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikasıdır.
Kaynağın kendi cümleleriyle
77 paragraflık 3 kaynak belgesinin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1. kaynak belgesi
1(ANKARA) - Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Okullarda Şiddet Hakkında Öğretmen Görüşleri" raporunun sonuçlarını açıkladı. Araştırmada öğretmenlerin yüzde 89,4’ünün görev yaptıkları okulda akran zorbalığına tanık olduğu, yüzde 23,9’unun ise görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirttiği ortaya çıktı. Öğretmenlerin yüzde 91,3’ü risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek alması gerektiğini ifade ederken, yüzde 90,5’i akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılmasını istedi.
2Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından "Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar" temasıyla hazırlanan araştırmada, okullarda akran zorbalığı, şiddet, siber zorbalık ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin öğretmenlerin görüşleri değerlendirildi. Türk Eğitim-Sen internet sitesi başta olmak üzere toplam 6 ayrı internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen araştırmaya 2 bin 296 öğretmen katıldı.
3"ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 89,4’Ü AKRAN ZORBALIĞINA TANIK OLDU"
4Araştırmaya göre öğretmenlerin yüzde 49,2’si akran zorbalığının görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu, yüzde 34,5’i ise yaygın olduğunu belirtti. Öğretmenlerin yüzde 65,2’si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2’si ise kısmen tanık olduğunu ifade etti. Böylece zorbalığa bir biçimde tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4’e ulaştı.
5Araştırmada, öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı yetişkinlerle paylaşmadığı da ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 26,6’sı öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı öğretmenlerine, okul idaresine ya da ailelerine anlatmadığını düşündüğünü belirtti.
6Zorbalık fark edildiğinde öğretmenlerin yüzde 81,8’i zorbalığa maruz kalan ve zorbalığı uygulayan öğrencilerin rehber öğretmenle görüşmesini sağladığını, yüzde 81,7’si zorbalığa uğrayan öğrenciyle görüştüğünü, yüzde 78’i zorbalığı uygulayan öğrenciyi uyardığını, yüzde 65’i ise aileleri bilgilendirdiğini ifade etti.
7"ZORBALIĞIN EN FAZLA GÖRÜLDÜĞÜ YER OKUL BAHÇESİ"
8Araştırmaya göre akran zorbalığının en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesi oldu. Bunu yüzde 19,5 ile sınıf, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar izledi.
9Katılımcıların yüzde 53,4’ü rehberlik biriminin zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan öğrenciler ile aileleriyle görüştüğünü belirtti. Önleyici çalışmalar ve farkındalık eğitimleri verildiğini ifade edenlerin oranı yüzde 28,3 olurken, yüzde 16’sı yeterli bir müdahalenin söz konusu olamadığını düşündüğünü bildirdi.
10"ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 23,9’U OKULUNDA SUÇA KARIŞAN ÇOCUK BULUNDUĞUNU BELİRTTİ"
11Araştırmada, katılımcıların yüzde 23,9’u görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtti. Öğretmenlerin yüzde 44,6’sı böyle bir öğrencinin bulunmadığını söylerken, yüzde 31,5’i bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade etti.
12"Bu çocuklar okula devam ediyorsa rehberlik birimi tarafından bireysel rehabilitasyon çalışması yapılıyor mu" sorusuna katılımcıların yüzde 54,3’ü “evet”, yüzde 16,7’si “hayır” yanıtını verdi. Bu konuda bilgisi olmayanların oranı ise yüzde 28,8 oldu.
13"ŞİDDET VE SUÇA YÖNELMEDE EBEVEYN İLGİSİZLİĞİ VE DİJİTAL MEDYA ÖNE ÇIKIYOR"
14Öğretmenlerin değerlendirmelerinde şiddet ve suça yönelmenin nedenleri arasında ebeveyn ilgisizliği ve sanal medya kullanımının yeterince denetlenmemesi öne çıktı. Katılımcıların yüzde 85,9’u ebeveyn ilgisizliği ve yetersiz denetimin şiddeti tetiklediği görüşüne katıldığını belirtti.
15Sosyal medya içeriklerinin çocukları şiddete yönlendirdiğini düşünenlerin oranı yüzde 82,6 olurken, şiddet içerikli dijital oyunların öğrencilerin saldırgan davranışlarını artırdığını belirtenlerin oranı yüzde 80,1 oldu.
16Katılımcıların yüzde 81,9’u çeteleşmenin suça yönelmede etkili bir faktör olduğunu belirtirken, madde kullanımını etkili bulanların oranı yüzde 81,1 oldu. Akran baskısının suça yönelmede etkili olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 74,9, dışlanmışlık ve zayıf aidiyet hissinin etkili olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 77,8, okula aidiyet duygusunun zayıflığını etkili bulanların oranı ise yüzde 70 oldu.
17Katılımcıların yüzde 59,4’ü şiddet eğilimli öğrencilerin ailelerinin okul ile yeterli iş birliği yapmadığını düşündüğünü belirtirken, suça karışan çocukların ailelerinin büyük bir kısmında suç geçmişi olan bireyler bulunduğunu düşünenlerin oranı yüzde 56 oldu.
18"SÖZLÜ ŞİDDET VE AKRAN ZORBALIĞI EN SIK KARŞILAŞILAN RİSKLER"
19Öğretmenlerin yüzde 52,7’si okulunda veya okul çevresinde sözlü şiddetle sık sık karşılaştığını, yüzde 35,9’u ise ara sıra karşılaştığını belirtti.
20Akran zorbalığıyla sık sık karşılaştığını ifade edenlerin oranı yüzde 39,7, ara sıra karşılaşanların oranı yüzde 41,9 oldu. Fiziksel şiddetle ara sıra karşılaştığını belirtenlerin oranı yüzde 48,3, sık sık karşılaştığını belirtenlerin oranı yüzde 17,1 olarak kaydedildi. Psikolojik şiddetle sık sık karşılaşanların oranı yüzde 32,4, ara sıra karşılaşanların oranı ise yüzde 45 oldu.
21Madde kullanımıyla hiç karşılaşmadığını belirtenlerin oranı yüzde 62, nadiren karşılaştığını söyleyenlerin oranı yüzde 29 oldu. Ara sıra ve sık sık karşılaşma oranlarının toplamı yüzde 9’da kaldı.
22Okula kesici veya delici aletle gelinmesi konusunda “nadiren” cevabını verenlerin oranı yüzde 37,8 olurken, daha düzenli karşılaşma bildirenlerin toplamı yüzde 13,1 oldu.
23"ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 71,3’Ü OKULDA KENDİNİ GÜVENDE HİSSETTİĞİNİ BELİRTTİ"
24Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 71,3’ü öğrencilerin okulda kendini güvende hissettiğini belirtti. Öğretmenlerin yüzde 76,8’i öğrencilerin sorunlarını paylaşabilecekleri güvenli ortamların bulunduğunu ifade etti.
25Okul yönetiminin şiddet karşısında etkili ve tutarlı davrandığını belirtenlerin oranı yüzde 69,6, kuralların adil uygulandığını düşünenlerin oranı yüzde 70,5, öğretmenlerin şiddet ve zorbalığı erken fark edebildiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 70 oldu.
26Olumlu okul ikliminin şiddet davranışlarını azalttığını düşünenlerin oranı yüzde 87,1 olurken, sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin olumlu davranış geliştirmeye katkı sağladığını belirtenlerin oranı yüzde 84,3 oldu.
27"SİBER ZORBALIĞI ÖNEMLİ BİR SORUN OLARAK GÖRENLERİN ORANI YÜZDE 63,5"
28Katılımcıların yüzde 63,5’i siber zorbalığın öğrenciler arasında önemli bir sorun olduğunu belirtti. Çevrim içi zorbalık ile okul içindeki akran zorbalığı arasında bağlantı bulunduğunu düşünenlerin oranı yüzde 69,8 olurken, sosyal medyanın öğrenciler arasındaki çatışmaları artırdığını düşünenlerin oranı yüzde 77,7 oldu.
29Sosyal medyada dışlama ve küçük düşürmenin öğrencilerin psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini düşünenlerin oranı yüzde 82,5, siber zorbalığın akademik başarı ve okul uyumuna zarar verdiğini belirtenlerin oranı yüzde 79,2 olarak belirlendi.
30Öğrencilerin siber zorbalığı öğretmenlerine veya ailelerine anlattığını düşünenlerin oranı yüzde 40 olurken, bu konuda kararsız olanların oranı yüzde 36,8 oldu. Öğretmenlerin yüzde 59,6’sı öğrencilerin siber zorbalığın sonuçları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını düşündüğünü belirtti.
31Velilerin çocuklarının dijital medya kullanımını yeterince takip ettiğini düşünen öğretmenlerin oranı ise yüzde 20’de kaldı.
32"ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 91,3’Ü RİSK GRUBUNDAKİ ÖĞRENCİLERE PSİKOLOJİK DESTEK İSTİYOR"
33Araştırmada öğretmenlerin şiddet ve zorbalığı önlemeye yönelik destek mekanizmalarına ilişkin görüşleri de değerlendirildi. Risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek almasını isteyenlerin oranı yüzde 91,3 oldu.dayananlar: özün 5. maddesi↩ Geldiğin yere dön
34Akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 90,5, psikolojik danışman sayısının artırılmasına destek verenlerin oranı ise yüzde 80,2 olarak belirlendi.
35Şiddeti önlemede rehberlik servislerinin yeterli sayıya sahip olduğunu düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 25 oldu.
36"ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 42,3’Ü CAYDIRICI VE AĞIR CEZALARI ÖNE ÇIKARDI"
37Suça karışan çocuklara uygulanacak cezalara ilişkin açık uçlu sorulara verilen yanıtlar çoklu tematik yöntemle değerlendirildi. Buna göre en güçlü talep caydırıcı, ağır, kesin ve tutarlı cezalar yönünde oldu. Bu temanın oranı yüzde 42,3 olarak belirlendi. Eğitici, onarıcı ve rehabilite edici yaklaşım ise yüzde 22,4 oranında dile getirildi.
38Kahramanmaraş’ta yaşanan okul şiddeti olayları dikkate alınarak benzer olayların önlenmesine yönelik tedbirlerde en sık dile getirilen temalar; yüzde 39,2 ile aile eğitimi, denetimi, iş birliği ve sorumluluğu, yüzde 37 ile rehberlik, psikolojik destek ve risk izleme, yüzde 35 ile okul güvenliği, giriş denetimi ve kolluk desteği oldu.
39Millî Eğitim Bakanlığı’ndan beklenen öncelikli tedbirlerde ise yüzde 41,3 ile okul güvenliği, güvenlik personeli ve giriş denetimi ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 40,2 ile disiplin yönetmeliği, caydırıcı yaptırımlar ve sınıf tekrarı, yüzde 33,9 ile aile eğitimi, okul-aile iş birliği ve veli sorumluluğu izledi.
40"ĞRENCİNİN DAVRANIŞINI AİLE, OKUL, AKRAN GRUBU VE DİJİTAL ÇEVREYLE BİRLİKTE ELE ALMAK GEREKİYOR"
41Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, araştırma sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, öğrencilerin şiddete ve suça yönelmesinde birbiriyle bağlantılı birçok unsurun rol oynadığına ilişkin yaygın bir görüş bulunduğunu belirtti.
42Geylan, dijital medya ve oyunlar, ebeveyn ilgisi ve denetimi, akran baskısı ve çeteleşmenin öne çıktığını belirterek, "Okula aidiyet, sosyal dışlanma, rehberlik hizmetlerinin sayısı ve okul-aile ilişkileri de bu çerçevenin önemli parçalarıdır. Bu bağlamda, öğrencinin davranışını içinde bulunduğu aile, okul, akran grubu ve dijital çevreyle birlikte ele almak gerekmektedir" dedi.
43Okullarda en sık gözlemlenen sorunların sözlü şiddet, akran zorbalığı ve psikolojik şiddet olduğunu belirten Geylan, madde kullanımı ile okula kesici veya delici aletle gelmenin daha seyrek görülmekle birlikte ciddi sonuçlar doğurabilecek riskler olduğunu ifade etti.
44Akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde görüldüğünün belirtilmesine dikkati çeken Geylan, "Bu saatlerde öğretmen ve okul personelinin görünürlüğünün artırılması, okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
45"HER 100 ÖĞRENCİYE EN AZ 1 REHBER ÖĞRETMEN DÜŞMELİ"
46Rehberlik hizmetlerinin personel ve çalışma koşullarının güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu belirten Geylan, “Bu noktada okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır” dedi. Geylan, risk grubundaki öğrencilerin belirlenmesinde devamsızlık, okuldan uzaklaşma, akademik performansta belirgin düşüş, sosyal dışlanma, akran ilişkilerinde bozulma, ani davranış değişiklikleri ve tekrarlayan disiplin olaylarının birlikte değerlendirilebileceğini söyledi.
47"VELİ ÇALIŞMALARI YIL BOYUNCA SÜRDÜRÜLMELİ"
48Sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin şiddetin önlenmesindeki önemine dikkati çeken Geylan, olumlu okul ikliminin şiddet davranışlarını azalttığını ve sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin öğrencilerin olumlu davranış geliştirmesine katkı sağladığını belirtti.
49Aile başlığının araştırmanın birçok bölümünde öne çıktığını ifade eden Geylan, ebeveyn ilgisi, çocukla kurulan iletişim, sınır koyma ve dijital medya kullanımının izlenmesinin katılımcılar tarafından şiddet davranışlarıyla ilişkili görüldüğünü belirtti.
50Geylan, “Bu nedenle veli çalışmalarının yıl boyunca sürdürülen ve belirli ihtiyaçlara göre planlanan bir yapıya kavuşturulması gerekir. Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin süreçteki görevleri de açık biçimde tanımlanmalıdır. Okul idaresi, öğretmenler ve rehberlik servisi arasındaki bilgi akışı, öğrencinin mahremiyeti korunarak güçlendirilmelidir. Disiplin süreçleri de okulun eğitim ve güvenlik işlevleriyle uyumlu biçimde ele alınmalıdır” dedi.
51Araştırma sonuçlarının Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara gönderileceğini belirten Geylan, çalışmanın okul güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik politika ve uygulamalara katkı sunmasını amaçladıklarını kaydetti.
2. kaynak belgesi
52Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.
53Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan, okullarda şiddet, akran zorbalığı ve suça karışan çocuklar üzerine yapılan anket sonuçlarını açıkladı. Geylan, anket sonuçlarını açıklamadan önce Siverek ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarında Ayla Öğretmen ile öğrencilerin hayatını kaybetmesinin tüm ülkeyi yasa boğduğunu belirterek, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere tüm ilgili kurumlara acil tedbir alınması çağrısında bulundu. Eğitim yuvalarında huzur, güvenlik ve sağlıklı bir ortamın sağlanmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Geylan; 12-18 yaş grubundaki ağır suçlara yönelik ceza sınırlarının yükseltilmesi gerektiğini ifade ederken, sendika tarafından 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilen "Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar" konulu geniş kapsamlı anket çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Okullardaki akran zorbalığı, şiddet ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili sorunların boyutlarını gözler önüne seren araştırma ışığında MEB’e seslenen Geylan, 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılının "Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum" temasıyla başlatılmasını ve güvenli okul ikliminin bir an önce tesis edilmesini talep etti. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 89,4’ünün akran zorbalığına tanık olduğu belirten Geylan, bunun yanı sıra katılımcıların yüzde 23,9’unun okulunda suça karışan çocuk bulunduğunu belirttiğini sözlerine ekledi.
54"Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır"
55Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda şiddet ve akran zorbalığına karşı daha kapsamlı tedbirler alması gerektiğini belirten Geylan, "Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Son olarak Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları; özellikle Kahramanmaraş’ta Ayla Öğretmenimizin ve körpe çocuklarımızın hain saldırılar sonucunda hayatını kaybetmesi, millet olarak hepimizi derin bir üzüntüye boğmuştur. Okullarımız 14 Eylül tarihinde eğitim-öğretime başlayacaktır. Bu süreçte, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların gerekli ve yeterli tedbirleri alması büyük önem taşımaktadır. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı da okulların açılış sürecinde "Güvenlik Okul İklimi"ne vurgu yapmaktadır. Bunun yanı sıra, 12-18 yaş grubunda ağır suçlar için uygulanan ceza sınırlarının yükseltilmesi ve diğer tedbirlerin alınması da büyük önem arz etmektedir. Herkes bilmelidir ki; çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin eğitim kurumlarında huzur, güven ve sağlıklı bir ortam içerisinde bulunmaları hepimizin ortak önceliği olmalıdır" diye konuştu.
56"Öğretim yılının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılmasını talep ettik"
57Söz konusu ankete toplam 2 bin 296 öğretmenin katılım sağladığını vurgulayan Geylan, "Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması, okullarımızın öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için güvenli eğitim yuvaları olması amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığından yeni eğitim-öğretim yılının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılmasını talep ettik. Ayrıca, Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından 1 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında ‘Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar’ temasıyla kapsamlı bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Türk Eğitim-Sen, internet sitesi başta olmak üzere toplam 6 ayrı internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen çalışmaya 2 bin 296 öğretmenimiz katılmıştır. Anket sonuçları, okullarımızda akran zorbalığı, şiddet ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaşanan sorunların boyutunu ortaya koyması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından önemli veriler sunmaktadır. Türk Eğitim-Sen’in araştırmasına göre öğretmenlerin önemli bir bölümü akran zorbalığını okullarda yaygın bir sorun olarak değerlendirmektedir" şeklinde konuştu.
58"Katılımcıların yüzde 49,2’si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu belirtmiştir"
59Yapılan anket sonucu akran zorbalığının yüksek seviyede gözlemlendiğini söyleyen Geylan, "Katılımcıların yüzde 49,2’si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu, yüzde 34,5’i ise açık biçimde yaygın olduğunu belirtmiştir. Akran zorbalığına tanıklık oranı ise oldukça yüksektir. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 65,2’si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2’si kısmen tanık olduğunu ifade etmiştir. Böylece zorbalığa bir biçimde tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4’e ulaşmaktadır. Bununla birlikte zorbalığa maruz kalan öğrencilerin yaşadıklarını yetişkinlerle paylaşmadığı da görülmektedir. Katılımcıların yüzde 26,6’sı, öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı öğretmenlerine, okul idaresine ya da ailelerine anlatmadığını düşünmektedir. Zorbalık fark edildiğinde ise katılımcı öğretmenler, en çok sırasıyla yüzde 81,8’i ‘zorbalığa maruz kalan ve zorbalığı uygulayan öğrencilerin rehber öğretmenle görüşmesini sağlarım’, yüzde 81,7’si ‘zorbalığa uğrayan öğrenciyle görüşürüm’, yüzde 78’i ‘zorbalığı uygulayan öğrenciyi uyarırım’, yüzde 65’i ‘aileleri bilgilendiririm cevabı vermiştir’" ifadelerini kullandı.
60"Zorbalığın en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesidir"
61Anket sonucu akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde ve sosyal medyada görüldüğünü aktaran Geylan, "Zorbalığın en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesidir. Bunu yüzde 19,5 ile sınıf, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar izlemektedir. Katılımcıların yüzde 53,4’ü, rehberlik biriminin zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan öğrenciler ile aileleriyle görüştüğünü belirtmiştir. Önleyici çalışmalar ve farkındalık eğitimleri verildiğini ifade edenlerin oranı yüzde 28,3 iken, yüzde 16 oranında öğretmen yeterli bir müdahalenin söz konusu olamadığını düşünmektedir. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, okullarda suça karışan çocukların varlığına ilişkin bulgulardır. Katılımcıların yüzde 23,9’u, görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtmiştir. Yüzde 44,6’sı böyle bir öğrencinin bulunmadığını söylerken, yüzde 31,5’i bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade etmiştir. Çocukların adli süreçlerine ilişkin bilgilerin hassas ve gizli olması düşünüldüğünde, bu durum bütünüyle sürpriz değildir" açıklamasında bulundu.
62"Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır"
63Okullarda akran zorbalığı ve şiddetin önlenebilme ihtimali için her 100 öğrenciye 1 rehber öğretmeninin tahsis edilmesi gerektiğini açıklayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:
64"Madde kullanımı ile okula kesici veya delici aletle gelme daha seyrek görülmekle birlikte ciddi sonuçlar doğurabilecek risklerdir. Akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde görüldüğünün belirtilmesi, okulun ortak kullanım alanlarına dikkat çekmektedir. Bu saatlerde öğretmen ve okul personelinin görünürlüğünün artırılması, okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır. Rehberlik hizmetleri, araştırmada öne çıkan bir başka alandır. Rehberlik servislerinin personel ve çalışma şartlarının güçlendirilmesine duyulan ihtiyaç açıkça ortadadır. Ayrıca, düzenli psikolojik destek verilmesi ve psikolojik danışman sayısının artırılması geniş destek görmektedir. Bu noktada okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır."
3. kaynak belgesi
65Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.
66Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan, okullarda şiddet, akran zorbalığı ve suça karışan çocuklar üzerine yapılan anket sonuçlarını açıkladı. Geylan, anket sonuçlarını açıklamadan önce Siverek ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarında Ayla Öğretmen ile öğrencilerin hayatını kaybetmesinin tüm ülkeyi yasa boğduğunu belirterek, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere tüm ilgili kurumlara acil tedbir alınması çağrısında bulundu. Eğitim yuvalarında huzur, güvenlik ve sağlıklı bir ortamın sağlanmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Geylan; 12-18 yaş grubundaki ağır suçlara yönelik ceza sınırlarının yükseltilmesi gerektiğini ifade ederken, sendika tarafından 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilen "Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar" konulu geniş kapsamlı anket çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Okullardaki akran zorbalığı, şiddet ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili sorunların boyutlarını gözler önüne seren araştırma ışığında MEB’e seslenen Geylan, 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılının "Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum" temasıyla başlatılmasını ve güvenli okul ikliminin bir an önce tesis edilmesini talep etti. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 89,4’ünün akran zorbalığına tanık olduğu belirten Geylan, bunun yanı sıra katılımcıların yüzde 23,9’unun okulunda suça karışan çocuk bulunduğunu belirttiğini sözlerine ekledi.
67"Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır"
68Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda şiddet ve akran zorbalığına karşı daha kapsamlı tedbirler alması gerektiğini belirten Geylan, "Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Son olarak Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları; özellikle Kahramanmaraş’ta Ayla Öğretmenimizin ve körpe çocuklarımızın hain saldırılar sonucunda hayatını kaybetmesi, millet olarak hepimizi derin bir üzüntüye boğmuştur. Okullarımız 14 Eylül tarihinde eğitim-öğretime başlayacaktır. Bu süreçte, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların gerekli ve yeterli tedbirleri alması büyük önem taşımaktadır. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı da okulların açılış sürecinde "Güvenlik Okul İklimi"ne vurgu yapmaktadır. Bunun yanı sıra, 12-18 yaş grubunda ağır suçlar için uygulanan ceza sınırlarının yükseltilmesi ve diğer tedbirlerin alınması da büyük önem arz etmektedir. Herkes bilmelidir ki; çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin eğitim kurumlarında huzur, güven ve sağlıklı bir ortam içerisinde bulunmaları hepimizin ortak önceliği olmalıdır" diye konuştu.
69"Öğretim yılının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılmasını talep ettik"
70Söz konusu ankete toplam 2 bin 296 öğretmenin katılım sağladığını vurgulayan Geylan, "Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması, okullarımızın öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için güvenli eğitim yuvaları olması amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığından yeni eğitim-öğretim yılının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılmasını talep ettik. Ayrıca, Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından 1 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında ‘Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar’ temasıyla kapsamlı bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Türk Eğitim-Sen, internet sitesi başta olmak üzere toplam 6 ayrı internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen çalışmaya 2 bin 296 öğretmenimiz katılmıştır. Anket sonuçları, okullarımızda akran zorbalığı, şiddet ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaşanan sorunların boyutunu ortaya koyması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından önemli veriler sunmaktadır. Türk Eğitim-Sen’in araştırmasına göre öğretmenlerin önemli bir bölümü akran zorbalığını okullarda yaygın bir sorun olarak değerlendirmektedir" şeklinde konuştu.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
71"Katılımcıların yüzde 49,2’si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu belirtmiştir"
72Yapılan anket sonucu akran zorbalığının yüksek seviyede gözlemlendiğini söyleyen Geylan, "Katılımcıların yüzde 49,2’si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu, yüzde 34,5’i ise açık biçimde yaygın olduğunu belirtmiştir. Akran zorbalığına tanıklık oranı ise oldukça yüksektir. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 65,2’si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2’si kısmen tanık olduğunu ifade etmiştir. Böylece zorbalığa bir biçimde tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4’e ulaşmaktadır. Bununla birlikte zorbalığa maruz kalan öğrencilerin yaşadıklarını yetişkinlerle paylaşmadığı da görülmektedir. Katılımcıların yüzde 26,6’sı, öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı öğretmenlerine, okul idaresine ya da ailelerine anlatmadığını düşünmektedir. Zorbalık fark edildiğinde ise katılımcı öğretmenler, en çok sırasıyla yüzde 81,8’i ‘zorbalığa maruz kalan ve zorbalığı uygulayan öğrencilerin rehber öğretmenle görüşmesini sağlarım’, yüzde 81,7’si ‘zorbalığa uğrayan öğrenciyle görüşürüm’, yüzde 78’i ‘zorbalığı uygulayan öğrenciyi uyarırım’, yüzde 65’i ‘aileleri bilgilendiririm cevabı vermiştir’" ifadelerini kullandı.dayananlar: özün 1. maddesi↩ Geldiğin yere dön
73"Zorbalığın en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesidir"
74Anket sonucu akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde ve sosyal medyada görüldüğünü aktaran Geylan, "Zorbalığın en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesidir. Bunu yüzde 19,5 ile sınıf, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar izlemektedir. Katılımcıların yüzde 53,4’ü, rehberlik biriminin zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan öğrenciler ile aileleriyle görüştüğünü belirtmiştir. Önleyici çalışmalar ve farkındalık eğitimleri verildiğini ifade edenlerin oranı yüzde 28,3 iken, yüzde 16 oranında öğretmen yeterli bir müdahalenin söz konusu olamadığını düşünmektedir. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, okullarda suça karışan çocukların varlığına ilişkin bulgulardır. Katılımcıların yüzde 23,9’u, görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtmiştir. Yüzde 44,6’sı böyle bir öğrencinin bulunmadığını söylerken, yüzde 31,5’i bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade etmiştir. Çocukların adli süreçlerine ilişkin bilgilerin hassas ve gizli olması düşünüldüğünde, bu durum bütünüyle sürpriz değildir" açıklamasında bulundu.dayananlar: özün 3. maddesi · özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
75"Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır"
76Okullarda akran zorbalığı ve şiddetin önlenebilme ihtimali için her 100 öğrenciye 1 rehber öğretmeninin tahsis edilmesi gerektiğini açıklayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:
77"Madde kullanımı ile okula kesici veya delici aletle gelme daha seyrek görülmekle birlikte ciddi sonuçlar doğurabilecek risklerdir. Akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde görüldüğünün belirtilmesi, okulun ortak kullanım alanlarına dikkat çekmektedir. Bu saatlerde öğretmen ve okul personelinin görünürlüğünün artırılması, okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır. Rehberlik hizmetleri, araştırmada öne çıkan bir başka alandır. Rehberlik servislerinin personel ve çalışma şartlarının güçlendirilmesine duyulan ihtiyaç açıkça ortadadır. Ayrıca, düzenli psikolojik destek verilmesi ve psikolojik danışman sayısının artırılması geniş destek görmektedir. Bu noktada okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır."dayananlar: alıntı↩ Geldiğin yere dön
Ajans damgası8 Eylül 13:35YayınMetinPeykhane derlemesi



