Kaan Ketenci, Murat Ongun’u karar verici olarak niteledi
Ketenci, iddianamedeki beyanlarını doğruladı; reklam alanı için muvazaalı sözleşme imzalamaya zorlandığını savundu.
Okur ne soruyor?

Haberin özü
7 iddianın 7 tanesi kaynağa bağlı
Tutuksuz sanık reklamcı Kaan Ketenci, açık hava reklam piyasasında Murat Ongun’un karar verici olduğunu söyledi.
Ardından savcının "İfadenizde Murat Ongun ile ilgili, ‘Murat Ongun isimli şahıs, açık hava reklam başı olması sebebiyle tanırım. Kendisi açık hava reklamın son karar verici ve onay makamı’ şeklinde beyanınız var. Bunu neye dayanarak söylediniz?" sorusuna Ketenci "Tanırım dememdeki sebep şu idi, ben Murat Ongun’u bilirim çünkü bizim açık hava reklamcıları bütün piyasa şunu bilir, Murat Ongun karar verici mercidir. Her şey başta ona gider. Ona sorulur, ondan cevap gelir ya iş yapılır ya da yapılmaz. Ama ben kendi kişisel olarak Murat Ongun’u tanımam, Murat Ongun’la hayatımda hiç görüşmedim" yanıtını verdi.
Arka planKetenci, Murat Ongun’u kişisel olarak tanımadığını ve hayatı boyunca kendisiyle görüşmediğini de söyledi.Duruşmada Ketenci, iddianamede yer alan beyanlarının doğru olduğunu belirtti.
Hakim tarafından Kaan Ketenci’ye iddianamede yer alan ifadesi hakkında "Beyanlarınız doğru mudur? sorusu soruldu. İddianamedeki beyanında Ketenci "Muvazaalı ecrimisil tahsili ile ilgili İBB tarafından şirketlere zorlatılan sistemle ilgili bazı detayları anlatmak istiyorum. Bu sistemi yöneten başta Murat Ongun’dur. İBB ayağında Kağan Sürmegöz, Medya A.Ş. ayağında ise Elif Güven bu işleri organize etmektedirler. Murat Ongun, Kağan Sürmegöz ve Elif Güven benim reklam sektöründeki ticari hayatımı bitirdiler. Sahibi olduğum Park Dijital Medya Şirketim üzerinden reklam alanı almak istediğimde bu sistemi bana da zorla uyguladılar. Muvazaalı sözleşme neticesi benim ödediğim miktarın Medya A.Ş.’ye gönderildikten sonraki akıbetini bilmiyorum ama muvazaalı sözleşme imzalatmak suretiyle bu bedelleri bizden zorla alıyorlardı. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum. Firmamızdan kaynaklı bir kamu zararı oluşmuş ise bunu gidermek isterim" şeklinde beyanda bulunmuştu. Ketenci, iddianamede yer alan beyanlarının doğru olduğunu belirtti.
Reklam alanları için muvazaalı sözleşme imzalamaya zorlandığını ve bu sözleşmeler karşılığında hizmet almadığını savundu.
Savcı tarafından Ketenci’nin iddianamede yer alan "Muvazaalı sözleşmeler imzalatıp karşılığında da bizlerden ücret talep ediyorlardı. Ben de sahibi olduğum Park Dijital Medya Şirketim üzerinden reklam alanı almak istediğimde bu sistemi bana da zorla uyguladılar. Muvazaalı sözleşme neticesi benim ödediğim miktarın Medya A.Ş.’ye gönderildikten sonraki akıbetini bilmiyorum ama muvazaalı sözleşme imzalatmak suretiyle bu bedelleri bizden zorla alıyorlardı" ifadesi soruldu. Savcı "Bu anlaşmalar karşılığında bir hizmet aldınız mı?" sorusunu yöneltti. Tutuksuz sanık Ketenci "Tabii ki de bu hizmetin karşılığını almadık. Ama ticaretimiz olağan akışı yüzünden bunları kabul ettik. Eğer biz bunları kabul etmeseydik yerlerimiz kaldırılacaktı, piyasaya rezil olunacaktı ve ticari hayatımız bitecekti" dedi.
Belediyeye rüşvet vermediğini ve kendisinden de rüşvet talep edilmediğini söyleyen Ketenci, Meral Çakır’ın ifadelerini hayal ürünü olarak niteledi.
Hakimin "Meral Çakır’ı tanıyor musunuz? ‘Kaan Ketenci benim arkadaşım olur. Aynı zamanda şirket nezdinde muhasebe kayıtlarını tutmuştur. Kendisiyle bir konuşmamızda ecrimisil bedeli altında belediyeye rüşvet verdiğini söylemiştir’ demiş. Böyle bir ifadeniz oldu mu?" sorusuna sanık Ketenci "Ben belediyeden kimseye rüşvet falan vermedim. Belediyeden de kimse benden rüşvet talep etmedi. Meral Çakır’ın söylediği tamamen bir hayal ürünüdür" yanıtını verdi.,
Ketenci, yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatini istedi; kamu zararı varsa ödemeye hazır olduğunu söyledi.
Ardından tutuksuz sanık Kaan Ketenci’nin savunmasına geçildi. Meral Çakır’ın iddianamede yer alan "Kaan Ketenci benim arkadaşım olur, aynı zamanda şirketinin de muhasebe kayıtlarını tutmuştum. Kendisi bir konuşmamızda ecrimisil bedeli altında belediyeye rüşvet verdiğini söylemişti" ifadeleriyle ilgili Ketenci savunmasında "Biz ağırlıklı olarak Bağdat Caddesi üzerinde bulunan inşaatların önündeki alanlara reklam koyardık. Bağdat Caddesi’ndeki inşaat alanlarının önündeki parapetler için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ecrimisil yürütüyorduk. Panolar için ise Metro A.Ş. ile anlaşmamız vardı. Burada ben herhangi bir kamu zararına uğratmadım. Kamu zararı varsa ödemeye hazırım. Yurt dışı çıkış yasağımın kalkmasını ve beraatimi talep ediyorum" dedi.
Özet kademesindesin — metnin tamamı için “Tam”a dön. Kaynak kutuları kapalı başlar; tek tek açabilir ya da “Derin”e geçip hepsini birden açabilirsin.
Kim ne söyledi
Murat Ongun karar verici mercidir. Her şey başta ona gider. Ona sorulur, ondan cevap gelir ya iş yapılır ya da yapılmaz
Eğer biz bunları kabul etmeseydik yerlerimiz kaldırılacaktı, piyasaya rezil olunacaktı ve ticari hayatımız bitecekti
Bağlam
Dava, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci duruşmanın 24’üncü gününde devam etti.
Nerede
Bunları henüz bilmiyoruz
- Murat Ongun’un karar verici olduğu ve muvazaalı sözleşme uygulandığı yönündeki ifadeler sanık Kaan Ketenci’nin savunmasına dayanıyor; kaynak metin bu iddialara ilişkin mahkeme değerlendirmesi veya karar içermiyor.
Bu başlıklar cevaplandıkça haber güncellenir; cevap hangi sürümde geldiyse burada işaretlenir.
Sözlük
- Ecrimisil
- Hazine veya kamu mallarının haksız yere işgal edilmesi sebebiyle işgalciden talep edilen tazminat veya kullanım bedeli.
- Muvazaalı sözleşme
- Tarafların gerçek iradelerini gizleyerek görünüşte başka bir işlem kurduğu ileri sürülen sözleşmedir.
Haberde geçenler
Kaynağın kendi cümleleriyle
19 paragraflık kaynak metnin 5 paragrafı bu haberde kullanıldı.
Kaynağın tamamını göster
1‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan tutuksuz sanık reklamcı Kaan Ketenci
2"Bizim açık hava reklamcıları, bütün piyasa şunu bilir, Murat Ongun karar verici mercidir. Her şey başta ona gider. Ona sorulur, ondan cevap gelir, ya iş yapılır ya da yapılmaz" dedi.
3‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 24’inci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda görülen duruşmada tutuksuz sanık Utku Cihan savunma yaptı.
4Hopa Belediye Başkanı Cihan duruşmada savunma yaptı
5CHP Hopa Belediye Başkanı olarak seçilen ancak istifa ederek Yeni Parti’ye geçen eski İBB Ulaşım Daire Başkanı Utku Cihan savunmasında, "2020 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı görevliliğine başladım. 20 Kasım 2023’e kadar görevimi layıkıyla ve onurumla yerine getirdim. İstanbul gibi milyonlarca insanın hayatına dokunan bir kentte ulaşımı yönetmek benim için sadece bir görev unvanı olmadı her gün milyonlarca insanın hayatını etkileyen kararların sorumluluğunu taşıdım. Sonra İBB’deki görevimden Hopa’ya memleketime hizmet etmek için istifa ettim. Hopa’da Belediye Başkanı adayı oldum. Hopa halkının takdirleriyle seçildim ve şu anda doğduğum topraklara hizmet etmenin onurunu ve mutluluğunu yaşıyorum" dedi.
6Cihan savunmasının devamında "İddia edilen suçlar, bir kamu ihalesine hile karıştırmak, birilerine haksız menfaat sağlamak, rekabeti engellemek ve gizli bilgileri paylaşmak. Benim ve buradaki meslektaşlarımın uzak durduğu ne varsa bugün isnat ediliyor. Açıkça söyleyeyim, insanı en çok yaralayan da bu. Şimdi bana soruyorlar ihaleye fesat mı karıştırdın? Hayır, hiçbir firmaya gizli bilgi vermedim, hiçbir kamu görevlisine bir firmayı kayırması yönünde talimat vermedim, hiçbir kişiye veya şirkete haksız menfaat sağlamak amacıyla bir harekette bulunmadım. Beraatimi istiyorum" ifadelerini kullandı.
7"Kamu zararı varsa ödemeye hazırım"
8Ardından tutuksuz sanık Kaan Ketenci’nin savunmasına geçildi. Meral Çakır’ın iddianamede yer alan "Kaan Ketenci benim arkadaşım olur, aynı zamanda şirketinin de muhasebe kayıtlarını tutmuştum. Kendisi bir konuşmamızda ecrimisil bedeli altında belediyeye rüşvet verdiğini söylemişti" ifadeleriyle ilgili Ketenci savunmasında "Biz ağırlıklı olarak Bağdat Caddesi üzerinde bulunan inşaatların önündeki alanlara reklam koyardık. Bağdat Caddesi’ndeki inşaat alanlarının önündeki parapetler için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ecrimisil yürütüyorduk. Panolar için ise Metro A.Ş. ile anlaşmamız vardı. Burada ben herhangi bir kamu zararına uğratmadım. Kamu zararı varsa ödemeye hazırım. Yurt dışı çıkış yasağımın kalkmasını ve beraatimi talep ediyorum" dedi.dayananlar: özün 5. maddesi↩ Geldiğin yere dön
9"Ben belediyeden kimseye rüşvet vermedim"
10Hakimin "Meral Çakır’ı tanıyor musunuz? ‘Kaan Ketenci benim arkadaşım olur. Aynı zamanda şirket nezdinde muhasebe kayıtlarını tutmuştur. Kendisiyle bir konuşmamızda ecrimisil bedeli altında belediyeye rüşvet verdiğini söylemiştir’ demiş. Böyle bir ifadeniz oldu mu?" sorusuna sanık Ketenci "Ben belediyeden kimseye rüşvet falan vermedim. Belediyeden de kimse benden rüşvet talep etmedi. Meral Çakır’ın söylediği tamamen bir hayal ürünüdür" yanıtını verdi.,dayananlar: özün 4. maddesi↩ Geldiğin yere dön
11Sanık, iddianamede yer alan etkin pişmanlık beyanını duruşmada doğruladı
12Hakim tarafından Kaan Ketenci’ye iddianamede yer alan ifadesi hakkında "Beyanlarınız doğru mudur? sorusu soruldu. İddianamedeki beyanında Ketenci "Muvazaalı ecrimisil tahsili ile ilgili İBB tarafından şirketlere zorlatılan sistemle ilgili bazı detayları anlatmak istiyorum. Bu sistemi yöneten başta Murat Ongun’dur. İBB ayağında Kağan Sürmegöz, Medya A.Ş. ayağında ise Elif Güven bu işleri organize etmektedirler. Murat Ongun, Kağan Sürmegöz ve Elif Güven benim reklam sektöründeki ticari hayatımı bitirdiler. Sahibi olduğum Park Dijital Medya Şirketim üzerinden reklam alanı almak istediğimde bu sistemi bana da zorla uyguladılar. Muvazaalı sözleşme neticesi benim ödediğim miktarın Medya A.Ş.’ye gönderildikten sonraki akıbetini bilmiyorum ama muvazaalı sözleşme imzalatmak suretiyle bu bedelleri bizden zorla alıyorlardı. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum. Firmamızdan kaynaklı bir kamu zararı oluşmuş ise bunu gidermek isterim" şeklinde beyanda bulunmuştu. Ketenci, iddianamede yer alan beyanlarının doğru olduğunu belirtti.dayananlar: özün 2. maddesi↩ Geldiğin yere dön
13"Murat Ongun karar verici mercidir, her şey başta ona gider"
14Ardından savcının "İfadenizde Murat Ongun ile ilgili, ‘Murat Ongun isimli şahıs, açık hava reklam başı olması sebebiyle tanırım. Kendisi açık hava reklamın son karar verici ve onay makamı’ şeklinde beyanınız var. Bunu neye dayanarak söylediniz?" sorusuna Ketenci "Tanırım dememdeki sebep şu idi, ben Murat Ongun’u bilirim çünkü bizim açık hava reklamcıları bütün piyasa şunu bilir, Murat Ongun karar verici mercidir. Her şey başta ona gider. Ona sorulur, ondan cevap gelir ya iş yapılır ya da yapılmaz. Ama ben kendi kişisel olarak Murat Ongun’u tanımam, Murat Ongun’la hayatımda hiç görüşmedim" yanıtını verdi.dayananlar: özün 1. maddesi · 1. alıntı↩ Geldiğin yere dön
15"Eğer biz bunları kabul etmeseydik yerlerimiz kaldırılacaktı, piyasaya rezil olunacaktı ve ticari hayatımız bitecekti"
16Savcı tarafından Ketenci’nin iddianamede yer alan "Muvazaalı sözleşmeler imzalatıp karşılığında da bizlerden ücret talep ediyorlardı. Ben de sahibi olduğum Park Dijital Medya Şirketim üzerinden reklam alanı almak istediğimde bu sistemi bana da zorla uyguladılar. Muvazaalı sözleşme neticesi benim ödediğim miktarın Medya A.Ş.’ye gönderildikten sonraki akıbetini bilmiyorum ama muvazaalı sözleşme imzalatmak suretiyle bu bedelleri bizden zorla alıyorlardı" ifadesi soruldu. Savcı "Bu anlaşmalar karşılığında bir hizmet aldınız mı?" sorusunu yöneltti. Tutuksuz sanık Ketenci "Tabii ki de bu hizmetin karşılığını almadık. Ama ticaretimiz olağan akışı yüzünden bunları kabul ettik. Eğer biz bunları kabul etmeseydik yerlerimiz kaldırılacaktı, piyasaya rezil olunacaktı ve ticari hayatımız bitecekti" dedi.dayananlar: özün 3. maddesi · 2. alıntı↩ Geldiğin yere dön
17"Bir daha ticaret yapamadım aynı zamanda bittim"
18Savcı tarafından, Ketenci’nin "Yatırım parası çıkmadığı için bedeli ödeyemedim. Bir vinç ile zabıta tarafından İstanbul’daki bütün yerlerim kesildi" şeklindeki beyanı soruldu. Ketenci "Ben bir yandan yatırım yaparken bir yandan ecrimisilleri ödeyemediğimi ve bundan artık çok zorlandığımı söyledim. Ek süre istedim. Ona rağmen benim var olan her yerimi kesip panolarımı da bir firmaya tekrardan pazarlama usulüyle vermişler. Ve ben bir daha ticaret yapamadım. Aynı zamanda da bittim" dedi. Savcının, "Bununla ilgili görüşmeyi kim yaptı. İfadenizde Elif Güven’den bahsetmişsiniz" sorusuna sanık, "evet" yanıtını verdi. Savcı tarafından sanığa muvazaalı sözleşmeyi kendisinden kimin imzalamasını istediği soruldu. Sanık Ketenci "Bana sadece Elif Güven söyledi. Elif Güven, ‘imzalayacaksın, ondan sonra biz sana bunun karşılığında fatura keseceğiz’ dedi. Biz derken Medya A.Ş.’den bahsediyorum bu arada. Elif Güven’in şahsıyla alakası yok. Medya A.Ş. olarak konuştu. Ben de ‘peki o zaman’ dedim" ifadelerini kullandı.
19Tutuksuz sanıklar savunmalarına devam ediyor.
Ajans damgası28 Eylül 17:13YayınMetinPeykhane derlemesi